15 Şubat 2018 Perşembe

2018 SEVGİLİLER GÜNÜ KUTLAMASI

En son geçen sene karnımda kızım ile kutladığımız sevgililer gününü bu kezde kızım dünyada olarak kutladık (çok şükür) Gerçi tam yemek vakti uyduğu için fotoğraf karelerinde yer alamadı. Ama olsun; varlığını bilmek yeter. Seneye inşallah oda masada yerini alır. Hatta onun içinde bir tabak koyabilirim... 😉


Bu senede yinde diğer yıllarda olduğu gibi kendi ellerim ile pastamı yapıp, güzel bir sofra kurdum. Günü ifade eden kalp ve mumlarıda soframa koyup. Buram buram aşk kokan bir sofra kurdum.



Pastamı bu yıl çikolatalı yapmak istedim. Kremasında ve içinde çikolata dolgulu lezzetli bir pasta oldu. En son üzerine seni seviyorum yazısınıda yazıp, sevgililer günü pastamı tamamlamış oldum. Gerçi şimdi bu şekilde yazınca sanki yapımı çok basitmiş gibi geldi. Ama nerde! Nerdeyse yarım gününmü bu pastayı yapmak ile uğraşıyorum. Eşimin haberi olmasını istemediğim için. Doğum günü pastaları gibi bir gün önceden de yapamıyorum.

Sevgililer günü menüsü

  • Güveçte kaşarlı kuzu kebap
  • Şehriyeli prinç pilavı
  • Fırında soslu patates
  • Kısır
  • Ve gecenin yıldızı kalpli çikolatalı yaş pasta




Sevmek. Sizi olabildiğine sevmek.. Hiçbir şeyi umursamadan, bütün karanlıkları hiçe sayarak futursuzca sevmek bu dünyada yaptığım en güzel şey...
Benim iyikim, iyikilerim. Hayatıma anlam katan en değerli varlıklarım. İYİ Kİ VARSINIZ!



Vee eşimin bana bu sene aldığı sevgiler günü hediyesi. Evet bu sene oda bana hediye seçimini pasta olarak kullanmış. Gece benim pastamdan ona sıra gelmedi. Ancak bu akşam inşallah bu minnak kırmızı aşkım yazan pastayıda midemize indireceğiz :)

Yine son olarak benim klişe haline gelen sözüm olan '' Sevgililer günü bahane, hep birlikte kutlama yapmak şahane'' sözü ile bu yayınımıda burada noktalamak istiyorum....

Yazında sık sık diğre yıllar diye geçiyor. Diğer yıllarda yaptığın kutlama yazısı nerede? Diye soracak olursanızda Sizleri buraya alayım...

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

20 Eylül 2017 Çarşamba

Elimde Patlayan Bir Doğum Günü Kutlaması

Eşimin iki tane doğum günü var. İlki babasının nüfus cüzdanına yazdırdığı; nüfus cüzdanı çıkarken kafasından uydurduğu uydurmasyon doğum günü. Diğeri ise 1983 günü regaip kandili hangi güne geliyorsa o şekilde bulduğu doğum tarihi. Eskiden öyle günümüzde olduğu gibi çocuk doğdu. Hadi doğum belgelerini al ve nüfus cüzdanı çıkar şeklinde değilde. Çocuk okula başlayacağı zaman gerekli olduğu için 7 yaşında çıkarılmış. Tabi aradan koskoca 7 yıl geçtiği için anne ve babalar çocukların doğum tarihini unutuyor. Seneyi yaşına göre buluyorlar ama ay ve günü bulmak bazen mümkün olmadığı için o gün akıllarına hangi ay gelirse o ayı ve günü yazdırırlarmış.

Normalde ben: ''iki doğum günü mü olurmuş hiç?'' diyerek asıl doğum gününde eşimin doğum gününü kutlardım. Ama diğeri de nüfus cüzdanında yazdığı doğum tarihi olunca eşim onunda kutlanmasını istiyor diye hissedince hemen en basitinden 'R' harfi şeklinde bir doğum günü pastası ve onun sevdiği yiyeceklerden oluşan bir sofra kurdum.


Aslında bu şekilde bir kutlama olduğunu eşime hiçbir şekilde sezdirmedim. Onun için, bu doğum günü tamamen sürpriz olacaktı. Ama aksilik olacak ya! O gün bir firmada işi olan eşimin işi erken bitince eve erken döndü. Tabi erken döneceğini haber vermeden aniden gelince benim sürprizde elimde patladı. 🙈🙌
O geldiğinde evin içinde düdüklü ve fırında pişen yemen kokuları eşliğinde; elimde kreme torbası ile pastanın kremasını sıkarken yakalandım. 😔
Ben elimdeki kreme torbası ile şaşkoloz şekilde kaldım. Ve eşime ''ama aşkım bugün erken geleceğini neden daha önceden söylemedin?'' diye ufaktan birde sitem edip, sürpriz-imim mahvolduğunu belirtip, hemen onu mutfağa girmesine izin vermeden salona yolladım. 😁


Halbuki kızımın şimdilik masa kurmama yardımı olmadığı için, oda babasına doğum günü hediyesi olarak; doğum günün kutlu olsun baba niyetine yazılan ''canım babam'' yazısını yazdırıp. babasına gönderecektim. Ama bu sefer doğum gününü hatırladığımı düşünür ve sürpriz yapacağımızı anlar diye onu doğum gününü kutladıktan sonra göstereyim diye düşünmüştüm. Bu kutlama tam bizim için sen hayaller kuraraken, hayatın sana sunduğu gerçekler sözünün bir özeti gibi oldu. 😓


Amma öyle, amma böyle derken bir ailecek kutlama daha tarihe not olarak düştü. Biraz geçte olsa burada da bulunsun. Nede olsa bu günlük ailemin geçmiş arşivi...

19 Nisan 2016 Salı

Çökertme Kebabı Tarifi

Merhabalar arkadaşlar. Bugün sizlere davet sofralarının baş tacı olacak görüntü ve lezzette olan bir tarif vereceğim. Çökertme kebabı!...
Bodrum yöresinin bir yöresel lezzeti olan çökertme kebabı. Adı güzel, sunumu güzel, tadı güzel, yapımı da zevkli bir kebap tarifi...

Çökertme Kebabı Tarifi

Bence bu tarifi yapmak için hiç davet sofrası hazırlamayı beklemeden hemen bu akşam kendiniz için yapın. Zaten tadına baktıktan sonra, ilk davet sofrası için menü hazırlarken, hemen aklınıza çökertme kebabı gelecek. Bundan emin olabilirsiniz ;)

Çökertme kebabı malzemeleri

Marine için:

  • 500 gram kırmızı et
  • 4 çorba kaşığı sıvı yağ
  • 1çay kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 1 çorba kaşığı rendelenmiş soğan
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çorba kaşığı yoğurt



Servis için:

  • 500 g patates
  • Kızartmak için sıvı yağ
  • Sarımsaklı süzme yoğurt



Sos için :

  • Sıvı yağ ve pul biber


Çökertme kebabı nasıl yapılır?

Çökertme kebabı için, ilk olarak etleri jülyen olarak tabir edilen (uzunlamasına) doğruyoruz. Sonrada geniş bir kaba alıyoruz. Marine malzeme listesindeki tüm malzemeleri etlerin üzerine boşaltıp, ellerimizle harmanlıyoruz. Sonrada buzdolabında en az 2 saat dinlenmeye bırakıyoruz.

Çökertme kebabı nasıl yapılır?

Etler buzdolabında dinlenirken, sizde bir yandan patatesleri soyup, onları da tıp ki etler gibi jülyen şekilde doğrayın. Sonrada kararmaması için geniş bir su dolu kabın içinde bekletin.

Etler, 2 saat kadar buzdolabında dinlendikten sonra yayvan bir yapışmaz tencereye alıp, önce hızlı ateşte marine suyu çeken kadar pişirin. Sonrada sıcak bir bardak su döküp, etler suyunu çekene kadar pişirin. Etler pişmeye yakın tuzunu ekleyin.

Çökertme kebabı nasıl yapılır?


Etler ocakta pişerken, sizde su içinde beklettiğiniz patateslerinizi kızartın. Sonrada bir servis tabağın en altına kızarttığınız patatesleri, onun üzerine ister sarımsaklı, isterseniz de sarımsaksız yoğurdu ekliyoruz. yoğurdun üzerine de etlerinizi ekleyin. En üstüne de bir cezvede çok az yaktığınız, tere yağını gezdirin.  Sonrada sıcak sıcak afiyetle yiyin.

Çökertme kebabı nasıl yapılır?

Yapacak olanlara şimdiden kolay gelsin ve afiyetler olsun!.

Hoşça kalın..

28 Mart 2016 Pazartesi

Tanışma yıl dönümü masası (11. yıl)

Haftanın ilk gününden herkese selamlar!...
Dün facebook ve instragram sayfalarımda da paylaştığım üzere bizim tanışma yıl dönümümüz idi... Mütevazi bir sofra kurup. Ailecek güzel vakitler geçirdik...

Tanışma yıl dönümü masası (11. yıl)

İlk defa 27 Mart 2004 yılında karşılaşıp, birbirimize kalben ısındığımız o günden sonra -Allah'ıma binlerce kez şükürler olsun ki- hep birbirimizi sevdik... İyi günümüzde de kötü günümüzde de yeri geldi o bana güvenilir bir liman, sıcak bir omuz oldu. Yeri geldi ben ona ''Buda geçecek, üzülme.'' diyerek sakinleştirdim. Karı koca olmak zaten bunu gerektiriyordu. Peki ama karı koca olmak sadece kötü günlerinde sana destek olan bir eş olması mı demek ti? Hiç alakası yok. Karı koca demek birbirimizden ayrı olduğumuz saatlerde güzel bir olay ya da haber duyunca: '' Bu akşam eşime de haber vereyim de birlikte sevinelim'' demekti.

Tanışma yıl dönümü masası (11. yıl)

Ne zaman güzel bir olay olsa, sabırsızlıkla eşimin akşam eve gelme saatini beklerim. O müjdeli haberi  ona da vermek için. Biliyorum ki bu durum aynen eşim içinde geçerli. Çünkü biliriz ki nasıl üzüntülü günler paylaşınca azalırsa; mutlu günlerde paylaşıldıkça çoğalır. Allah tüm Müslüman aleminde ki insanların birlikte güzel ve kötü günlerini paylaşacak kişilerin olmasını nasip etsin. Çünkü bu duygu anlatılması güç; ama yaşaması harika bir duygu...


Tanışma yıl dönümü masası (11. yıl)

Bu blog benim için aynı zaman da bir günlük gibi oldu için, geçen seneki tanışma yıl dönümü yazımı okuyunca gördüm ki. 2015 yılı tanışma yıl dönümü kutlamamız da. Akşam banyonun gider borusundan kaynaklanan küçük bir aksilik olmuş.

Biz insan oğlu ne garip varlıklarız. Bazen küçük bir aksilikte dahi olsa hemen umutsuzlanıp, hayatı kendimize ve sevdiklerimize zindan ederek, ne büyük hata yapıyoruz. Oysa ki hayat sandığınızdan daha kısa. Bugünkü sosyal medyadan duyduğuma göre Pakistan da bir luna parkta patlama olmuş. Ve orada yine bir sürü çocuk ve anne-baba hayatlarını kaybetmiş. :( Allah'ım sen kötü niyetli insanların kalplerine ferah ve sevgi ver ki. Daha fazla insan hayatından olmasın. Benim için anlamlı bir gün ifade eden bu postun içine maalesef ki bu üzücü haberi de eklemek istedim. Çünkü ilerleyen yıllarda bu yazımı okuduğumda anlayayım ki. Dünya zaten sürekli kötü. En azından biz ailecek birbirimize sonsuz sevgi ve sadakatle bağlı olduğumuz için ne kadar şanslı olduğumuzu hiç unutmayayım... Unutmayalım!...

Hoşça kalın.

24 Şubat 2016 Çarşamba

BAZLAMA TARİFİ

'Bazlama'yı ilk evlendiğim yıllarda kayın validem yaparken görmüştüm. Ve hemen bazlamanın daha ince halini bizimkiler yapar ve ismine de 'bezdirme' derlerdi. Ona çok benzettim dedim.
Ama tabi sonraları öğrendim ki bu bazlama Ankara için çok mühimmiş. Bir Ankara klasik hamur çeşitlerindenmiş. Bazlamayı herkes biliyor. Bazlama hemen hemen her evde ya yapılır, yada satılan yerlerden satın alınırmış.
Eeee benim kocişko çok sevince anası da ona sık sık yaparmış. Hani hakkını yemeyeyim ilk iki yıl gerçekten de çok yaptı. Hatta o kadar sık yaptı ki, bende bu bazlamaya karşı bir bağımlılık başladı. :)
Madem çocuklar ve bende çok sevdim. O zaman bu bazlamayı bende yapayım diye. Hemen hemen her 2 haftada bir pazar günleri sabah kahvaltısında yapmaya başladım...
İlk yaptığım günlerde doğru düzgün kabarmaz. Pişirirken ya yakar, yada bazı bölümleri çiğ kalırdı. Ama tabi bir şeyi yapa yapa elin alıştığı gibi; bende bazlamayı yapa yapa iyice öğrendim.
Öyle öğrendim ki şimdilerde artık ölçü dahi kullanmadan elimin kararı ile hamur yoğurup, yapmaya başladım. :)

BAZLAMA TARİFİ

Bence bir hafta sonu sizde ailecek yapılacak kahvaltı için bu bazlamadan yapın. Ekmek yerine sıcak sıcak bazlama yiyin. Yanında birde tavşan kanı çay ve tereyağ, peynir olsun. Başka hiçbir şeye gerek yok... Ohhh şimdi yazarken dahi ağzım sulandı. ''Acaba ben bu hafta sonunu beklemeden yarın yinemi yapsam ki?'' ;)

Bazlama malzemeleri

  • 5 su bardağı un
  • 1 paket yaş maya
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı şeker
  • 2 su bardağı kadar ılık su



Bazlama nasıl yapılır?


Önce küçük bir kasenin içine yaş maya, ılık su ve şekeri karıştırarak erilir. Ardından yoğurma kabına elenmiş unun ortasını havuz gibi oyup, içine erittiğiniz şekerli maya karışımını ekleyin. Sonrada tuzunu ekleyip.Yavaş yavaş ılık suda ekleyerek yoğurmaya başlayın.
Ele yapışan cıvık bir hamur elde ettikten sonra, yoğurduğunuz hamurun üzerini örtüp, mayalamaya bırakın.
Hamur 1-2 saat kadar sıcak yerde bekledikten sonra iki kat kabarıp, büyüdüğünde olmuş demek oluyor. Sonrada mayalanan hamurdan portakal büyüklüğünden büyük parçalar koparıp. bir sofra bezinin üstünde üzerini örtüp, bir saat kadar daha bekletin. Bu şekilde biraz daha mayalanıyor. Sonrada ister bir merdane yardımı ile isterseniz de elinizle bastırarak yassılaştırın. Ben çok kalın sevmediğim için bir merdane ile biraz açıpp, öyle pişiriyorum.

Bazlama nasıl yapılır?

Pişirme işlemini ise, evlerde kullanıma uygun olan elektrikli saçınız varsa onunla pişirin. Ama yok benim sacım yok diyorsanız; o zamanda kalın tabanlı bir teflon tavada pişirin.
Benim bazlama hastası kocişko, sırf ben daha sık bazlama yapayım diye hemen bana bir tane elektrikli saç aldığı için. Ben elektrikli saçta 3-4 tanesini birden pişiriyorum. O şekilde daha pratik ve kolay oluyor. ;)

Bazlama nasıl yapılır?

Pişirme aşaması ise yukarıdaki fotoğraflardan da gördüğünüz üzere önce bir yüzü göz göz kabaracak daha sonrada çevirip, arka tarafı pişirilecek. İki tarafı da kızarıp, piştikten sonra saçtan veyahut tavadan alıp, diğer bazlamaları da aynen o şekilde pişirin.

BAZLAMA TARİFİ


Sonrada güzel bir çay demleyip, kahvaltı sofrası hazırlayın. Bu arada bazlama olduktan sonra onun yanına fazla bir şey yapmayın. Çünkü o kahvaltı sofrasının starı bazlama olmalı. Bazlamayı da siz yaptığınıza göre sabahın kraliçesi de doğal olarak siz olacaksınız... Eeee o zaman ilk hafta sonu kahvaltısında kraliçe olmaya, pardon pardon bazlama yapmaya hazır mısınız? ;)

Hoşça kalın.

15 Şubat 2016 Pazartesi

2016 Sevgililer Günü Kutlaması

Biz çocuklarla birlikte pasta, kurabiye, börek... gibi şeyleri yapıp bir organizasyon halinde, özel bir güne hazırlanmayı çok seviyoruz. Çünkü tüm bu hazırlanma esnasında iş birliği yaparak o kadar güzel bir ekip oluyoruz ki bazen ben bile o halimize inanamıyorum. Zaten o yüzdendir her zırt-pırt günü kutlamamız. :)

Sevgililer gününe yaklaşınca ben çocuklara: ''Çocuklar yine hep birlikte pasta yapıp, bir kutlama hazırlayalım mı?'' diye sorunca Benim ekip, ne günü dahi olduğunu merak etmeden: ''Eveeeeettt'' dediler. :) Eee bende bu şekilde iştahlı bir ekip varken, tüm özel günleri kutlamak bana farz olmaz mı? .. :)

Önce bir ne yapacağımızı kararlaştırdık. Pasta canavarları olarak pasta zaten olacaktı. Peki ya başka?

Ev yapımı konfeti hazırladık

- Ufak tefek kurabiye ve yemek işini ben hallederim. Siz ben yemek yaparken bir konfeti yapın diye...
 Ellerine simli kağıtlar, makas ve delgeç vererek. Renkli simli kağıtları küçük küçük kesmelerini istedim. Onlar simli kağıtları kah delgeçle, kah makasla keserken bende mutfakta yemeğimi hazırladım. Benim ufaklıklar konfeti için hazırladıkları simleri tamamlayınca bana getirip, ne yapacaklarını sordular. Bende daha önceden bir videoda izlediğim gibi tuvalet kağıdı rulosu ve balondan oluşan bir ev yapımı konfeti yaptım. (Nasıl yapıldığını öğrenmek isteyenler olursa onunla da ilgili bir yayın hazırlarım)

2016 Sevgililer günü kutlaması

Sonrada küçük aşçılarımla birlikte kırmızı renkli, kalp şeklinde bir pasta yaptık. Bu arada en son yaptığım bu pastanın pandispanyası tam istediğim gibi oldu. Yumuşacık ve esnek bir pandispanya oldu. Bundan sonra tüm pastalarım için bu pandispanyayı düşünüyorum. :)

Sevgililer günü

Pastamızı, yemeklerimizi ve konfetimizi bir gün önceden hazırladık. O büyük günde de hemen güzel bir masa hazırlayıp, ben çocukları babaları ile birlikte çağırıp, üzerlerine konfeti patlattım :) Bizimkiler uçuşan kağıtları gördükçe kahkahalar atarak, zıpladılar. Onların o neşeli hali bizim mutluluğumuzu perçinledi.


 Evet biliyorum Sevginin günü olmaz! Sevgi bir günde kutlanmaz! Ancak bildiğiniz üzere her günde kutlama olmaz. O zaman ne diyelim. Sevgililer günü bahane, hep birlikte bir şeyler yapmak şahane!.. :)

2016 Sevgililer günü


Ve son olarak mutlu aile fotosu ile bir güzel gün daha anılarımıza kazındı. Keşke bu günleri dondurup, saklamak mümkün olsa da; her üzgün, bitkin anımızda o günleri çıkarıp, çözdürsek. Ne güzel olurdu dimi?... ;)

Hoşça kalın.

27 Ocak 2016 Çarşamba

Bayat Ekmekli Krep Tarifi

Okulların 15 tatile girdiği şu günlerde çocuklarla uzun keyifli kahvaltılar yapmak; bence tatilin en güzel yanı. Bir yere yetişme gayesi olmadan sindire sindire yapılan kahvaltılar bir harika...  ;)  bugün sizlere öyle aheste aheste kahvaltı yapacağınız zamanlarda yapabileceğiniz bir tarif vereceğim. Üstelik bu tarif birde bayat ekmekleri değerlendirme tariflerinden bir yenisi olan bayat ekmekli krep tarifi!....

Bayat Ekmekli Krep Tarifi


Sıcacık bir bardak çay yanında , bir dilim bayat ekmekli krep çok güzel oluyor. Krepi zaten her çocuk çok sever. Bu şekilde bayat ekmekle yapılan krepi eş de dahil hiç kimse içinde bayat ekmek olduğunu anlamıyor. Ben en son krep bitiminde bayat ekmekle yaptığımı söyledim. Kahvaltıda herkes şok oldu. :) BeNce sizde öyle yapın.... :D

Bayat ekmekli krep malzemeleri

  • 1 su bardağı çekilmiş bayat ekmek
  • 2 su bardağı süt
  • 2 yumurta
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 6 yemek kaşığı un
  • 2 çay kaşığı tuz
Bayat Ekmekli Krep Tarifi

Bayat ekmekli krep nasıl yapılır?

Derin bir kaba yumurta ve sütü ekleyip, çırpın. Daha sonrada bayat ekmekleri ve tuzu ekleyip, yine çırpın. En son yağ ve unu da ekleyip, normal krep kıvamında akışkan bir hamur elde edin.

Bir tavayı çok az yağlayıp ocağın üstüne koyun. Krep hamurundan bir kepçe döküp, tavayı sağa sola döndürerek hamurun yayılmasını sağlayın. Sonrada arkasını ve önünü kızartın. Sonrada afiyetle yiyin. 

Bayat Ekmekli Krep Tarifi


Ve ekmekleriniz çöpe gitmeden değerlendirilmiş olur. Bu şekilde bayat ekmekleri çöpe atıp, boş yere israf yapmaktan kurtulmuş olduğunuz gibi birde çocuklarınızın bayılacağı lezzetli kreplerde elde etmiş olacaksınız.... Bundan iyisi şamda kayısı... ;)
Hoşça kalın.


11 Ocak 2016 Pazartesi

Hastalıklı bir nişanlanma yıl dönümü

Haftanın ilk gününden herkese selamlar...

Geçen hafta cuma günü facebook hesabımda da paylaştığıma üzere bizim nişanlanma yıl dönümüzdü... Ben yine her zamanki gibi  tipik bayan takıntılı tokideki ses, o gün başıma geleceklerden habersiz dolmalar sarıp, tatlılar yapıp, yemekler pişirmekle uğraştım. Akşam çocukları okuldan alırken, Efe'nin ateşi olduğunu gördüm. Ve ''Eyvah kuzum hasta olmuş'' diye telaşlandım. Eve gelir gelmez hemen sirkeli bezi alnına koyup, ateş düşürücü verdim. Sonrada her yarım saatte ateşini ölçüp, kontrol etmekle uğraştığım için. Bırak masa kurmayı; bir şey yiyip-içecek hal kalmadı. O gün bitki çayları, portakal suları vererek sabaha doğru Efe'nin ateşini çok şükür kü düşürdük.

Hastalıklı bir nişanlanma yıl dönümü

Cumartesi sabahı tam Ohh be!... Diyecektim ki; bu seferde Emirde burun akıntısı, biraz ateş ve iştahsızlık vardı. Bu seferde cumartesini gününün tamamını Emir'le ilgilenmekle geçti.
Neyse Allah'a şükür ki pazar günü Efe tamamen iyileşti. Emir'in ateşi tamamen düştü; ama burun akıntısı halen vardı. Ateşin düştüğümü görünce sadece burun akıntısına dahi sevdim. Tehlikeli olan ateşten kurtulmuş ve çocukların iştahları açılmıştı. Daha ne olsun du ki....

Hastalıklı bir nişanlanma yıl dönümü

Kuzularımın iştahı açılmış. Birde üstüne üstelik benden balık istemişlerdi. Bende onların iyileşmesi şerefine ve geçmiş nişanlanma yıl dönümüzü kutlamak için. Kuzularıma pazardan aldığım istavriti. Fırında pişirdim. Bu arada yakında fırında istavrit tarifini bloğumun tarifler kategorisine ekleyeceğim. Çünkü bu şekilde yapılan balıklar az yağ ile tıp ki tavada yapılmış gibi çıtır çıtır oluyor.

Aslında masaya öyle bor cam ile koymak hiç istememiştim. Yaparken aklımda ki düşünceye göre bir servis tabağına ters çevirip, aktaracak; sonra masaya o  şekilde koyacaktım. Ama maalesef ki o sırada hızlı hızlı unlayıp, borcama dizdiğim için borcamın altını doğru düzgün yağlayamadığım için altı biraz yapışmış. Yalnız itiraf etmeliyim ki; gerçekten de çok lezzetli ve çıtır çıtır oldular. Masada gördüğünüz tüm balıkları yedik. Hatta biraz daha olsa daha yerdik. Ok kadar yani.... ;)

Geçen sene ki gibi planlı ve güzel bir masa hazırlayıp, nişanlanma yıl dönümü kutlayamadık belki; ama her şeye rağmen hep birlikte sıcak bir yuvada ailecek o günde birlikteydik. Çok şükür... İnsan çocukları hastalanınca bir kez daha anlıyor ki. Tek onlar sağlıklı ve yüzleri gülsünde; evin her yerini dağıtsın. Ben razıyım....


Hoşça kalın.

22 Aralık 2015 Salı

Kozalak mantısı tarifi

Selamun Aleyküm arkadaşlar; öncelikle bugün mübarek birgün olan mevlit kandilini tüm müslüman aleminin kutlar ve dualarında -aciz bir kul olan- bana da yer vermenizi rica ederim.

Bugün sizlere ailecek yenilen bir akşam yemeği menüsüne çok yakışan bir tarifi vermek için karşınıza geçtim. Ben bu tarifi özellikle kozalak mantısı olarak bilindiği için kışın yapmayı tercih ediyorum. Bazı kitapları mevsimine göre ayırdığımı yazmıştım ya hani. İşte bazı yemekleri de aynen yaz ve kış yemekleri olarak ayırt ederim. Sanırım buda bana has tipik bir takıntı olsa gerek :D




Kozalak mantısı görüntü olarak sigara böreğine benziyor; ancak içi boş oluşu ve sarma şekli olarak sigara böreğinden daha farklı. İsterseniz daha fazla uzatmadan hemen tarife geçelim de; henüz vakit varken sizde bir koşu yufkacı ve kasaba gidip; hazır yufka ve kıyma alıp,yapın. Bu akşam ailecek bir ziyafet bence hiçte fena olmaz...

Kozalak mantısı malzemeleri


  • 2 yufka
  • 200 gram kıyma
  • 1 küçük soğan
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • Karabiber, tuz
  • Kızartmak için sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı salça
  • Yoğurt
  • Sarımsak

Kozalak mantısı nasıl yapılır?


İki yufkayı üst üste serip, üçgen şeklinde 12 parçaya kesin.. Daha sonra her bir parçayı bir pipet yardımıyla fotoğraftaki gibi kalın yerinden başlayarak sarıp ucunu ıslatarak kapatan ki pişirirken açılmasın. Sardıktan sonra pipetten iterek, çıkartın.Tüm parçalara aynı işlemi uygulayın.

Küçük kozalak şekilli börekleri bol kızgın yağda kızartın. Sonrada bir köşede yemeklik doğranan soğanınızı yağda rengini döndürüp kıyma, 1 tatlı kaşığı salça ve istediğiniz baharatları ilave ederek kavurun.  Mantılarınızın üzerine ister sarımsaklı ister sade yoğurt, kıymalı harcımızı dökerek servis edin.


Ben sarımsaklı yoğurdu üzerine dökmek yerine yuvarlak bir kaseye koyup, ortasına koydum. Böylece yoğurtlu yemek isteyen ortadaki kaseden alıp, yedi. Yoğurtsuz yemek isteyenler ise yoğurtsuz olarak yedi; çünkü benim evde sarımsaklı yoğurt sevmeyen bir çocuk olduğu için. Bence bu şekilde de farklı bir sunum alternatifi oldu. Siz istediğiniz şekilde sunum yapabilirsiniz.

Yapacak olanlara şimdiden kolay gelsin ve afiyetler olsun....

Hoşça kalın.

Not: Bloğumun yeni temasını nasıl buldunuz?