Ana içeriğe atla

Kayıtlar

MİRAY SU'NUN 4 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Elsa Temalı)

 Benim küçük kızım 4 yaşına girdi! Aslında doğum günü 17 Nisan.... Biz Ramazan ayına girdiği için 1 hafta önceden kutladık. Konsepti bu seferde babasının ona süpriz olarak aldığı kostümü belirledi. Prensesim bu elbiseyi giyince kendini Elsa gibi hissediyor. Elsa filmindeki müzikleri youtebeden açıp, seslendirerek dansını yapıyordu. Resmen hayallerinde kendini Elsa olarak görüyordu. Eee madem o kadar çok Elsa hayranı oldun o zaman bizde seni Elsa yapalım diyerek konsepte "ELSA KONSEPT" yapmaya karar verdik. Konseepte kullandığım süsleri yine kendim hazırlayıp, bilgisayardan çıktısını alıp, tek tek kesip yapıştırarak hazırladım. Pastamızı ise Yaşar amcası; kızımı Elsa kostümü ile birlikte çektiğim fotorafını picsart resim programı ile düzenlediğim fotoğraftan; fotoğraflı pasta yaptırdı. 4 Yaş Doğum Günü Menüsü Yaprak sarması Peynirli ve sade poğça Su böreği Patates salatası Bonibomlu kurabiye Damla çikolatalı kurabiye Ve Yaş pasta Küçük Kızım, Prensesim, pamuğum, Meleğim annen
En son yayınlar

EFE'NİN 12 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Sarı Konseptli)

 Uzun bir aradan sonra bloğuma Efe'nin doğum günü yazısı ile dönmek istedim. İnstagramın kolaylığı bloglarımızdan bizleri uzaklaştırdı. Ancak bloğun yerini tutmuyor. Aklımın bir  köşesinde halen bloğuma 'yazı yazmam gerekiyor' diyip duruyorum. Ama ara verincede geri dönmek gerçektende çok zor oluyor. İnşallah bu sefer gerçektende dönüş yapmış olurum. Benim küçük ak kuzum büyüdü... 12 yaşına girdi bile. Gerçi bu rakamlar olmasa benim gözümde halen o benim eski minik kuzum.  Bloğumun eski takipçileri halen bırakmadıysa bilir. Ben doğum günlerine ayrı bir önem veririm. Bence her yıl özenle kutlanmalı. İlerleyen yıllarda güzel bir anı kalması için. Ben çocukluğumdan bu yana renkli yaprakları, yuvarlak çakıl taşlarını, eski paraları, posta pullarını, kitapları, küçük sevinçleri ve asla bitmeyen özel günlerimin anılarını biriktirmeyi çok severim. Bu günde anı torbama güzel bir gün olarak yerini aldı. Şimdide buraya yazıp burada da arşivimde yer alsın istiyorum. Bu seferki konsept

Yepyeni Ford Puma: Şehirli Bir SUV!

Ford’un yeni SUV otomobili Yepyeni Ford Puma ; modern, şık ve cesur görümüyle dikkat çeken bir tasarımla karşımızda. Alışılan SUV tipi araç görünümü aksine fazlasıyla modern, zarif ve şık görüntüsüyle şehir trafiğinde dikkatleri üzerine çekiyor. Metropolde alışık olmadığımız kadar şık bir SUV tasarımı ile şov yapan Yepyeni Puma, asfalt zemin dışında da yüksek performansıyla şaşırtıyor. 7 ileri otomatik vitese sahip Yepyeni Puma , Ecoboost Hybrid motor teknolojisi ile çevreci ve yenilikçi bir duruş sergiliyor. Bu teknoloji gerektiğinde benzinli motorun elektrikli bir motor ile desteklenerek yakıt tasarrufuna ve uzun mesafeleri düşük emisyonla kat etmenize imkân sağlıyor. Yüksek performansına rağmen klasik motorlara göre CO2 emisyonu ciddi ölçüde düşük. Sınıfının En Büyük Bagaj Hacmi Zarif görünümünün aksine, sınıfının en büyük yıkanabilir bagaj hacmine sahip. 80 litrelik su geçirmez ve tahliye tapası olan ekstra bir Megabox’ı sayesinde ek depolama alanı yaratarak, özellikle spor

YARDIN EDER MİSİNİZ?

 Arkadaşlar yeni ara yüz bende fotoğraf yüklemede sorun oluşturdu. Acaba bu sorunu daha önceden aranızda yaşayanlar oldu mu? Olduysa nasıl çözüm buldunuz? Banada yardımcı olur musunuz?

Neden Ambalajlı Süt?

Çocukluğumda en sevdiğim şeylerden biri de  ben okuldan geldikten sonra yemeğimi yerken kapının çalması, sütçünün gelmesi ve annemin tencerelere doldurttuğu sütü kaynatmasıydı.  Niye derseniz, mis gibi tazecik sütü kaynadıktan sonra ılıtıp lıkır lıkır içmeyi çok severdim. Her ne kadar kaymağını ayırsam da o kaymak sonra birikir, kahvaltıda balla kavuşur, ekmeğime konardı. Sonra aradan yıllar geçti. Ben büyüdüm. Haliyle biraz azalttım süt içmeyi. Ama yine de hiç vazgeçmedim süt sevgimden. Eskisi gibi sütçü gelmiyor kapıya ama her yerde açıkta satılan süt görmeye başladım.  Neredeyse her köşe başında açık süt bidonları var. Her ne kadar kaynamış sütü bardağa koyup ılıttıktan sonra içmeyi özlesem de açıkçası ben açık süt almıyorum. Çünkü güvenemiyorum. Sizde de öyle mi? Açık sütlerin nereden geldiğini tam bilmiyorum. Bunca virüs, bakteri, mikrop ortalıkta dolaşırken ben bu sütleri güvenip alamıyorum. Bu konuda biraz araştırma da yaptım. Açık süt hakkında öğrendiklerim bu konudaki ş

EVDEKİ MALZEMELER İLE KAPI ÇELENGİ (SÜSÜ) YAPIMI

Merhabalar sevgili blog okurlarım biliyorum sizleri biraz ihmal ediyorum. Ancak unutmadım. Sizin yeriniz hep ayrı bende; geçte olsa her olayı buraya da ekleyeceğim inşallah... Bugün bloğuma hangi yazıyı yazsam diye bir baktım. Birde ne göreyim uzun zamandır ben hiç kendin yap projeleri paylaşmamışım. Bende hemen size bu kış yaptığım kapı süsünü paylaşmaya geldim. Kapı Çelengi (Süsü) Yapımı İçin Gerekli Malzemeler:  2 dal çam ağacı  4-5 adet kozalak  Çiçek teli  Yapma çiçek yaprağı  Altın sarısı renginde boncuk  Sıcak silikon  Evdeki Malzemeler İle Kapı Çelengi Nasıl Yapılır? 2 dalı birbiri ucuna getirip yuvarlıyoruz. Oluşturduğumuz yuvarlağın uçlarını çiçek teli ile sarın. Belli olur diyerek endişelenmeyin. Bu çiçek telleri ince olduğu için fazla belli olmuyor. Sonrada çiçek teli ve silikon tabancası ile çam ağacı dalının üstünü evdeki malzemeler ile hayal gücünüze göre süsleyin.  Yapımı çok basit ve eğlenceli. Üstelik her görenin de çok beğendiği bir kapı

KUŞLARI UĞURLAMA SANATI KİTAP YORUMU

Yazar:  Serpil Tuncer Sayfa Sayısı:  168 Yayın Evi:  Anatolia kitap Merhabalar arkadaşlar; çok severek okuduğum @yazar.sepiltuncer in ''kuşları uğurlama sanatı'' kitabının yorumunu paylaşmaya geldim. Aslında kitabı okuyalı çok uzun zaman oldu. Ancak bir türlü bilgisayarın karşısına geçip, paylaşamadım. Bu aralar Ülkece çok üzücü günler geçirdiğimiz için elim kolumda yazmaya kalkmadı bir türlü. O sebepten sürekli erteledim durdum. Veee daha fazla ertemeyi bırakıp, kolları sıvayıp, paylaşmaya geldim. Bu kitap yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Ben kalemini çok sevdim. Kitap bir öykü kitabı. Ben öyküyü tıp ki bir doğayı, bir çocuğu sever gibi severim. Kitabın içinde tam 23 tane öykü var. Bu öykülerden hangi birinden bahsetmeli bilmiyorum. Çünkü kitabın içinde öyle güzel yaşamlar var ki; hiç bitsin istemedim Bazen bir yokluktur gidiyor. Bazen ise umut. Her öyküdeki yaşamlar o kadar tanıdık geldi ki yazılanlar... Hikayelerde kendimizden, çevremizden, gerçekler