19 Nisan 2016 Salı

Çökertme Kebabı Tarifi

Merhabalar arkadaşlar. Bugün sizlere davet sofralarının baş tacı olacak görüntü ve lezzette olan bir tarif vereceğim. Çökertme kebabı!...
Bodrum yöresinin bir yöresel lezzeti olan çökertme kebabı. Adı güzel, sunumu güzel, tadı güzel, yapımı da zevkli bir kebap tarifi...

Çökertme Kebabı Tarifi

Bence bu tarifi yapmak için hiç davet sofrası hazırlamayı beklemeden hemen bu akşam kendiniz için yapın. Zaten tadına baktıktan sonra, ilk davet sofrası için menü hazırlarken, hemen aklınıza çökertme kebabı gelecek. Bundan emin olabilirsiniz ;)

Çökertme kebabı malzemeleri

Marine için:

  • 500 gram kırmızı et
  • 4 çorba kaşığı sıvı yağ
  • 1çay kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 1 çorba kaşığı rendelenmiş soğan
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 çorba kaşığı yoğurt



Servis için:

  • 500 g patates
  • Kızartmak için sıvı yağ
  • Sarımsaklı süzme yoğurt



Sos için :

  • Sıvı yağ ve pul biber


Çökertme kebabı nasıl yapılır?

Çökertme kebabı için, ilk olarak etleri jülyen olarak tabir edilen (uzunlamasına) doğruyoruz. Sonrada geniş bir kaba alıyoruz. Marine malzeme listesindeki tüm malzemeleri etlerin üzerine boşaltıp, ellerimizle harmanlıyoruz. Sonrada buzdolabında en az 2 saat dinlenmeye bırakıyoruz.

Çökertme kebabı nasıl yapılır?

Etler buzdolabında dinlenirken, sizde bir yandan patatesleri soyup, onları da tıp ki etler gibi jülyen şekilde doğrayın. Sonrada kararmaması için geniş bir su dolu kabın içinde bekletin.

Etler, 2 saat kadar buzdolabında dinlendikten sonra yayvan bir yapışmaz tencereye alıp, önce hızlı ateşte marine suyu çeken kadar pişirin. Sonrada sıcak bir bardak su döküp, etler suyunu çekene kadar pişirin. Etler pişmeye yakın tuzunu ekleyin.

Çökertme kebabı nasıl yapılır?


Etler ocakta pişerken, sizde su içinde beklettiğiniz patateslerinizi kızartın. Sonrada bir servis tabağın en altına kızarttığınız patatesleri, onun üzerine ister sarımsaklı, isterseniz de sarımsaksız yoğurdu ekliyoruz. yoğurdun üzerine de etlerinizi ekleyin. En üstüne de bir cezvede çok az yaktığınız, tere yağını gezdirin.  Sonrada sıcak sıcak afiyetle yiyin.

Çökertme kebabı nasıl yapılır?

Yapacak olanlara şimdiden kolay gelsin ve afiyetler olsun!.

Hoşça kalın..

28 Mart 2016 Pazartesi

Tanışma yıl dönümü masası (11. yıl)

Haftanın ilk gününden herkese selamlar!...
Dün facebook ve instragram sayfalarımda da paylaştığım üzere bizim tanışma yıl dönümümüz idi... Mütevazi bir sofra kurup. Ailecek güzel vakitler geçirdik...

Tanışma yıl dönümü masası (11. yıl)

İlk defa 27 Mart 2004 yılında karşılaşıp, birbirimize kalben ısındığımız o günden sonra -Allah'ıma binlerce kez şükürler olsun ki- hep birbirimizi sevdik... İyi günümüzde de kötü günümüzde de yeri geldi o bana güvenilir bir liman, sıcak bir omuz oldu. Yeri geldi ben ona ''Buda geçecek, üzülme.'' diyerek sakinleştirdim. Karı koca olmak zaten bunu gerektiriyordu. Peki ama karı koca olmak sadece kötü günlerinde sana destek olan bir eş olması mı demek ti? Hiç alakası yok. Karı koca demek birbirimizden ayrı olduğumuz saatlerde güzel bir olay ya da haber duyunca: '' Bu akşam eşime de haber vereyim de birlikte sevinelim'' demekti.

Tanışma yıl dönümü masası (11. yıl)

Ne zaman güzel bir olay olsa, sabırsızlıkla eşimin akşam eve gelme saatini beklerim. O müjdeli haberi  ona da vermek için. Biliyorum ki bu durum aynen eşim içinde geçerli. Çünkü biliriz ki nasıl üzüntülü günler paylaşınca azalırsa; mutlu günlerde paylaşıldıkça çoğalır. Allah tüm Müslüman aleminde ki insanların birlikte güzel ve kötü günlerini paylaşacak kişilerin olmasını nasip etsin. Çünkü bu duygu anlatılması güç; ama yaşaması harika bir duygu...


Tanışma yıl dönümü masası (11. yıl)

Bu blog benim için aynı zaman da bir günlük gibi oldu için, geçen seneki tanışma yıl dönümü yazımı okuyunca gördüm ki. 2015 yılı tanışma yıl dönümü kutlamamız da. Akşam banyonun gider borusundan kaynaklanan küçük bir aksilik olmuş.

Biz insan oğlu ne garip varlıklarız. Bazen küçük bir aksilikte dahi olsa hemen umutsuzlanıp, hayatı kendimize ve sevdiklerimize zindan ederek, ne büyük hata yapıyoruz. Oysa ki hayat sandığınızdan daha kısa. Bugünkü sosyal medyadan duyduğuma göre Pakistan da bir luna parkta patlama olmuş. Ve orada yine bir sürü çocuk ve anne-baba hayatlarını kaybetmiş. :( Allah'ım sen kötü niyetli insanların kalplerine ferah ve sevgi ver ki. Daha fazla insan hayatından olmasın. Benim için anlamlı bir gün ifade eden bu postun içine maalesef ki bu üzücü haberi de eklemek istedim. Çünkü ilerleyen yıllarda bu yazımı okuduğumda anlayayım ki. Dünya zaten sürekli kötü. En azından biz ailecek birbirimize sonsuz sevgi ve sadakatle bağlı olduğumuz için ne kadar şanslı olduğumuzu hiç unutmayayım... Unutmayalım!...

Hoşça kalın.

24 Şubat 2016 Çarşamba

BAZLAMA TARİFİ

'Bazlama'yı ilk evlendiğim yıllarda kayın validem yaparken görmüştüm. Ve hemen bazlamanın daha ince halini bizimkiler yapar ve ismine de 'bezdirme' derlerdi. Ona çok benzettim dedim.
Ama tabi sonraları öğrendim ki bu bazlama Ankara için çok mühimmiş. Bir Ankara klasik hamur çeşitlerindenmiş. Bazlamayı herkes biliyor. Bazlama hemen hemen her evde ya yapılır, yada satılan yerlerden satın alınırmış.
Eeee benim kocişko çok sevince anası da ona sık sık yaparmış. Hani hakkını yemeyeyim ilk iki yıl gerçekten de çok yaptı. Hatta o kadar sık yaptı ki, bende bu bazlamaya karşı bir bağımlılık başladı. :)
Madem çocuklar ve bende çok sevdim. O zaman bu bazlamayı bende yapayım diye. Hemen hemen her 2 haftada bir pazar günleri sabah kahvaltısında yapmaya başladım...
İlk yaptığım günlerde doğru düzgün kabarmaz. Pişirirken ya yakar, yada bazı bölümleri çiğ kalırdı. Ama tabi bir şeyi yapa yapa elin alıştığı gibi; bende bazlamayı yapa yapa iyice öğrendim.
Öyle öğrendim ki şimdilerde artık ölçü dahi kullanmadan elimin kararı ile hamur yoğurup, yapmaya başladım. :)

BAZLAMA TARİFİ

Bence bir hafta sonu sizde ailecek yapılacak kahvaltı için bu bazlamadan yapın. Ekmek yerine sıcak sıcak bazlama yiyin. Yanında birde tavşan kanı çay ve tereyağ, peynir olsun. Başka hiçbir şeye gerek yok... Ohhh şimdi yazarken dahi ağzım sulandı. ''Acaba ben bu hafta sonunu beklemeden yarın yinemi yapsam ki?'' ;)

Bazlama malzemeleri

  • 5 su bardağı un
  • 1 paket yaş maya
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı şeker
  • 2 su bardağı kadar ılık su



Bazlama nasıl yapılır?


Önce küçük bir kasenin içine yaş maya, ılık su ve şekeri karıştırarak erilir. Ardından yoğurma kabına elenmiş unun ortasını havuz gibi oyup, içine erittiğiniz şekerli maya karışımını ekleyin. Sonrada tuzunu ekleyip.Yavaş yavaş ılık suda ekleyerek yoğurmaya başlayın.
Ele yapışan cıvık bir hamur elde ettikten sonra, yoğurduğunuz hamurun üzerini örtüp, mayalamaya bırakın.
Hamur 1-2 saat kadar sıcak yerde bekledikten sonra iki kat kabarıp, büyüdüğünde olmuş demek oluyor. Sonrada mayalanan hamurdan portakal büyüklüğünden büyük parçalar koparıp. bir sofra bezinin üstünde üzerini örtüp, bir saat kadar daha bekletin. Bu şekilde biraz daha mayalanıyor. Sonrada ister bir merdane yardımı ile isterseniz de elinizle bastırarak yassılaştırın. Ben çok kalın sevmediğim için bir merdane ile biraz açıpp, öyle pişiriyorum.

Bazlama nasıl yapılır?

Pişirme işlemini ise, evlerde kullanıma uygun olan elektrikli saçınız varsa onunla pişirin. Ama yok benim sacım yok diyorsanız; o zamanda kalın tabanlı bir teflon tavada pişirin.
Benim bazlama hastası kocişko, sırf ben daha sık bazlama yapayım diye hemen bana bir tane elektrikli saç aldığı için. Ben elektrikli saçta 3-4 tanesini birden pişiriyorum. O şekilde daha pratik ve kolay oluyor. ;)

Bazlama nasıl yapılır?

Pişirme aşaması ise yukarıdaki fotoğraflardan da gördüğünüz üzere önce bir yüzü göz göz kabaracak daha sonrada çevirip, arka tarafı pişirilecek. İki tarafı da kızarıp, piştikten sonra saçtan veyahut tavadan alıp, diğer bazlamaları da aynen o şekilde pişirin.

BAZLAMA TARİFİ


Sonrada güzel bir çay demleyip, kahvaltı sofrası hazırlayın. Bu arada bazlama olduktan sonra onun yanına fazla bir şey yapmayın. Çünkü o kahvaltı sofrasının starı bazlama olmalı. Bazlamayı da siz yaptığınıza göre sabahın kraliçesi de doğal olarak siz olacaksınız... Eeee o zaman ilk hafta sonu kahvaltısında kraliçe olmaya, pardon pardon bazlama yapmaya hazır mısınız? ;)

Hoşça kalın.

15 Şubat 2016 Pazartesi

2016 Sevgililer Günü Kutlaması

Biz çocuklarla birlikte pasta, kurabiye, börek... gibi şeyleri yapıp bir organizasyon halinde, özel bir güne hazırlanmayı çok seviyoruz. Çünkü tüm bu hazırlanma esnasında iş birliği yaparak o kadar güzel bir ekip oluyoruz ki bazen ben bile o halimize inanamıyorum. Zaten o yüzdendir her zırt-pırt günü kutlamamız. :)

Sevgililer gününe yaklaşınca ben çocuklara: ''Çocuklar yine hep birlikte pasta yapıp, bir kutlama hazırlayalım mı?'' diye sorunca Benim ekip, ne günü dahi olduğunu merak etmeden: ''Eveeeeettt'' dediler. :) Eee bende bu şekilde iştahlı bir ekip varken, tüm özel günleri kutlamak bana farz olmaz mı? .. :)

Önce bir ne yapacağımızı kararlaştırdık. Pasta canavarları olarak pasta zaten olacaktı. Peki ya başka?

Ev yapımı konfeti hazırladık

- Ufak tefek kurabiye ve yemek işini ben hallederim. Siz ben yemek yaparken bir konfeti yapın diye...
 Ellerine simli kağıtlar, makas ve delgeç vererek. Renkli simli kağıtları küçük küçük kesmelerini istedim. Onlar simli kağıtları kah delgeçle, kah makasla keserken bende mutfakta yemeğimi hazırladım. Benim ufaklıklar konfeti için hazırladıkları simleri tamamlayınca bana getirip, ne yapacaklarını sordular. Bende daha önceden bir videoda izlediğim gibi tuvalet kağıdı rulosu ve balondan oluşan bir ev yapımı konfeti yaptım. (Nasıl yapıldığını öğrenmek isteyenler olursa onunla da ilgili bir yayın hazırlarım)

2016 Sevgililer günü kutlaması

Sonrada küçük aşçılarımla birlikte kırmızı renkli, kalp şeklinde bir pasta yaptık. Bu arada en son yaptığım bu pastanın pandispanyası tam istediğim gibi oldu. Yumuşacık ve esnek bir pandispanya oldu. Bundan sonra tüm pastalarım için bu pandispanyayı düşünüyorum. :)

Sevgililer günü

Pastamızı, yemeklerimizi ve konfetimizi bir gün önceden hazırladık. O büyük günde de hemen güzel bir masa hazırlayıp, ben çocukları babaları ile birlikte çağırıp, üzerlerine konfeti patlattım :) Bizimkiler uçuşan kağıtları gördükçe kahkahalar atarak, zıpladılar. Onların o neşeli hali bizim mutluluğumuzu perçinledi.


 Evet biliyorum Sevginin günü olmaz! Sevgi bir günde kutlanmaz! Ancak bildiğiniz üzere her günde kutlama olmaz. O zaman ne diyelim. Sevgililer günü bahane, hep birlikte bir şeyler yapmak şahane!.. :)

2016 Sevgililer günü


Ve son olarak mutlu aile fotosu ile bir güzel gün daha anılarımıza kazındı. Keşke bu günleri dondurup, saklamak mümkün olsa da; her üzgün, bitkin anımızda o günleri çıkarıp, çözdürsek. Ne güzel olurdu dimi?... ;)

Hoşça kalın.

11 Ocak 2016 Pazartesi

Hastalıklı bir nişanlanma yıl dönümü

Haftanın ilk gününden herkese selamlar...

Geçen hafta cuma günü facebook hesabımda da paylaştığıma üzere bizim nişanlanma yıl dönümüzdü... Ben yine her zamanki gibi  tipik bayan takıntılı tokideki ses, o gün başıma geleceklerden habersiz dolmalar sarıp, tatlılar yapıp, yemekler pişirmekle uğraştım. Akşam çocukları okuldan alırken, Efe'nin ateşi olduğunu gördüm. Ve ''Eyvah kuzum hasta olmuş'' diye telaşlandım. Eve gelir gelmez hemen sirkeli bezi alnına koyup, ateş düşürücü verdim. Sonrada her yarım saatte ateşini ölçüp, kontrol etmekle uğraştığım için. Bırak masa kurmayı; bir şey yiyip-içecek hal kalmadı. O gün bitki çayları, portakal suları vererek sabaha doğru Efe'nin ateşini çok şükür kü düşürdük.

Hastalıklı bir nişanlanma yıl dönümü

Cumartesi sabahı tam Ohh be!... Diyecektim ki; bu seferde Emirde burun akıntısı, biraz ateş ve iştahsızlık vardı. Bu seferde cumartesini gününün tamamını Emir'le ilgilenmekle geçti.
Neyse Allah'a şükür ki pazar günü Efe tamamen iyileşti. Emir'in ateşi tamamen düştü; ama burun akıntısı halen vardı. Ateşin düştüğümü görünce sadece burun akıntısına dahi sevdim. Tehlikeli olan ateşten kurtulmuş ve çocukların iştahları açılmıştı. Daha ne olsun du ki....

Hastalıklı bir nişanlanma yıl dönümü

Kuzularımın iştahı açılmış. Birde üstüne üstelik benden balık istemişlerdi. Bende onların iyileşmesi şerefine ve geçmiş nişanlanma yıl dönümüzü kutlamak için. Kuzularıma pazardan aldığım istavriti. Fırında pişirdim. Bu arada yakında fırında istavrit tarifini bloğumun tarifler kategorisine ekleyeceğim. Çünkü bu şekilde yapılan balıklar az yağ ile tıp ki tavada yapılmış gibi çıtır çıtır oluyor.

Aslında masaya öyle bor cam ile koymak hiç istememiştim. Yaparken aklımda ki düşünceye göre bir servis tabağına ters çevirip, aktaracak; sonra masaya o  şekilde koyacaktım. Ama maalesef ki o sırada hızlı hızlı unlayıp, borcama dizdiğim için borcamın altını doğru düzgün yağlayamadığım için altı biraz yapışmış. Yalnız itiraf etmeliyim ki; gerçekten de çok lezzetli ve çıtır çıtır oldular. Masada gördüğünüz tüm balıkları yedik. Hatta biraz daha olsa daha yerdik. Ok kadar yani.... ;)

Geçen sene ki gibi planlı ve güzel bir masa hazırlayıp, nişanlanma yıl dönümü kutlayamadık belki; ama her şeye rağmen hep birlikte sıcak bir yuvada ailecek o günde birlikteydik. Çok şükür... İnsan çocukları hastalanınca bir kez daha anlıyor ki. Tek onlar sağlıklı ve yüzleri gülsünde; evin her yerini dağıtsın. Ben razıyım....


Hoşça kalın.

7 Kasım 2015 Cumartesi

Bayat ekmek pizzası tarifi

Bayat ekmekleri değerlendirme çalışmalarıma; hafta sonu kahvaltılarınıza yakışacak çok basit bir tarif olan bayat ekmek pizzası tarifini vereceğim. Bu tarifi çayı demlerken hemen 5 dakikada yapıp; sıcak sıcak servis yapabileceğiniz bir tarif çeşidi...

Bayat ekmek pizzası tarifi

Bu tarif tamamen arta kalan malzemeler ile yapılabiliyor. Üstelik çokta bereketli; bir dilimin yanında bir bardak çay kafi geliyor doymanız için. Ben bu tarifi bayatlamış ekmek dilimleri vede önceki kahvaltıda kalan peynir ile yapıyorum. Böylece hiçbir şeyi atmadan tekrar değerlendirerek bir lezzet elde etmiş oluyorum.

O zaman hemen tarife geçelim de bu hafta sonu buzdolabının ücra köşelerinde kurumaya yüz tutmuş, peynir, sucuk, salam gibi malzemeler ile bayat ekmekleri buluşturup. Bir lezzet şöleni hazırlayın. Hııı ne dersiniz güzel olma mı? ;)

Bayat ekmek pizzası malzemeleri:

  • Kişi sayı kadar bayat ekmek dilimleri
  • Sucuk
  • Salam
  • Domates dilimleri
  • Biber dilimleri
  • Kaşar peyniri
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 4 yemek kaşığı zeytin yağı
Bayat ekmek pizzası tarifi

Bayat ekmek pizzası nasıl yapılır?


Malzemeleri yukarıdaki listede de gördüğünüz üzere öyle miktar vermedim. Çünkü miktarını -hatta isterseniz çeşidini - damak tadınıza göre azaltabilir; ya da çoğaltabilirsiniz. Tamamen size kalmış.

İlk olarak bayat ekmeklerinizi küçük küçük dilimleyin. Daha sonra derin bir kaseye biber salçası ve zeytin yağını ekleyip, iyice karıştırın. Sonrada bu salçalı karışımı bir fırça yardımı ile ekmek dilimlerinin üzerine sürün.

Daha sonra salçalı ekmeklerin üzerine ister rendelediğiniz isterseniz de doğradığınız kaşarları yerleştirin. Daha sonrada sucuk, salam, domates ve biber dilimlerini gelişi güzel yerleştirin. Bu yerleştirme işlemlerini hatta isterseniz evde: ''Bana da BİR İŞ VER'' diye bacağınızda dolanan afacan\afacanlar varsa onlara bırakabilirsiniz. Onlar sizin yerinize; sizin gösterdiğiniz gibi tüm malzemeleri salçalı ekmeklerin üzerine dizerler.

Sonrada önceden ısıtılmış fırına gönderin. Kaşarlar eriyip, üzerleri kızarana kadar fırında tutun sonrada sıcak sıcak servis edin....

Bayat ekmek pizzası tarifi

Yapacak olanlara şimdiden kolay gelsin ve afiyetler olsun...

26 Ekim 2015 Pazartesi

Mısır Unlu Palamut Kızarması

Hafta sonları akşam yemeklerini -ailecek iş birliği ile- balık ve salata yapıp. Sofra kurup, yemek yemek gerçekten de çok güzel oluyor. Çünkü çok çabuk ve lezzetli bir menüye sahip olmuş oluyorsunuz. Birde ailede herkes balık seviyorsa. Bundan iyisi şamda kayısı durumu oluyor. :)


Mısır unlu palamut kızartması nasıl yapılır?


Mısır unlu palamut kızartma görüntü olarak gözlerimizi, lezzet olarak midemizi şenlendirmesi yanında; inanılmaz derecede çok çabuk şekilde yapıldığı için zaman fukarası olduğunuz bir günde bence en güzel menü.

Mısır unlu palamut kızartması malzemeleri:

  • 3-4 adet palamut
  • Sıvı yağ
  • Tuz
  • Mısır unu

Mısır unlu palamut kızartması nasıl yapılır?


Öncelikle balıkçınızdan palamutları alırken temizletip, enlemesine yassı şekilde ikiye ayırtın. Çünkü balıkçınıza temizleme ve ayırma bölümünü yaptırırsanız daha çabuk yapmış olursunuz. Ama yok ben kendim temizleyip, bölerim derseniz de; önce bir güzel temizleyip, sonra yassı şekilde ikiye bölün.

Mısır unlu palamut kızartması nasıl yapılır?

Temizleme işlemini bitirdikten sonra bir 10 dakika kadar süzgeçte yıkadığınız balıkların suyunun süzülmesini bekleyin. Sonrada yassı bir tepsiye mısır ununu dökün. Mısır ununun içine de göz kararı bir fiske kadar tuz koyup, iyice karıştırın.

Sonra temizlenip, suyu süzülen palamutları teker teker alıp. Tuzlu mısır unu karışımına önü ve arkası olmak üzere bulayın. Tüm balıkları bu şekilde teker teker mısır ununa buladıktan sonra bir tavaya biraz sıvı yağ koyup, ocağın altını açın. Tavadaki yağı iyice ısıttıktan sonra mısır ununa bulanmış palamutları yüz üstü şekilde dizin. Sonrada ara ara ters-düz edin. Tüm palamutların iki yüzü de nar gibi kızardıktan sonra; altına peçete serdiğimiz bir tabağın içine alın.

Mısır Unlu Palamut Kızarması

Sonrada mısır unlu palamut kızartmalarını; limon ve salata ile birlikte servis yapın. Yapacak olanlara şimdiden afiyetler olsun. Başka tariflerde görüşmek dileği ile...

Hoşça kalın.

11 Haziran 2015 Perşembe

ÜÇ SOFRA VE BİZDEN HABERLER

Ailecek sohbetler eşliğinde uzun uzun yapılan akşam yemekleri bir başka güzeldir. Bugün sizlere arşivimde takılı kalmış, öyle güzel bir akşam yemeği fotosunu paylaşacağım. Beni uzun zamandır takip edenler bilir ki sofra düzeninde renkleri faklı şekilde kombinasyon etmeyi severim. :) Alttaki sofrada en sevdiğim renkler olan kırmızı ve siyahın kombinasyonu şeklinde tasarlayıp, kurduğum sofra...
siyah ve kırmızı akşam sofrası

Benim küçük kuzum tam bir et-kolik :D Özellikle etli yemeklere bayılır. Onun için Efe'ye sürpriz bir masa hazırlarsam hemen en basitinden sade pirinç pilavı ve saç kavurma yaparım. Sonra otur karşısına onun büyük iştahla yediği yemeği izle. Tabi izlerken gülmek serbest :D

siyah ve kırmızı akşam sofrası

Berat kandili günü ailecek oruç tuttuk. Aslına bakarsanız biz eşim ile birlikte oruç tutmak için sahur yaparken çocuklarda tamamen tesadüfen uyanıp, bizi mutfakta yemek yerken görünce, şaşırıp ''neden yemek yediğimizi'' sordular.

Bizde onlara yarın mübarek bir gün olan berat kandili olduğunu ve onun için oruç tutacağımızı söyleyince. İkisi de ''bizde sahur yapmak istiyoruz. Sabah bizde oruç tutacağız.'' Dediler. Emir'in geçen sene Ramazan ayında oruç tutmuşluğu olduğu için onun tutacağına emindik. Ama Efe daha küçük olduğu için dayanamaz(!) diye düşünmüştük.
 Ertesi gün çocuklara ''sabah kahvaltısı hazırlayayım mı?''diye yönelttiğim soruya ikisi bir ağızdan ''HAYIR'' Dediler. Öğle vakti oldu yine bir şey ne yediler, ne içtiler. Üstelik birde inanılmaz derecede enerjiklerdi. Onların o hallerini gören, oruç olduğuna inanmaz. O derece yani...
 Emir'in okul vakti geldi. Onu okula hazırlarken yine ne olur olmaz diye beslenmesini de hazırlayıp, oğluma verdim. ''Eğer okulda acıkırsa beslenmesindeki yiyeceklerden yiyebileceğini'' söyledim.

Evde Efeye yine her saat başı acıkıp acıkmadığını sorduğumda ''ben orucum''sözünü ile karşılaşınca artık bıraktım, tutsun diye... Saat 18.30 den sonra Emir'i de okuldan alıp, gelince:

Efe ile Emir artık acıkmaya başladılar. Bana sürekli gelip: ''Anne akşam yemeğine ne yaptın\Ezan okunmasına daha kaç saat var.'' Diye sormaya başladılar. Ama tabi artık son 2 saatten az kaldığı için, bu saatten sonrada orucu bozmalarını biz istemedik. Zaten onlarda bozmayı hiçbir zaman istememiş-tiler...

Ve nihayet ezan okundu. Kuzularımın ikisi de o gün oruç tuttular.... Yaz günü, günler çok uzun ve sıcak dayanamayız diyen büyükler utansın.


mavi ve beyaz sofra düzeni

Yukarıdaki sofrada o akşam, sahur için hazırladığım sofra... Mavi ve beyaz renkli sofram...

hafta sonu kahvaltısı

Hafta sonları da kahvaltı masası hazırlamayı çok severim. Genellikle cumartesi akşamı çocuklarında geç yatma izinleri olduğu için, sabah geç kalkarlar. Evdeki fertler uyurken ben sabah uyanır kahvaltıyı hazırlayıp, daha sonra onlara misss gibi çay kokusu eşliğinde uyandırırım...

Yukarıda ki sofrada öyle bir hafta sonu kahvaltısından çekilmiş bir kare.

Bir aileyi bir arada tutan en güzel etkenlerden biri ailecek hep birlikte oturulan sofralardır. O sofralarda öyle şen şakrak kahkahalar ve muhabbetler edilir ki. O muhabbetlerin yerini hiçbir muhabbet dolduramaz. O sebepten bence bu şekilde hep birlikte yemek yiyebildiğiniz zamanlar sizlerde sofralarınıza biraz daha özen gösterin. Çünkü sevgi emek ister, emek verilerek alınan sevginin yerini ise hiçbir şey dolduramaz...

Hoşça kalın...

31 Mart 2015 Salı

TANIŞMA YIL DÖNÜMÜMÜZ (10.yıl)

27 Mart 2004 senesinde ilk defa karşı karşıya gelip tanıştığım biricik aşkım ile birlikte iki kişilik olarak çıktığığımız yola -çok şükür ki- dört kişi olarak devam ediyoruz. Onunla birlikte 10. yılımızı doldurduk. On yıldır hayatımda olan; çocuklarımın babası, benim kalbimin tek sahibi olan kocişko ile tanışma yıl dönümümüzü yine çekirdek ailem ile birlikte geçirmek için, bir akşam yemeği hazırladım. :)


Birlikteliğimizi kutlamak maksatlı hazırladığımız sofrada ki yemekleri ailecek şen şakşaklar içinde bir güzel yedik...


Güzel bir akşam yemeği ile başlayan geceye banyonun gider borusundan kum gelmesi ile biraz moralimiz bozulsa da hep birlikte birbirimize destek olarak o sorunun da kısa sürede üstesinden geldik (çok şükür)..

Hoşça kalın.