27 Şubat 2019 Çarşamba

LİMONLU LOKUM TARİFİ

Mis gibi kokulu, boyasız, doğal bir limonlu lokum tarifim var. Bu lokumları gönül rahatlığı ile kendiniz hatta çocuklarınıza yedirebilirsiniz. Gerçi enfes görüntüsü sayesinde evinize gelen misafirlerinize türk kahvesinin yanında ikram edebilirsiniz. Hatta onlara kendinizin yaptığınızı söyleyerek, imrendirebilirsiniz... 😋

LİMONLU LOKUM TARİFİ



Limonlu Lokum Malzemeleri

  • 3 çay bardağı toz şeker
  • 3 çay bardağı su
  • 1 çay bardağı limon suyu(posası süzülmüş)
  • 1 çay bardağı mısır nişastası
  • Mercimek kadar limon tuzu
  • 1 çay kaşığı zerdeçal

Limonlu Lokum Nasıl Yapılır?


Şeker, su ve limon tuzunu çelik tencerede kaynatın.Daha sonra ayrı bir kapta nişasta ve limon suyunu topaklanma kalmayıncaya kadar karıştırın.Ocaktaki kaynayan karışıma yavaş yavaş ekleyip aynı anda hızlıca çelik çırpıcıyla çırpın. Göz göz kaynamaya başlayınca ateşi kısık ve orta ayar arasına getirin ve sürekli çırparak bir 30 dk kadar pişirin.Zaten piştikçe koyulaşıp şeffaflaşıyor. Ocağı kapattıktan sonra zerdeçalı ekleyip güzelce yedirin.Küçük boy kabı çok az yağlayın (yağlamazsanız lokum yapışıp kalır) Lokumu sıcakken hemen döküp soğumaya bırakıyoruz.

LİMONLU LOKUM TARİFİ


Soğuyunca üzerine nişasta döküp, istediğimiz ölçüde kesip bol bol nişastalayın. Keserken dikkat edin çok çabuk yapışıyor.O yüzden bıçağı da nişastaya bularsanız daha rahat kesebilirsiniz. Nişasta yerine sakın pudra şekeri denemeyin ama hindistan cevizi deneyebilirsiniz.

LİMONLU LOKUM TARİFİ

Bu limonlu lokumu keşfettikten sonra kahvemin yanına dışarıdan alınmış hazır lokumlar ile içmek istemiyorum. Resmen bağımlılık yapıyor. ;)
Limonlu lokumdan başka lokum tarifi isterseniz de sizlere daha önceden verdiğim narlı lokum tarifini verebilirim.

Yapacak olanlara şimdiden kolay gelsin ve afiyetler olsun....

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

28 Kasım 2018 Çarşamba

NARLI LOKUM TARİFİ

Kış ayında en çok ihtiyacımız olan antibiyotiği narda bulmak mümkün. O sebepten evimizde narı eksik etmemeliyiz. Nar ile bir sürü tatlı yapmak mümkün olduğu gibi lokumda yapabiliriz. Ben sizlere bugün görüntüsü ile gözlerimizi, lezzeti ile de damaklarınızı şenlendirecek narlı lokum tarifi vereceğim. Bu lokumu dilerseniz bayramlarda, mevlitlerde ve kandillerde de yapıp eşe dosta ikram edebilirsiniz. Yada Türk kahve yanında ikramlık olarak hazır lokum yerine bizzat kendi yaptığınız Narlı lokumu servis edebilirsiniz.

NARLI LOKUM TARİFİ

Yapımı çok basit olan Narlı lokumum dilerseniz hemen tarifini vereyim de sizlerde hemen şimdi yapıp buzdolabına kaldırın. 😊

Narlı Lokum Malzemeleri

  • 2 bardak nar suyu 
  • 2 bardak şeker 
  • 6 kaşık nişasta 
  • Süslemek için Hindistan cevizi

Narlı Lokum Nasıl Yapılır?

Nar suyunu derin bir tencereye koyun. İçerisine nişasta ve şekeri de ekleyip bir çırpıcı ile devamlı karıştırarak pişirin. Narlı lokum karışımı ilk kaynamaya başlayınca 'eyvah bu tutmadı. Rengi pembe oldu!' diyerek endişelenmeyin. Kaynadıkça rengi kırmızıya dönüyor. Koyulaşınca tabanını soğuk su ile ıslattığınız bir borcama boşaltın. Üstünü spatula ile düzenleyip, soğuyana kadar mutfak tezgahında soğuduktan sonrada buzdolabına kaldırıp bir kaç saat yada bir gece buzdolabında bekletin. Sonrada bir bıçak yardımı ile kare kare lokum şeklinde kesin. Sonrada kestiğiniz kareleri hindistan cevizi dökülmüş tabağın içine alıp, her tarafını hindistan cevizi ile kaplayın.

NARLI LOKUM TARİFİ

Biz ailecek Narlı lokuma bayıldık. Bence sizde yapın. Kesin sizde çok seveceksiniz. Hatta yapımı basit ancak lezzeti çok yerinde olan bu lokumdan sonra eliniz hazır lokum almaya gitmeyecek, kesin bilgi... 😋

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

17 Ocak 2017 Salı

Nescafe White Choco Mocha İle #EviniCafeyeÇevir

Merhabalar sevgili okurlar fikrimühim senenin ilk kampanyasını #EviniCafeyeÇevir hashtagı ile nescafe white choco mocha ürünü denememiz için gönderdi. Soğuk kış günlerinde dışarı çıkamayıp, evinde hapis olan kişiler içinde çok güzel bir kampanya bence.

Özellikle uzun kış akşamlarında kahve en güzel içecek alternatifi olduğu için bu kampanyayı görünce, heyecanlandım ve hemen dahil oldum. Paketin gelmesini dört gözle beklerken; kargocunun kapımızın zilini çalması ile ürüne kavuşmam bir oldu. Paket elime geçince hemen açtım. Paketin içinde bez bir torba onun içinde de yine fikrimühimden gelen bir adet mektup, #EviniCafeyeÇevir yazılı bir broş ve 12 adet nescafe white choco mocha vardı.

Nescafe White Choco Mocha İle #EviniCafeyeÇevir

En son keyfi köpürt kampanyasında yaşadığım, köpük hayal kırıklığından sonra ''acaba bu ürün nasıl?'' diye merak edip, önce bizzat kendim deneyip, görmek istedim.
Bir tanesini açıp, kupama boşalttım. Isıtıcıda hazırladığım sıcak suyuda üzerine döktükten sonra hemen eve vanilyamsı bir koku yayıldı. Köpüğü ise düşündüğümden fazla idi. Kaşık ile karıştırıp, hemen bir yudum alınca ağzıma azda olsa beyaz çikolata tadı geldi. Ancak daha yoğun şeker ve vanilya tadı gelmesi doğrusu pek hoşuma gitmedi. Bu durum sanırım benim şekersiz kahve içiyor olmamdan kaynaklanıyor olsa gerek...

Nescafe White Choco Mocha İle #EviniCafeyeÇevir

Akşam iş dönüşü eve gelen eşime de denetip, onunda fikrini almak istedim. O içince çok sevdi. Çünkü o bol sütlü ve vanilyalı kahveleri daha çok sevdiği için onun damak tadına çok hitap etti. Ürün elimize ulaştığı andan beri her akşam 1 fincan içiyor. Bundan sonra sanırım kendime nescafenin 2 si 1 aradasını alırken; ona da nescafe white choco mocha alacağım.

Diğer denettiğim arkadaşlardan da kimisi çok beğenirken, kimiside 'içmesem de olur' dedi. 'Yani öyle ağıza alınmayacak kadar kötü bir tadı yok. Ama çok bayıldığım bir lezzeti de yok' diye yorum yaptılar...

Bu yorumlardan da anlayacağımız üzere yumuşak içimli bir kahve olduğu için sütlü ve şekerli kahve sevenlerin gönlümü fethederken; daha yoğun kahve aromalı kahve sevenlerin damak tadına pek hitap etmedi.

30 Mart 2016 Çarşamba

Örgü Çaydanlık Kılıfı Ve Yapılışı

Merhabalar arkadaşlar, bugün sizlere -öreli uzun zaman olan- bir örgü çaydanlık kılıfı paylaşacağım. Uzun zamandır taslaklarda bekleyen bu örtüyü artık arşivime eklemeye karar verdim.


Ben çaydanlık kılıfını genellikle kahve yada yeşil çay yaparken kullandığım çaydanlıkta kullanıyorum. Sabah kahvaltısında demlenen çaydanlıklarda da  kullanılabilir. Renk seçimini evdeki ipler ile yaptım. Evdeki kalan ipleri değerlendirmek adına örülmüş, bir kılıfken; artık devamlı elimin altında olan ve zevkle kullandığım bir kılıf oldu.

Üstelik bu kılıfımı gören eş-dostlar dahi hayran kalıp. Onlarda aynısı yapmak için iştahlanıyorlar. Bence sizde elinizden örgü geliyorsa; bu tarz bir çaydanlık kılıfı örüp, çaydanlığınıza giydirin. Sonrada çay yada kahve içerken büyük bir zevkle kılıfınızı izleyerek iç. Gelen misafirlerinize de göğsünüzü gere gere bu çaydanlık ile çaylar demleyebilirsiniz. ;) Bu arada birazda kıskanılılabilirsiniz. Benden söylemesi :)

Örgü çaydanlık kılıfı nasıl örülür?

Örgüye ilk olarak çaydanlığın en altından başlayın. Önce kılıf öreceğiniz çaydanlığın eninde zincir çekin. Sonrada o zincirin üzerine ikili tırabzan ile baştan sona kadar doldurun. 
Kılıfı örerken devamlı çaydanlık elinizin altında olsun. Çünkü ölçülerini çaydanlığınızı baz alarak ayarlayın. Ben öyle yaptım.
Çaydanlığın ümüğüne geldiğiniz zaman. Örgünüzü ümük genişliği kadar örüp, hemen geri dönün. Böylece bir kenarını örmeye devam edin. Diğer kenarı kalsın.Attaki fotoğrafın en üstünde gözüktüğü üzere, benim çaydanlık ümüğümün genişliği yaklaşık 3-4 tırabzan kadar oluyor. 3-4 sıra tırabzan ördükten sonra ipi kesip, bitirin. Sonra diğer örülmeyen tarafa ipi geçirip, aynı karşı taraf gibi 3-4 sıra üst üste tırabzan örün. Bu arada ümük genişliği kısmını boş bırakmayı unutmayın. Karşı taraf uzunluğu kadar ördükten sonra karşı taraf ile birlikte kaldığın yerden örmeye devam etmek için. O ümük boşluğu kadar zincir çekip, örmeye devam edin.



Yine normal aralara zincir dahi çekmeden tırabzan örerek devam edin. Ara ara çaydanlığınıza ölçmeyi ihmal etmeyin. Böylece ne kadar öreceğinizi kendiniz anlarsınız. Ölçerek Ördüğünüz zaman çaydanlığın üst kısmında pot olmaması için birer, ikişer azalma yapın. Çaydanlığın sapını da geçtikten sonra tırabzan örerek tıp ki ümük boşluğunu birleştirdiğiniz gibi iki ucu birbirine tırabzan örerek birleştirin. Sonrada yukarıdaki fotoğraftan da anlaşıldığı üzere azalta azalta kapağın en ucuna kadar örün. Ve bitirin.

Biliyorum bu şekilde yazdığım zaman sanki çok zormuş gibi algılanıyor; ama inanın örüldüğü zaman çok daha kolay. Zaten örgüden anlayanların büyük kısmı fotoğrafları incelediği zaman nasıl yapıldığını anlamıştır: ''Ama yok ben ne fotoğrafı incelediğim zaman, nede sizin yazdığınız tariften bir şey anlamadım'' derseniz de.... Bana yorum yada mail yolu ile bildirin. Ben sizin için bir video çekip, eklerim. :) Hııı ne dersiniz?

Hoşça kalın.

26 Şubat 2015 Perşembe

KEYFİ KÖPÜRT KAMPANYA YAZISI VE YAŞADIĞIM HAYAL KIRIKLILIĞI

İki hafta önce, FikriMuhim  bana gönderdiği: Nestlenin yeni köpüklü bir markası olan ve kampanya ismi de  #KeyfiKöpürt olarak bilinen bir ürünü, küçük bir metal kutuda geldi...


Kutunun içinde bir tane klasik fikrimuhim mektubu,   150 gram köpüklü nestle coffee mate, 50 gram nescafe vardı.

Kahve içmeyi çok seven bir aile olduğumuz için bu paket bizim evde büyük bir sevinçle karşılandı. Üstelik birde coffee mate'nin üstündeki cappucino gibi köpüklü resmi, resmen bizi bizden aldı :D

Ama paket pazar sabahı elimize ulaşınca, biz o gün dışarı çıkmamız gerektiği için paketteki kahveyi denemeden dışarı çıktık.

Akşam eve dönüşte bizi eve yeni evli çiftler bırakınca; onları bırakmadım, eve davet ettim ''birer kahve içelim'' diyerek.

Aslına bakarsan onları davet ederken aklımda Türk kahve yapmak vardı. Ama eve gelinde mutfağın tezgahında olan caffe mate' yi görünce hemen fikrimi değiştirip. Paket elimde salona girip:
-Gençler size, bana yeni gelen nestle kahvesinden yapayım mı? Henüz tadına bizde bakmadık. Ama tıp ki cappuccino gibi olduğu belli. Bakkkk resminde gözüküyor.
Diyerek sen bu kahveyi bir öv, öv, öv... Sonunu düşünmeden. ;)

Onlarda bu kadar övgü duymuş kahveyi merak ettiler tabi,'' tamam olur'' dediler.

Hemen mutfağa geçip su ısıtıcısına su koyup kahveyi önerildiği gibi fincanlara bir tatlı kaşığı nescafe, 3 tatlı kaşığı nestle caffe mate koydum. (Ekstra şeker koymama gerek yoktu zaten ikram edeceğim herkes şekersiz sevdiği için)

Su kaynadıktan sonra tatlı kaşığı ile karıştırarak yavaş yavaş sıcak suyu koyuyorum. Önce ilk başta öyle bir köpürecekmiş gibi geldi ama daha sonradan tüm köpük sönüp sadece yüzünde küçük bir tabaka köpük görünce resmen hayal kırıklığı yaşadım.. :(

Hayırrr o değil. Ben şimdi içeridekilere bu kahveyi vermeye, o kadar övgüden sonra utanırım. :)
Şimdi ne yapsam acaba dur bir kaşık daha caffe mate koyayım dedim. Ve bir fincana denedim... Ama bu seferde sonradan konan caffee mate topaklanmasın mı? 
Puffff aldım mı başa belayı. İçerde kiler benden öyle boool köpüklü bir kahve bekliyor. Zaten onların yerinde olsam bende onlar gibi öyle bol köpüklü kahve bekler. Gelen kahve bu şekilde olursa da dalga geçer, o kişiyi yerden yere vururum.. :) 

Ben bunu yaparsam, kim bilir onlar neler neler yapar. Birde bunun koca kısmı var ki onun diline düşmek zaten bir ölüm.
'' Oyyy oyyy ne edem, ben şimdi ne edem. Evde cappuccino olsa hemen bunları döküp ondan yapacağım, ama evde ondanda yok. 

O değil, biraz daha beklersem şimdi yaptığım kahvelerde buzz gibi olacak. En iyisi mi yüzümü karatayımda içeriye bu kahveleri götüreyim. (Hem zaten bu ürünü ben mi yaptım canım. banane nestle güzel bir ürün üretemediyse benim suçum ne? :) Hiççç yani...:D)


Elimde tepsi ile salona girer girmez hemen ilk espriyi patlattılar '' Sultan kahveyi yemenden mi getirdin yoksa(!)'' diyerek. Onların o esprisine içimden ''Hıııı öyle, sen birde köpüğünü görünce asıl o zaman gör'' diyerek  ikram ettim.

Hemen kahveyi ellerine alınca, bizimkiler kahkahayı bastılar..'' Yok Sultan sen bunun köpüğünü unutmuşsun, yoksa yolda köpüğünü mü düşürdün, yok efendim bu cappuccinonun yandan çarklısıymış, gibi... Bir sürü soğuk esprileri duymaya başladım.

Yani sözün özü bu seferki, kampanya ürününü öyle paketin üzerindeki resim gibi köpük olmadığı için, hayal kırıklığına uğradım. Evet köpüğü pek yoktu ama kahvenin tadını öyle süt gibi yine bozmadan kahve kokusu vede tadını alarak yumuşama söz konusu idi. O sebepten ''köpüklü olup olmadığı pek önemli değil. Ama yeter ki kahvenin aromasını bozmasın, biraz yumuşatsa yeter derseniz'' Bu kahve kreması tam size göre olur.

Hoşça kalın.

19 Ocak 2015 Pazartesi

KISKANÇ BİR ANANIN İTİRAFI

Haftanın ilk gününden hepinize selamlar olsun bugün sizler ile dertleşmek için geldim. Hııı bak boş gelmedim kahvemi de yaptım haaa ona göre, karşılıklı kahve içip dertleşelim diyerek. Ne dersiniz dertleşelim mi?... ;)


 Bu sessizliği evet gibi kabul ediyorum ve başlıyorum: :) 
Ben hayatım boyunca sahip olduğum kişileri kıskandım. Bana kalırsa bunun sebebi en büyük çocuk, en büyük torun olmaktan kaynaklanıyor olsa gerek. Çünkü anne ve babamı benden bir yaş küçük kardeşim ile paylaşmak zorunda kaldım. Bunun içinde daha küçük yaştan itibaren anne ve babandan ayrı yatmaya başladım. Bu benim için halen ara ara aklıma geldikçe hüzünlendiğim bir anı. İsterseniz size o anımı da paylaşayım da ne demek istediğimi anlayın.

Ben çok küçükken, yaş konusunda pek fikrim yok ama hatırladığıma göre 4-5 yaşlarında olmam gerek diye tahmin ediyorum. O günlerde biz köyde dedem ve ebem(babaannem)ile aynı avluda ama farklı farklı evlerde yaşıyorduk. Aslında buna yaşamaktan ziyade farklı evlerde uyumak diyelim. Çünkü gün içinde hep birlikte yemek yer, otururduk ama daha ki gece vakti uyku zamanı gelene kadar. Uyku zamanı gelince annem ve babam kendi evlerine aynı avludaki başka bir eve gider tabi yanında küçük kardeşimi de götürülerdi. Ben ise ebemgilin yanında kalırdım....

Sebebi ise ; annem küçük kardeşim ile ilgilenirken bana yeteri kadar ilgilenilmeyip, bakamaz diyerek ebemler beni alı koyarlardı. Aslında şimdi konuya buradan bakınca sanki çok normal gayet düzgün bir düşünce gibi geliyor. Ama ya o çocuk halindeki düşüncem? O yıllarda ''annem ve babam küçük erkek kardeşimi benden çok seviyor'' diyerek düşünür. Vee içten içe üzülüp anne ve babamı erkek kardeşimden kıskanır. ''Keşke kardeşim olmasa idi, onun yerine ben annem ile gidip onunla uyuyabilse-idim'' diyerek söylenip kızardım... Şimdi konudan konuya atlamış gibi gelecek ama bu düşüncemi çocuklarım içinde uygular onları kendi başlarına bir yerde kalmalarını istemem. Ama zorunlu sebep olur mecburi göndermek zorunda kalsam da o zaman da mümkün mertebe yalnız başına kalmalarını istemez ikisininde bir kalmasını sağlarım ki. İleri ki senelerde çocuklarımda benim gibi bu şekilde ikinci plana atılan bir çocuk psikolojisine kapılmasın diyerek.

 Benim bu şekilde, çocukluk hatıramda da hatırladığım üzere bu kıskançlık huyum diğer yıllarda da devam etti. Okula gittim çok sevdiğim arkadaşlarım ve öğretmenlerimi diğer çocuklardan kıskandım. Komşularımı diğer komşulardan kıskandım, Amcamı kendi çocuklarından kıskandım... Vs. şekilde devamlı sahip olduğum ve sevdiğim kişileri bir başka insanlar ile paylaşmaktan kıskandım. Ama tabi bu kıskanma öyle abartılı şekilde çevreme belli eder tarzdan ziyade içten içe yaşardım. Çünkü biliyordum ki bu şekilde kıskançlığımı dile getirirsem beni ya yargılayacaklar yada gülüp dalga geçeceklerdi. O yüzden hiç dışa belli etmedim. Yada en azından belli etmemeye çalıştım diyelim.

Büyüdüm çocukluktan genç kızlığı geçtim. Hatta evlendim. Ama bu kıskançlığım huyum halen içten içe devam etti. Daha ki kocişko bu duygumu anlayana kadar. O anlamadan önce ben yine içten içe kızar ve söylenir sonra susardım.

Ama kocişko benim bu kıskançlık huyumu öğrenip daha sonradan kıskanılmaktan hoşlanan kocişko ara ara beni kıskandırma çabalarında bulunuyor. Sonradan da kıskandığımı görünce önce gülüp eğlenir daha sonradan da ''Bu çok normal insan sevdiği kişileri doğal olarak kıskanır, Bu insanların doğasın da vardır. Asıl kıskanmazsan bir sorun vardır. Onu demek ki çok benimsememişte o yüzden kıskanmıyor anlamına gelir'' diyerek beni anlayışla karşılardı. Bende iyiden iyiye bu duyumu içe bastırmak yerine gün yüzüne çıkarmaya başlamayım mı?

Çocuklarımı ve kocişkomu herkesten ve her şeyden kıskanmaya başladım. Benim bu durumu duyan yada öğrenen hem cinsler güya beni anlıyorlarmış gibi yapıp arar ara kendilerince beni yargılamaya hatta küçük görmeye dahi başladılar. Onların söylediklerine göre bir kadın kendini yetersiz görürse kıskanır yada kendini diğer kıskandığı kişilerden çirkin yada kötü olarak kavradığı için kıskanırmış mış mış da mışşş...

Fakat asıl neden hiiç de öyle değil. Evvvvet ben kıskanıyorum, ama kendimi yetersiz vede çirkin gördüğüm için değil. ''Çünkü eğer öyle olsa idi sürekli hem cinsleri mi kıskanırdım. Ama ben yeri geliyor bir çocuğu yeri geliyor bir erkeği de eşim ve çocuklarımdan kıskanıyorum. Çünkü eşim ve çocuklarımın benden çok hiç kimseyi sevmesini istemiyorum. Ben nasıl onlardan başka kimseyi ne sevebiliyor nede gözüm görebiliyorsa onlarda aynı şekilde beni çok sevsinler istiyorum. Onların gözünde ikinci plana atılmak istemiyorum!.. 

Ohhhh beee söyledim rahatladım. Artık bundan sonra kıskançlık huyumdan sakınmayacağım. Artık bağrımı gere gere evet ben kıskancım vede sevdiklerimi çoook kıskanırım diyeceğim.

Peki ya siz kıskanç mısınız?


Hoşça kalın.

18 Ocak 2014 Cumartesi

YOKSA SİZ KAHVE TELVESİNİ ATIYOR MUSUNUZ?

Güneşli, güllük ve gülistanlık bir cumartesi gününden herkese merhabalar... :)

Bir çoğunuzun bildiği üzere ben cilt bakımıma çok özen gösteririm ama öyle kimyasal, içinde ne olduğu belli olmayan ürünlerden çok doğal, yiyebildiğim ürünler ile bakım yapmayı tercih ediyorum. :) O sebepten bugün sizlerle paylaşacağım maske başlıktan da anladığınız üzere Türk kahvesi telvesinden....

kahve, doğadan gelen sağlık, doğal tedavi yöntemleri, maske, güzellik, güzellik tiyoları, bakım, cilt bakımı


Büyük bir keyifle içtiğimiz türk kahvesinin telvesinin ciltte faydalarını biliyor musunuz ? Pürüzsüz ve capcanlı bir cilt için kahve telvesinden daha ideali yok.. Vaktiniz varsa kahve telvesini yüzünüze masaj yapar gibi sürün. Ve kuruyana kadar bekletin.

Bitkisel tedavilerle cilt güzelliği için çalışan uzmanlar yıllardır cilt bakım ürünlerinizin bir kısmını evde yapın diyor... Malum Şeker bir çoğumuzun bildiği üzere en iyi peeling yöntemlerine bir örnektir. Diğer kozmetiklerden farkı yok. Hatta daha bile sağlıklı. Aynı kural Türk kahvesi telvesi için de geçerli. Kahvenizi için ama, kesinlikle fincanın dibinde kalan telveyi dökmeyin. Vaktiniz varsa o telveyi yüzünüze masaj yapar gibi sürün. Ve kuruyana kadar bekletin.


kahve, doğadan gelen sağlık, doğal tedavi yöntemleri, maske, güzellik, güzellik tiyoları, bakım, cilt bakımı

Eğer cildiniz çok kuruysa parmağınızı zeytin yağına batırıp ondan sonra telveyi yüzünüze uygulayın. Kan dolaşımını hızlandıran, ciltteki pürüzleri alan bu formülü uygularken zeytinyağı yerine gül suyu veya maden suyundan da yardım alabilirsiniz. Amaç burada kahvenin yüzünüzde eşit şekilde dağılımını sağlamak.

Kahveyi bir cam üzerinde gezdirir gibi nazik şekilde yüzünüzde çokta bastırmadan gezdirin. Uygulama bittiğinde yüzünüzde bekletmeden hemen yıkayın.

Sonra sonucu zaten kendiniz göreceksiniz... Cildiniz öyle güzel parlıyor ki insan böyle bir cilde fondöten dahi sürmeye çekinip bir pudra sürüp dışarı çıkmak isteyecek... :) Ki zaten öyle fazla fondöten de sürmeyin ki gözenekleri kapatıp cildinizin nefes almasını engellemeyin. 

Yapacak olanlara kolay gelsin der ve ben kaçarım malum hava çok güzel bu güzel havayı değerlendirmek lazım :)

Hoşça kalın.

13 Ocak 2014 Pazartesi

Nescafee Classıc ve Nestle Cofee-Mate İkilisi Hakkındaki Düşüncem

Fikri mühim'i sanırım duymayanız vede ne işe yaradığını bilmeyeniz yoktur diye düşündüğüm için ben direk olarak yeni kampanyasından söz edeceğim....

Fikri mühimin yeni kampanyası Nescafee classıc ve Nestle cofee-mate ikilisi idi... Bu markalar zaten benim kullandığım ikili olduğu için yabancı değilim... Kahve içmeyi severim ama öyle her zamanda kahve tüketmem kahve içtiğim iki an vardır ya arkadaşlar ile sohbet ederken yada kitap okurken içimi ısıtmak ve dilimin kurumasını engellemek için kahve eşiliğinde kitabımı okurum :) Ki bence en güzel anlardan biridir sakin sessiz bir ortamda kahveni yudumlayarak kitap okuma anı...

Bana gelen pakette iki tane kutu vardı biri kendimin içmesi için diğeri ise dostlarımıza ve arkadaşlarımıza ikram etmek için...

Tokideki sesin Nescafee Classıc ve Nestle Cofee-Mate İkilisi Hakkındaki Düşüncesi

Havaların soğukluğu sebebi ile artık arkadaşlar ile dışarıda değilde evlerde buluşuyoruz. Genelliklede sabah çocukları okula bıraktıktan sonra bir arkadaşın evine gidip kahvaltı daha sonra kahve eşliğinde sohbetler ediyoruz...

Fikri mühim paketim elime ulaşınca kahve paketlerini görünce ''tamda şuaralar en çok tükettiğim şey'' diyerek sevindim :) 

Bir sabah arkadaşları bana kahvaltıya çağırdım... Güzel bir kahvaltıdan sonra onlara, ''arkadaşlar kahve yapıyorum'' dedim ve #ayrılmazikili adı aldın da gelen nescafee classıc ve nestle cofee-mate paketi ile birer kahve yaptım... 

Tokideki sesin Nescafee Classıc ve Nestle Cofee-Mate İkilisi Hakkındaki Düşüncesi

Eeee kahve çok güzel birde sohbet olunca o kahvenin tadını düşünün artık :))

Teşekkürler fikriMühim...