Her ne kadar
''Annelerin değeri bir günle kısıtlı olamaz. Her gün hatırlanması gerekli. Ve anneler gününde ben tüketin çılgınlığına dur demek için, hediye istemiyorum'' desekte...
Hangi anne, hatta anneden ziyade hangi insan hediye almak istemez ki? Bence hediye alınca tebessüm etmeyen ve mutlu olmayan insan yoktur.
O zaman analar, bırakın alçak gönüllüğü, senenin bir günü
'anneler günü' demişler ve bizlere hediyeler alıp, şımartılmanızı istemişler. Bence bizlerde
''yok yavrum bana hediye alma, istemem'' diyerek çocuğumuzun şevkini şimdiden kırmayalım. İsteyelim, isteyebildiğimizi. Hatta çocuklarımıza o gün gelmeden bir kaç gün önceden onların kulaklarına ufaktan
''pazar günü anneler günü, belki anneler günü için hediye almak istersin. Al bu harçlığı'' diye kulaklarına fısıltayarak, ceplerine harçlıklarını koyun. Çekinmeyin, utanmayın. Onlar sizin çocuklarınız. Onlardan da utanacaksanız, işiniz var...
Senede bir gün bizi şımartmışlar, hediyeler almışlar çok mu? Bence değil. Hatta az bile.
Bakmayın şimdi size bunları yazdığımı, bende öyle çocuklarımdan ağzım ile hediye isteyemem. Ama iş kocişko olunca isterim. Hatta kocam sana söylüyorum, çocuklar siz anlayın mantığını dahi kullanmışlığım olur. Ama bu sene ailemize yeni gelen
pamuk şekerim sebebi ile gözümde ne anneler günü, nede hediyesi vardı. Nede olsa ben hediyelerin en güzelini Miray'ımı kucağıma alarak, almıştım. Kızımdan daha güzel ve değerli bir hediye düşünülemezdi...
Ama çocuklarım benim böyle özel günlere ne kadar takık bir ana olduğumu bildiği için. Emir'im yine beni şaşırttı. Ben bu çocuğun sürpriz anlayışına ve o günü bir gün önceden kutlamasına hayranım. Böylece hiç aklımda yokken; pattadan karşıma çıkıp, elinde hediye paketi hediyeyi veriyor. Ki genellikle hediye aldığım anlar çok stres ve sinirli olduğum anlara denk geliyor. Hediyeyi görünce surat ifademin nasıl değişip, yumuşadığını varın siz hayal edin.
Bu cumartesi Miray'ın gaz problemi ve Efe'nin eskisi kadar onunla ilgilenemediğim için beni bunalttığı bir anda. Emir elinde hediye paketi
''Anneciğim anneler günün kutlu olsuun'' diyerek bana uzattı. Önce bir afalladım
''Ne oluyor'' diye sonra
''Sahi ya bu pazar anneler günüydü'' demi diyerek sevindim. Sonrada kuzuma sarılıp, onu bağrıma basıp, öylece kaldım. Evlat kokusu ve sevgisi gerçekten de bambaşka bir şey. Hele birde oğlum gibi büyüyüp, sizin emeklerinizin farkında olup, sizleri düşünüp, sizlere hediyeler aldığını görmeniz anlatılması imkansız bir duygu, mutluluk...
Bu arada ZEVKLİDE kerata. Hediye seçimini hiç kimseden yardım almadan, tamamen kendi zevk ve düşüncesine göre yapıyor. Ki en çok hoşuma gidende bu zaten. Kimsenin hatırlatmasına gerek duymadan kendi düşünüp, yapıyor olması....
Evet romantik, hassas ve düşünceli bir oğlum var. Ama kocişkonunda hakkını yemeyelim. Oda artık eskisi gibi hediye almamak için bin türlü bahaneler sunan adam değil. Onun yerine tıp ki Emir'im gibi düşünceli, hassas ve romantik bir adam oldu. Alttaki bileğimdeki saatte onun 'anneler günü hediyesi...
Peki ya ak kuzum ve pamuk şekerimin hediyeleri ne mi? Pamuk şekerimi her emzirdiğim de gözlerini kocaman açarak, bana hayran hayran bakması. Bana en büyük hediyesi. Ak kuzum ise bana bakkaldan en sevdiğim cipsten alıp,
''Anneciğim anneler günün kutlu olsun'' dedi. :)
Ve son olarak; Doğurmuş, doğurmamış,
Doğurduğunu bağrına basmış, doğurduğunu bağrına bile basamamış,
Kendi anne olan, vicdanı anne olan, ruhu anne olan,
bütün kocaman yürekli kadınların
anneler günü kutlu olsun!..