9 Nisan 2016 Cumartesi

Düşen İlk Süt Diş

Emir'in, ilk süt dis düşme yaşı 8 olduğunu ve bu aşamada diş perisi hikayesi yüzünden oğlumun iki dişini birden söküp, elimize verişi hikayesini uzun uzun yazmıştım. Hatırlarsınız....

Efe geçen hafta: ''anne benim beslenmeme bundan sonra elma ve havuç gibi meyveler koyma'' dedi.
Ben: Nedene oğlum?
Efe: Anne, çünkü dişim sallanıyor.
Hemen çocuğun ağzı açtırılır ve dişine bakılır.
Evet diş sallanıyor. Ama, Emir 8 yaşında ilk süt dişini düşürmüştü. Efe henüz 7 yaşında. Diye düşünerek. hemen google amcaya sorulur. Ve görülur ki; "ooo benim kuzular geç bile çıkarmış. 5-6 yaşında ilk süt dişi düşen bir sürü çocuk varmış."
Ama ben diş çıkarma, diş sallama gibi eylemlerden küçüklüğümden kaynaklanan bir korku durumu var. Ne olacak şimdi? Emir bir şekilde dişlerini, kendi sallaya sallaya çıkarıyordu. Peki ya Efe ne olacak? Buyur aynı sıkıntıyı al baştan yaşa. Hayır o değil koca kişisinin durumu da benden kalır yanı yok ki. Diye kafamda bir sürü soru ile cebelleşirken.



Efe babasına dişini göstermiş. Babası da: Hani bir bakayım... Diyerek, bir iki sallarken diş elinde kalmış.
Efe ağzı kanlı, elinde dişi ile karşıma gelip: ''anne, babam dişimi çıkardı.''
Ben: Neeee! Çıkardı mı? Ne çabuk?
Sonrada kendi kendine 'Kızım deli misin? Ne yapacağım diye kara kara düşünürken, kocan seni bu sıkıntıdan da kurtarmış. Sevin sevin. Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz' diye düşünüp, pis pis sırıttıktan sonra.

Kuzumun ağzındaki kanı görüp, hemen lavaboya götürüp, elini ve ağzını yıkadım.
Böylelikle küçük kuzum da ilk dişini çıkartarak, büyümüş olduğunu bizim gözümüzün önüne fiziki olarak gösterdi. Hal bu ki ben, Efe'nin, Emir'e kıyasla daha geç büyüdüğünü düşünüp, seviniyor. Onun çocukluk hallerini sindire sindire yaşıyordum.
Sahi ya benim oğlum okuma- yazmayı öğrenen, ilk süt dişini dahi döken kocaman bir çocuk olma yolunda adımlarını teker teker atıyor ya.
Yokk yokk ağlamıyorum. Şimdi bilgisayara bakmaktan gözlerim yaşardı sadece... :/


Hoşça kalın.

31 Mart 2016 Perşembe

İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.
İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz gülebiliyorum.
Perfection diş macunu 3 Boyutlu Beyazlık ailesinin en ileri ve etkili beyazlatıcı diş macunu teknolojisini içeriyor. Böylece diş minesine zarar vermeden sadece 3 günde diş yüzeyindeki lekeleri %100’e kadar etkin biçimde çıkarıp ve bembeyaz bir gülümsemeye sahip olmamızı sağlıyor.
Performansına gerçekten çok şaşırdım. Etkisi inanılmaz! İlk kullanımdan itibaren bile diş yüzeyindeki lekeleri çıkarma etkisini farkediyorsunuz. Keskin nane tadıyla ferahlığı sağlıyor, böylece uzun süre ferah bir nefese de sahip oluyorsunuz. Beyazlatma etkisi bu kadar iyiyken diş mineme hiç bir zarar vermediğini bilmek de çok güzel.




Procter and Gamble’ın tüm dünyada pazara sunduğu en gelişmiş beyazlatıcı diş macunu olan 3 Boyutlu Beyazlık Luxe Perfection İpana ile Türkiye’de de raflarda yerini aldı. Denediğinizde bana hak vereceksiniz:) Kullanmadan kesinlikle inanmazdım, deneyince etkisini gördüm ve mükemmel sonuç aldım.
Tam bir bakım sağlamak için aynı ailenin Oral-B 3D White Luxe ağız bakım suyunu da kullanıyorum. O da diş macunu ve fırçasının ulaşamadığı alanlardaki lekeleri bile çıkararak uzun süre, keskin bir ferahlık sağlıyor.
Unutmadan küçük bir not ekleyeyim; P&G ve İpana ürün performansına o kadar güveniyor ki, memnun kalmazsanız paranızın 2 katını iade ediyor. Bu nedenle beyazlatıcı etkisini kendiniz de görün diye bence gerçekten denemeniz gereken bir ürün.
Ürünü satın almak isterseniz tıklayınız!


P.S. Bana bu bilgiler yetmedi, ağız ve diş sağlığı üzerine daha çok şey merak ediyorum diyenleri aşağıdaki siteye alalım. 
http://www.agizbakimuzmani.com/
#ipanaperfection  #gülüşünügöster
İçerik Kaynak: http://kokoshgirl.com/
Video Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=B7MDJzarokU

Bir boomads advertorial içeriğidir.

11 Kasım 2015 Çarşamba

Şarj edilebilir diş fırçalarına dair doğru bilinen yanlışlar

Manuel diş fırçası şarj edilebilir diş fırçası kadar iyi temizler!
Yanlış.  İlk kullanımdan itibaren şarj edilebilir diş fırçaları manuel fırçalara oranla  2 kat daha fazla plak temizler. Bu özellik dişlerinizin yalnızca dış görünümü için değil, sağlığı için de oldukça önemli. Plak, dişin dış kısmını kaplayan bakteri tabakasıdır. Bakteriler yediğimiz yiyeceklerdeki şekerle beslendikleri için, zamanla asit oluştururlar. Bu nedenle bakterilerin diş yüzeyine yerleşmesi, diş ve diş eti hastalıklarının en önemli sebeplerinden biridir.
Oral-B’nin elektronik fırçalarının tamamında fırça başlıkları yuvarlak olarak tasarlanmıştır. Bu yenilikçi tasarım sayesinde her dönüşte farklı bir açıyla dişin tüm yüzeyinin temizlenmesine olanak sağlar. Küçük boyutuyla her bir dişin yüzeyine ve diş aralarına rahatlıkla ulaşabilir.
Şarj edilebilir fırçalar yalnızca ağız ve diş sağlığı konusunda problem yaşayan kişilere tavsiye edilmektedir!
Yanlış. Oral-B’nin yaptığı bir anket çalışmasında, katılımcıların %39’unun ancak dişleriyle ilgili herhangi bir problem yaşadıktan sonra şarj edilebilir diş fırçası kullanmaya başlayacaklarını belirttikleri görüldü.
Ağız sağlığında tedaviden çok koruma yöntemi izlenmesi tavsiye edilmektedir. Çünkü dışarıdan yapılan herhangi bir müdahale, ne kadar iyi olursa olsun kendi dişinizin sağladığı rahatlığı ve fonksiyonelliği sağlamaz. Dişleri korumanın en önemli yolu, ağız ve diş problemlerinin bir numaralı sorumlusu olan plak tabakasını ortadan kaldırmaktır. Şarj edilebilir diş fırçaları, plak temizliği konusunda manuel diş fırçalarından %100’e kadar daha fazla etkilidir. Plak, yapışkan bir madde olduğu için diş fırçanızdan da ayrılması zordur. Bu nedenle diş hekimleri ortalama 3 ayda bir diş fırçanızı yenilemeniz gerektiğini söylüyor.
Şarj edilebilir diş fırçası da kullanıyor olsanız, 3 ayda bir fırça başlığı  değişimini gerçekleştirmek durumundasınız. Oral-B, elektronik diş fırçanızı kolayca yenilemeniz için değiştirilebilir başlıklarla size sunuyor.
Nasıl bir diş fırçası kullanıyor olursanız olun, diş fırçalama süreniz aynı olduğu için aynı etkiyi yakalayabilirsiniz!
Yanlış.  Diş hekimleri, dişlerinizi günde en az iki kez, 2 dakika fırçalamanızı öneriyor. Ancak yapılan araştırmalar ve klinik deneyler, dişlerinizi 2 dakika şarj edilebilir diş fırçalarıyla fırçalamanızın çok daha etkili sonuçlar almanızı sağladığını gösteriyor.
Şarj edilebilir diş fırçaları diş yüzeyine zarar verir!
Yanlış.  Yukarıda bahettiğimiz anketin bir başka ilginç sonucu da, anket katılımcılarının %5’inin şarj edilebilir diş fırçasının diş yüzeyine zarar verdiğini düşünmesi. Oral-B’nin şarj edilebilir diş fırçaları, basınç göstergesi sayesinde diş fırçasını dişinize çok fazla bastırdığınızda çalışmasını durduruyor.
Tüm şarj edilebilir fırçalar aynı özelliktedir!
Yanlış.  Herkesin diş yapısı birbirinden farklı. Bu nedenle Oral-B kullanıcılarına birbirinden çok farklı özelliklere sahip farklı şar edilebilir diş fırçaları sunuyor. Hassas dişetleri için, farklı büyüklükteki diş aralıkları için ya da sararmış dişleri beyazlatmak için birbirinden farklı bir çok diş fırçası modeli bulunuyor.
Detaylı bilgi almak için videoyu izleyebilirsiniz. Ürün alternatiflerini görmek için tıklayınız.
KAYNAK: www.uplifers.com

Bir boomads advertorial içeriğidir.

30 Eylül 2015 Çarşamba

Bir Gün Rotorla Okula Başlama Maceramız

Merhabalar sevgili okurlar; beni faceboook hesabımdan takip edenler bilir ki, dişlerim ile uğraşıyorum. Yaklaşık 3 sene önce yaptırdığım dolguda kırılma olunca diş polikliniklerindeki hekimler: ''Bu dolguyu biz yenilemeyiz. Bir üniversite hasta hanesine gidin'' diyerek başlarından savdılar. Bende ufak çaplı bir araştırma ve soruşturma sonucu 'Hacettepe diş hekimliği' bölümün çok iyi olduğunu ancak oradan randevu almak beyaz saraydan randevu almak kadar zor olduğunu öğrendim.

Tek dişlerimi doğru düzgün yapsınlar da randevu meselesini bir şekilde hallederiz diyerek. Araya Hacettepeden emekli olmuş bir tanıdığı koyarak; randevumuzu aldık. İlk muayene sonrası röntgenler çekilip dişlerimdeki tüm problemler göz önüne çıkınca; elime bir kağıt verip 3.kat/4.kat/5. kattan randevu alıp önce kanal tedavi, sonra temizletme ve en son asıl problem olan kırık dolgumu yenileme şeklinde sıraladılar. Ben zavallı 'benim için acil olan kanal tedavisi ve temizletme değil. ilk sırayı dolguya alsakta daha sonra diğerlerini yaptırsam olmaz mı?' der demez hemen 'vay efendim öyle isteğe göre sıra ayarlanamaz sırası varmış. ve dolgu en son 5. katmış...' bla bla şeklinde konuşunca ''peki öyle olsun'' dedik ve tüm randevular almak için her kata sırası ile çıktım. 3. Kattaki kanal tedavisi için randevu almaya bir gün önceden gidip oradan RANDEVU almam gerekiyormuş. Niye bugün alsam olmaz mı?'' Yokkk olmazmış...

Diğer 2 kat ise ''biz randevuyu buradan veremiyoruz.'' diyerek elime küçük bir kağıt sıkıştırıp ''Bu numaraları arayın. Öyle randevu alın'' diye birer kağıt verdiler. Neyse kanal tedavisi isteğe bağlı olduğu için onu direk olarak es geçtim. Temizlemeyi, dolgu yaptırmadan önce kesin yaptırmam gerekiyormuş. Onun için eve dönüşte elime telefonu alıp, verdikleri numaraları aramaya koyuldum. Niyetim biran önce randevu alıp, dişimin dolgusunu yeniletmek. Ama telefonları düşüre-bilene aşk olsun. Numaralar ya meşgul yada çalıyor; ama açan yok. Hayır o değil. o meşgul esnasında neden açıyorlarda; benim aradığım zaman uzun uzun çaldırmama rağmen açılmıyor. Bir türlü çözemedim. Numaraları eşime de verip, bir yandan o; bir yandan da ben art arda numaraları arayarak en sonunda numarayı düşürdüm. Diş temizliği için randevu almak istediğimi söyleyince bana bir ay sonrasına randevu verdiler. Neyse buna da şükür en azından randevu aldık. diye kendimizi teselli ederek günün gelmesini bekledim. Gün geldi. Diş temizliğini yaptırınca birde kontrol maksatlı doktor bir randevu daha verdi. Neyse efendim o randevuyu da gittim. Diş temizleme işlemi bitti. Diş doktoru ''hiç bir problem olmadığını'' söyleyip beni dolgudan randevu almam için 5. kata gönderdi. Çok şükür...

Ben zavallı başıma ne geleceğini bildiğim için istemsizce asansör ile 5. kata çıkıp; dolgu için randevu istediğimi daha tam olarak söylemeden... Hemen elime yine bir kağıt sıkıştırıp ''bu numaradan arayıp, randevu alın'' dedi sekreterlik. Neyse efendim ben kağıdı elime sıkıştırıp, evin yolunu tutum. (Bu arada evim ile hastahane arası hemen hemen bir buçuk saat. Yani öyle yakın bir yerde değil...)

Eve gelince yine üst üste eşimle birlikte telefon ile randevu alma serüvenimize koyulduk. İki gün sonunda nihayet yine telefonu ben düşürdüm. Evet yine telefonu düşüren eşim değilde bendim. Sizce de çok garip değil mi? Yoksa hain koca arıyorum diye beni kandırıyordu da aramıyor muydu acaba? Olur mu olur... ;)

Randevu günü olarak 28 Eylül'ü vermesinler mi? Aman Allah'ım tamda okulların açıldığı gün. Ne yapacağım, en iyisi boş vereyim. Başka zaman yine arar başka zamana randevu alırım. Diye düşündüm. Ama eşimin ısrarları sonucu ilk gün çocukları okula göndermemeye karar verdik. Ben ilk gün hasta haneye gidip dolgumu yaptıracağım. İkinci gün (salı günü) ise, çocukları okula götürecektim. Öylede oldu. İlk gün paşa paşa Hacettepe hastahanesinin yolunu tutup dolgumu diş doktoru, pardon diş asistanına teslim edip, yaptırdım. Peki sonuç; bana göre pek iyi olmadı. Ama diş asistanı ve arada gelip kontrol eden diş hekimine göre çok iyi oldu. Umarım ben yanılıyorumdur. ;(

Bir gün Rotorla Okula Başlama Maceramız

Salı günü -öğlenci olan- çocukları okula götürüp, Emir'i 4. sınıfa Efe yi ise 1. sınıfa götürüp 2015 ve 2016 Eğitim ve Öğretim yılına bir gün rotorlu olarakta olsa ilk adımımızı attık. Şimdilik Efe laylom şeklinde boyama ve resim yaparak günleri geçiyor. Emir'in durumu ise biraz daha vahim. İlk ödevinin dün akşam yaptı zavallı kuzum. Okula gider gitmez ödevde biraz fazla oldu. Ama elden gelen bir şey yok; katlanacağız artık. Biz ise kırtasiyecilik görevimizi üstlendik. Elimizde listeler eksikleri tamamlayıp, defter ve kitap kaplayıp, etiketlemek ile uğraşıyoruz. O değilde bu sene kitaplar diğer senelere göre daha fazla. Önceden birinci ve ikinci kitap şeklinde olurdu. Şimdi bazı derslerin üçüncü kitaplarını da araya sıkıştırınca bir sürü kitap çıktı ortaya kapla kapla bitmiyorrr :(

Öğretmen konusu ise; Emir'in öğretmeni geçen seneki öğretmen olduğu için sorun yok. Efe'nin öğretmeni ise şimdilik iyi bir öğretmene benziyor. Bakalım ilerleyen günlerde nasıl bir değişiklik olacak göreceğiz. İnşallah bu değişiklik iyiye doğru giderde sorunsuz bir sene geçiririz. Yoksa diğer türlü bir veliye şimdiden gıcık oldum. Onu her görüşte 'ya sabır' çekiyorum. Yoksa terbiyem müsaide etse kadına dalacağım o derece sinir oldum. Her davranışı gözüme batıyor.. :/

Hadi bakalım gazamız mübarek olsun diyelim mi? Bence diyelim... :D

2014 ve 2015 seneki ilk eğitim öğretime başlama yazım ise burada. Geçen sene neler yaşamışım merak edenler okuyabilir....

Hoşça kalın...

29 Aralık 2014 Pazartesi

OĞLUMUN DİŞLERİ TAVŞAN(KAZMA) DİŞLİ OLACAKMIŞ YA!..

Evet nerede kalmıştık... Oğlumun ağzındaki üst iki dişi diş perisi para getirecek diye çıkardı, sonradan alt iki dişide kendi sallanarak ALlah'ın emri ile çıkmıştı. Ve son olarakta yandaki azının biride çürük olduğu için çok ağrı yapınca mecburiyetten çektirmek zorunda kaldık... :(

Etti mi 5, oğlumun ağzındaki 5 diş eksilince çocuğun şekli şemalı bir değişti. O yakışıklığından ise hiç eser kalmadı. Ama tabi yüzüne karşı '' Aaa babası bak gördün mü oğlum bu şekilde de ayrı bir tatlı oldu'' Filan diyorum ama tamamen yalan. :)

Hayır birde bu çocuğun alt ve üst iki dişte yan yana gidince doğru düzgün bir şeyde yiyemez oldu. Az kalsın bitkiler gibi fotosentez ile beslenecek hale geldi...

Aradan bir hafta geçiyor çocuğu yanıma çağırıyorum:
-Oğlum ağzını açta bir bakayım dişin gelmeye başlamış mı?
Çocuk koşa koşa geliyor heyecanla:
-Anne çıkmış mı, çıkmış mı?.. diyor
-Yok tam çıkmamış ama bir hafta sonra kesin çıkar. Sonra yine bir hafta geçiyor yine aynı şekilde hiç bir şey yok ama Emir'in morenini bozmamak için yine ona:
-Bir bilemedin iki hafta sonra kesin çıkar... :(
İki hafta geçince önce çıkan üstlerin aksine, sonradan kendiliğinden sallanan altlar küçük bir ışık gibi damağın içinden parlamaya başladı.
Neyse ki altlar bari çıkıyor diyerek ailecek derin bir ''ohh!'' çektik.
Bu sefer haftaları unuttuk ayda bir bakar hale geldik ama altta parlayan iki dişte gayet güzel şekilde çıktı ama üstte hiç bir şey yok, hayır en azından ufak bir ışıltı olsa biz ona da razıyız. Aa yok ne bir pırıltı nede başka bir şey damak olduğu gibi kıpkırmızı duruyor. Ben iyiden iyiye endişelenmeye başladım. Emir'e:
-Oğlum bir dişçiye dişini göstereli mi? Dedim.
Son diş çekiminden sonrada iyice dişçiden korkan Emir'in birde dişçi fobisi çıkmasın mı? Al başına belayı. Şimdi bu çocuğu zorla dişçiye götürürsen hayatında bir travma olarak kalacak belki, o sebepten zorlamamak gerek. Ama ya bu dişler hiç çıkmazda bu çocuk aynen ebem gibi bu küçük yaşında dişsiz kalırsa. Asıl sen o zaman gör tramvayı. Oyyyy ben ne edem, ne edemde bu çocuğun dişini çıkaram, diye kara kara düşünerek bir seneyi devirdik mi?

Şaka maka canım kuzum bir sene üst iki dişi yok şekilde hayatına devam etti.. :( Kara kuzum hemen hemen her gün Emir sende yaşlanmışsın dişleri dökmüşsün\ Emir dişleri yedin mi\ Dişer sana küstü de gelmiyor mu yoksa gibi... Mahalle dalgası da gördü. gerçi bu tür dalgaya genellikle bir dişi panterin yavrusunu nasıl korursa aynen o eda ile hemen o bayat esprileri yapanların üzerine atlayıp konuyu çevirdim. :) Hııı bu arada bu atlama öyle saç baş mahalle kavgası şeklinde değilde ufaktan ufağa laf çarpma yada şaka ile karşılık laf sokma şeklinde oldu... :)

Bir seneyi de devirince ben iyice kuruntulanmaya başladım. Tabi kendi içim rahat değil ya babayı hiç rahat bırakır mıyım. Düşüncelerimi sesli olarak ona da söyler onunda içine kurt düşürmeye başlayınca biz ana ve baba olarak nette bir araştırma yaptık. Acaba bu durum normal mi? Yoksa bir problem mi var diye..
Amannn oda ne, nette neler neler yazmışlar... Kimisi diyor o dişlerin yerinde diş yoktur \ Kimisi o dişler çıkamadığı için çıkmıyordur, o sebepten bir operasyon şart \ Kimisi diyor diş geri geri damağın içine doğru büyüyordur.... Vb.. Şeklinde sanki felaket tel lalleri gibi bir sürü yorumlar vede açıklamalar mevcut. Hayır orada bir Allah'ın kulu bu şekilde geç çıkma erken çıkan dişler için normaldir diyerek açıklama yapıp bizim yüreğimiz hiç rahatlatmamış.

Biz tüm bu bilgilere de bakınca pacalarımız iyice tutuştu. Eyvah gördün mü çocuk dişsiz olacak\ Hayır şimdi bu çocuğa takma dişte taktıramayız ki\ Off ya şimdi hayatının sonuna kadar bu şekilde üst iki diş yok şekilde yaşayamaz ki.. Diye evhamlanmaya başladık. Bir yandan da Emir'e bu kendi başımıza kurduğumuz kurguları söylemeden güzellik ile dişçiye götürmek için ikna etmeye çalışıyoruz. Bir iki hafta sonunda biz bu çocuğu ikna etmeye başardık... Tamam Emir'i ikna etme işi halloldu ama ya diş hasta hanesinden randevu almak gerekiyor. Güya randevu sistemi ile çok kolay şekilde hasta haneden randevu alınacak ama nerdeee!... 15 gün sonrası için randevu vermiyor. Bir gün sonra bir doktor boş gece saat 12 olunca onu bari alalım diye gece saat 12 olmasını bekliyoruz. Saat gece  12 olunca hemen bilgisayarı açıp bakıyoruz o randevu alınmış dolu gözüküyor. 2 gün sonrası için varmış bu sefer iki gün bekle yine aynı şekilde o da kapıldı derken biz bir ayda bu şekilde randevu almak için internet başında nöbetler tuttuk. Sonunda Allah'tan bir 15 gün sonrası için hemen bir randevu aldık.
-Ohhh çok şükür onu da hallettik. Diye yine bir sevindik. :)

Neyse efendim 15 gün sonra biz sabahın köründe çocuklar ile yola düştük ve dişçiye gittik... 
Hasta haneye gidince bir 10 dakika varmış 10 dakika önce Emir ile Efenin hasta hane içinde zıplama istekleri ile daha sonra da birbirlerini kedi köpek gibi yemeleri ile uğraştığım için. O 10 dakika bana 10 saat gibi geçti. Ama Allah'tan geçti ya çok şükür. Biz hemen doktorun muayenehanesine girip Emir'in diş problemini anlattım. Oda  dişlerine bir bakınca bir röntgen çektirinde oradan bakalım dedi. Daha sonrada röntgen çektirdikten sonra tekrar muayenehaneye gittiğimizde doktor röntgene bakınca:
-Dişler çıkacak yavaş yavaş gelmeye başlamış. Üst damak biraz dar olduğu için diş çıkacak yeri bulmakta biraz zorlanmış. Ama geliyor. Bu arada üst dişlerde biraz tavşan dişli gibi dişlek olacağa benziyor. 
Hatta ekrandaki röntgeni bana da gösterip bak burada dedi.
Ben o röntgeni görünce oğlumun gelen dişlerini seçtim. Aman Allah'ım onlar nasıl diş öyle resmen kazma gibi bir şeye benziyor. :(
 O değilde baba ve anne olarak hiçbirimizde kazma dişte yok ki bu çocuk kime çekti öyle... :( öğğğğğ...

Neyse ki o korkulu kurgularımızın hiç biri gerçekleşmedi diyerek sevinip. Buna da şükür diyerek hasta haneden ayrıldık...

Doktorun erken çıkması için verdiği jelleri de günlük üst damağına masaj yaparak sürmemiz sonunda dişte bir ışıltı çıkmaya başladı.. :)
O ışıltıyı gördük ya sonrası elbet gelir diyerek sanki üzerimizden büyüüük bir yük kalkmış gibi tüy gibi hafiflemiş halde evde dolaşmaktayım. :) Biri derin bir puhhh dese uçacağım. O derece hafifim gerisini siz düşünün artık :)




Hoşça kalın.

28 Aralık 2014 Pazar

DİŞ PERİSİ HİKAYESİ SEN BAŞIMIZA NE İŞ AÇTIN ÖYLE?...

Ben küçükken yaklaşık 7-8 yaşlarında iken süt dişim sallanırdı. Sonrada ''anne dişim sallanıyor'' derdim.  Rahmetli anacığım da bana ''Kızım kendin elinle çek o çıkar'' derdi. Ben ''Yaaaaaa ben yapamam, banane banane'' diyerek mızmızlanırdım. Oda ''gel o zaman, ben yapayım der '' elini ağzımın içine sokup hangi diş bu mu?.. Bu mu?...'' diye sorarken, ben basar yaygarayı elini ağzımdan atardım. Sonra da öylece saatlerce ağlar kadının başını ağrıtırdım. Zavallı anacığım benim çenemden kurtulmak için '' gel bir daha bakayım bu sefer acıtmayacağım '' diyerek beni ikna etmeye çalışırdı. Tabi ben , yine mızmızlanarak ''tamam'' der sonrada o sallanan dişime değince dişim acımadığı halde sırf acır diye korkumdan kadının elini ısırırdım. :( Tabi bu olay bu şekilde bir iki gün sürer en sonunda iyice sallanan diş annemin eline de değince resmen kendini yere atardı. Tabi dişte bir yerde benim mızmızlığım vede anneme yaşattığımdan bıkmış olsa gerek :)


Emir 8 yaşına girince, benim küçüklük bu anımı eşime anlatır. Daha sonrada ''Emir'inde dişi çıkacak ben bak baştan söyleyeyim diş çıkarma işine karışmam'' diyerek baştan kendimi garantiye almaya çalışırdım. Ama neerdeee!.. benim bu hikayemi duyan koca, hiç kendini riske sokar mı? 
-Sen anana çektirmişsin, Şimdi de oğlun sana çektirsin de kadının halini anla derdi..

Biz çocuklar yanımız da yokken bu konuyu ara ara konuşur. Sonra:  ''yok sen çıkaracaksın?'' '' hayır ben değil sen çıkar'' diye daha dişi sallanmayan çocuğun dişini çekmek için arar ara ufaktan ufağa atışır. Ama hiç kimse galip gelmeden konu kapanırdı.

 Bir gün Emir ile birlikte bir çizgi filme bakarken orada bir çocuğun dişi çıkıyor oda çıkan dişini yastığının altına koyuyor, uyuyor. Sabah kalkınca ise yastığını kaldırınca altın da parayı görüyor. Ertesi gün yine aynı şekilde denemek için dişini çıkarıyor. Yine yastığının altına koyuyor sonra yine bakıyor yine yastığını altında para var. Diş güya paraya dönüşmüş. Biz bu çizgi filme bakarken Emir bana:
-Anne çıkan dişimizi yastığın altına koyarsak para olur mu dedi?
Ben zavallı ise güya akıllık yapıp, eğer dişi sallanırsa, sallanan dişini ben çıkarmak zorun da kalmayayım diye.
-Hııı  olur!... Dedim.
 Bizim ki bu çizgi filme  kendini çok kaptırmış olsa gerek ki bu çizgi filmi izlediğimiz bir gün sonra akşam yatağına yatırdıktan sonra, onlara süt getirmek için çıktığımda.  Sallanmayan dişini zorla eli ile oynaya oynaya çıkarmış.
Sütü getirdiğimde elinde diş ağzında kan ile bana kanlı dişini uzatarak:
-Anne bak dişim çıktı. Dedi. Ben:
-Ne yaptın oğlum dişin sallanıyor muydu da çıkardın? diye çıkışınca. 
Bizim ki benim bir anda verdiğim tepkiden korktuğundan olsa gerek:
-Ev evet sallanıyor du... Dedi.
Sonra dişini bana verdi. Bende onu lavaboya götürüp elini ağzını yıkayıp tekrar yatağına yatırdım. Sonra baktım ki yorgan nevresimde kan olmuş onu çıkardım. Yeni bir nevresim almaya gittim, sonrada tekrar odalarına döndüğümde.
Emir'in elinde yine bir diş ile bana sırıtarak:
-Anne bak, bu dişim de çıktı dedi.
Ben:???? Şaşkın, afallamış, ne oluyor şimdi ya diye saf saf çocuğa baktım kaldım. Şimdi bu olaya sevineyim mi üzüleyim mi bil-emedim. Normalde körün istediği bir göz Allah verdi iki göz olayı var. Ama bu şekilde üst üste iki dişi birden çıkınca da çocuğun ağzı yüzü bir yana kaymış gibi çirkin bir şey oldu ama ya??? ben öyle istememiş tim ama diye işten işe sitem ediyorum. 

Sonra da işin işinden çıkamadım hemen eşime çağırıp olayı ona da anlattım. Oda gayet sakin:
-Daha ne istiyorsun bak çocuk iki dişini de kendi çıkarmış. Senin küçükken yapamadığın cesareti o yapmış. Senide diş çıkarma olayından kurtarmış dedi. Ben çaresiz halde:
-Ama ben birden iki dişi bu şekilde çıkmasını istememiştim kiii... Dedim.
Yine elini ağzını yıka sonra tekrar yatağına yatırdım. Bu sefer yatağına  yatırırken de ''bak bir daha dişlerinle oynama yoksa dişin eğri çıkar'' diyede gözünü korkutup hemen yatırıp, çocuğu uyuttum. :)

Ertesi gün sabah okula gitmeden önce, kahvaltı yaparken Emir bana :
-Anne verdiğim dişi nereye koydun dedi. Bende:
-Peçeteye koydum   masanın üzerinde . Ne oldu ki? dedim. Emir:
-Anne akşam dişlerimi yastığın altına koyalım mı? Diş perisi gelir belki dişlerimi alıp para koyar dedi. :) ben de gülerek ''tamam'' diyerek kestirip attım.

Sonra eşim ile konuşunca karalaştırdık ki, biz dişilerinin yerine para koymayalım. Eğer para koyarsak bu iyice inanacak bir haftada ağzında ki bütün dişini gözümüzün önünde çıkarıp bize verecek. Çizgi filmdeki o yaratık bir gün sonra hiç bir şey olmamış gibi başka bir konu ile tekrar dişleri ile karşımıza çıkıyor. Ama Emir de öyle bir şey olmayacağı için çocuğun dişi gözlerimizin önünde çıkacak sonrada dişsiz ne yemek yer, nede bir şey içebilir doğru düzgün, diyerek karalaştırdık.

Akşamda Emir'i karşımıza alıp. ''Orada ki çizgi film gerçek değil öyle bir şey olmaz'' diyerek çeşitli örnekler vererek anlattık. Akıllı oğlum anladı. ''Tamam'' dedi. Ve yattı.
Tabi ben üzgün, şimdi çocuğun dişi boşu boşuna mı çıktı? Para koysak ne olur du?'' Diyerek analık duygularım ağır bastığı için kocişkoya sitem ettim. Biraz, ama onun haklı olduğunu bildiğim için analık duygularımı bastırıp, yastığının altına para koymadım. :(

Emir'in bu şekilde üst dişlerinden bir 6 ay kadar sonra alt dişlerinden ikisi sallanırken kuzum:
-Anne dişim bak çok sallanıyor çıkarayım mı diyerek bu sefer işini garanti altına aldı.
Bende dişinin sallanıp sallanmadığını onaylamak için elimi dişine değdirdiğim de gördüm ki diş düştü düşecek. Ama asılıp çekmeye korkan, ödlek biri olan ben, hemen elimi sanki bir yaratık ısıracakmış gibi hızla çekip:
-Tamam oğlum dişini asılda çıksın. Dedim. Kuzum iki dişinide bu şekilde çıkardı...

Sonrası mı? Sonrası da yarın gelsin.
Bu hikaye biraz uzuna benziyor. Şimdi gece gece ne ben yazmak için uğraşayım nede siz okumak için daha fazla yorulun. :) Yarın kaldığımız yerden devam ederiz. :)


Hoşça kalın.








Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

19 Ağustos 2014 Salı

SİGNAL WHİTE NOW GOLD ÜRÜNÜ HAKKINDAKİ YORUMLARIM

Merhabalar arkadaşlar bugün sizlere fikri mühimin yeni kampanyası olan signal white now gold kampanyası için bana gönderilen paket hakkındaki düşüncelerimi sizler ile paylaşmak istiyorum...

Ramazan bayramında bu postta da yazdığım üzere memlekete tatile gittim. Eeee tatil, üstelik birde bayram tatili olunca gelsin şekerler, lokumlar gitsin baklavalar, tatlılar şeklinde her evde farklı birbirinden lezzetli ikramlar gelince yememek olmaz. Üstelik gelen ikramlar ye beni ye şeklinde de olunca gel de yeme :) seklinde olduğu için ister istemez tatlı şeker türünü biraz abarttık. Tabi tatil modunda olunca insanın hiçbir şey yapası gelmiyor o sebepten dişlerimi de bir gün fırçalarsam iki gün fırçalamadım. :(

Bu şekilde günler geçerken bana kargodan telefon geldi... 
-Sultan hanım bizde paketiniz var adres güncellemesi yapmak için aradık yarın paketiniz evinize gelir şeklinde...

 Ben ise:

-Ben şehir dışındayım paket evime değilde eşimin iş yerine gelsin diyerek eşimin iş yeri adresini verdim.

Ertesi gün paket eşimin iş yerine gelmiş... Eşim vede çalışma arkadaşları meraklı olduğu için paketi açıp içinde ne olduğuna bakmışlar. Paketin içinde olanlar şu şekilde imiş...

ürün yorumu, fikrimühim kampanyası, diş sağlığı, sağlıklı yaşam, kampanyalar,


1 Adet Orijinal boy Signal White Now Gold Diş Macunu
1 Adet Signal Ultra Reach Diş Fırçası  
10 Adet Deneme Boyu Signal White Now Gold
10 Adet Gratis %40 İndirim Kuponu

 Eşimin arkadaşları signalin yeni ürünü olan bu dış macunu hepsi merak etmiş ve deneme boylarını herkes birer tane alıp deneme boyu kalmayanlara ise Gratiste geçerli olan indirim kuponlarını alıp. Bana orjinal boylu Signal White Now Gold diş macunu vede signal ultra reach diş fırçasını bırakmışlar.. :) 

 Gerçi bu durum isabetlide olmuş. :) Bu sayede benim dağıtmam gereken deneme boyu vede kuponları eşimin sayesinde herkese dağıtılmış olmuş... )

Tatil dönüşünde ise masanın üzerinde duran kutu vede içindeki ürünü hemen gözüme ilişti sonrada ayna karşısına geçip dişlerime baktım... Ve kendi kendime ''bu bana doğanın bir mesajı olsa gerek tamda ihtiyaç duyduğum şu sıralarda ilk karşıma çıkan ürünü hemi denemek hemide dişlerime eski beyazlığına kavuşma şansı vereceğim'' diye düşündüm ve hemen kullanmaya başladım...

Sonuç olarak ise, ürün signalin diğer ürünlerine nazaran daha farklı vede sonucu daha güzel bir ürün... Özellikle içindeki yoğun maviliği dişini fırçalarken tüm dişlerini kapladığı için sanki daha ferahmış gibi bir his veriyor. Benim için bu aralar kullandığım vede memnun olduğum dış fırça vede macun markam bunlar...

Hımmm bu arada bu postu hazırlamadan bir gün öncede eşime sordum. 

-Arkadaşlarına sor bakalım onlarda denemiş mi? Sonuçtan memnun muymuşlar? Diye sordum...

Oda işe gidince arkadaşlarına sormuş... Ve herkes ''deneme boylarını bitirdik ve hemen gidip yeni bir tane signal white now gold aldık kendimize bu sayede bizlerin yeni diş macunu markamız oldu demişler.... '' Eşime vede bana bu ürünü tanıştırdıkları için teşekkürler etmişler... ):

Eeee onlardanda tam not alıp, teşekkürler de aldığımıza göre sıra geldi benim teşekkürüme :)

Teşekkürler signal, teşekkürler fikri mühim.... :)

Sizin sayenizde daha güzel gülümsememeler vede daha beyaz dişere sahip olacağız...

Hoşça kalın.


Katıldığım diğer fikrimuhim kampanya yazılarımı okumak için ise tık tık

4 Ağustos 2013 Pazar

EMİR'İN DİŞ APSESİ

Hayırlı akşamlar kızlar, nasılsınız?... Beni sorarsanız Efe'nin yanağının morarması tam olarak iyileşmeden Emir'in dişi apse yapmış... :( O sebepten moralim de bozukluk söz konusu....

Cuma günü akşam üzeri kuzum 'anne dişim ağrıyor' dedi bende dişine baktığımda azı dişi çürümüş ve o çürüğün içine bir tane pirinç tanesi girmiş onu kürdanla çıkartıp oğluşuma dişini fırçalattım ve kuzum o şekilde akşam yattı... Biz sahura kalktığımızda Emir'im tekrar 'anne dişim ağrıyor' diyerek ağlı yarak kalktı baktım ki yanağında hafif şişlik var herhalde dişi apse yaptı diyerek bir aspirin içirip daha sonra ise tuzlu su ile gargara yaptırdık.. Ağrısı biraz hafiflediği için tekrar yattı sabah kalktığında yanağı aynen bu şekilde idi... :(

tokideki sesin diş sorunu

Kuzucuğumun bu halinide görünce iyice korktuk bu tuzlu su ile geçecek gibi değil diyerek hemen diş merkezinin acilinine gittik...

Acilde doktoru beklerken hali...

tokideki sesin diş sorunu

Oğluşum dişinin çekilmesinden korkuyor, ama diğer taraftan da diş ağrısı canını çok yaktığı için 'anne bir kere acıyacak ama sonra tamamen kurtulacağım demi' diyerek biran önce kurtulmayı bekliyordu.

Doktor bizimde tahmin ettiğimiz üzere dişinin apse yaptığını ve bu apsenin inmesi için ona (Augmentın) antibiyotiğini verdi. 'Bunu kullanın apsesi insin indikten sonra getirin çekelim' dedi...

Şimdilik yanağındaki şişlik biraz olsun indi antibiyotiğini halen içirmekteyim inşallah en yakın zamanda kuzucuğumun bu çürük dişinden kurtulur da bizde oda rahat bir nefes alabiliriz...

Hoşça kalın.

25 Mayıs 2013 Cumartesi

DİŞ AĞRIM :(

Diş ağrısı ne kötü birşeymiş öyle ya :( hani derler ya diş ağrısı doğum sancısı ile eş değer diye bence yanlış onun iki katı kadar daha fazla bir ağrı söz konusu...

tokideki sesin diş ağrısı

Benim bu dişim de daha hamile iken başlayan bir ağrıma durumu vardı. Emir'e hamile idim, sene 2005 bu dişim çürümüş hafif hafif sancımalar oldu ama hamile olduğum için hemen dişçiye gitmedim doğum yapınca giderim diye erteledim. Tabi o sıralarda bu şekilde çok feci bir ağrı değilde hafif hafif arada yokluyordu sonra hemen geçiyordu o yüzden dayanmam kolay olmuştu. Herneyse ben doğum yaptım bu dişim yine başlayınca ilk fırsatta en yakın diş polikliniğine gittim. Dişçi 'dişine dolgu olabilir istersen çekmeyelim de dolgu yapalım' dedi.  Bende kabul ettim... veee böylece zorlu bir işlemden sonra dişime dolgu yapılmış oldu... dişlerine dolgu yaptıranlar ne demek istediğimi gayet iyi anlamıştır.

Dolgu yaptırdıktan sonra pek bir sorun olmadı daha ki bu seneye kadar bundan iki ay önce bir akşam dişimi fırçalarken dolgum laoboya düştü. :( Eşimin bir dişçiye git diye ısrarlarına rağmen bir müddet bir şey olmaz diye sürekli erteledim durdum. Daha ki ağrıların şiddeti hafif hafif artmaya başlayana kadar.

Diş ağrılarımın şiddeti arttığı için en yakın diş polikliniğine gidip dişimin düşen yerine tekrar dolgu yaptırmak istedim. Ama diş hekimim ağız röntgenini çektirdikten sonra 'bu dişi biz kurtaramayız dolgu yapılmaz mecburen çekilmek zorunda' dedi. Ben ise kabul etmedim o zaman başka yere giderim diye oradan ayrıldım. ( tabi o esnada diş ağrım yok o yüzden tuzum kuru)

Aradan bir ay gibi süre geçtikten sonra dişim yine ara ara tutmaya başladı. Bende en kısa zamanda ağız diş sağlığı merkezinden randevu alıp gittim.  Orası da aynı şekilde bir röntgen istedi çektirdim sonra doktorun yanına tekrar gittim. Doktor  röntgene baktı ve bana 'bu dişe dolgu olmaz ancak çekim yapılır' dedi. Benim o esnada ağrım var artık bıkmışım o sebepten 'tamam çekin yeter ki bu dişten beni kurtarın' dedim. Ama dişçi ' yok şu anda çekemem de çünkü dişin uzun müddet açık kaldığı için kökünde enfeksiyon oluşmuş önce onu gidermemiz gerek' diyip bana kullanmam için iki tane antibiyotik yazıp 'bunları kullan bir hafta sonra tekrar gel' diye gönderdi.

Antibiyotikleri kullanıp bir hafta sonra gittiğimde ise,  tekrar baktı. 've bana bu dişi ben çekemem çünkü bu dişi çekerken kırılabilir, bizim burada ise ameliyathane olmadığı için kalan parçayı alamayız' dedi. tabi ben iyice korktum :( ' Neeee kırılırmı? nasıl yani diyerek hemen olduğum yerden doğruldum' o ise, gayet rahat şekilde 'evet kırılabilir o sebepten sen bir üniversite hastanesine git' dedi. Eee ben dişimin kırılacağını öğrendim ya daha orada durur muyum hemen çıkıp oradan uzaklaştım.

Antibiyotiklerin hepsini bitirdiğim için dişimdeki ağrı hafiflemişti o sebepten amannn bu şekilde biraz daha idare ederim diye! hiç bir şey yapmadan hayatıma devam etmeye başladım. Daha ki dün akşama kadar dün akşam başlayan sancı halen devam etmekte....:(( Şuanda ne yapacağımı hiç bilmiyorum diş ağrımı hafifletmek için aklıma gelen vede elimden gelen her şeyi yaptım ama yokkk!  geç-mi-yorrrrrr

Bende havadisler bugünlük bunlar şuanda çok feci bir diş ağrısı ile cebelleşmekteyim. :( Bu ağrı yüzünden halen kahvaltımı dahi yapamadı mm...:(