11 Ekim 2017 Çarşamba

Fotoğraftan Yapboz (Puzzle) Yapımı

Merhabalar arkadaşlar. Küçük oğlumun sosyal bilgileri dersinde her hafta bir etkinlik çalışması oluyor. Normalde etkinlikleri çocuklardan çok veliler kafa yorup, yaptığı için ben pek tasnif etmiyorum. Ancak bazı etkinlikler o kadar eğlenceli ki ailecek eğlenceli vakitler geçirmenize neden oluyor. :)

İki hafta önce, bizim nesilin yapboz olarak tabir ettiği; ancak (ecnebi düşkünlüğümüz sebebi ile onların tabiri ile anılmaya başlandığı için) şimdiki nesil puzzle olarak bilinen bir etkinlik ödevi vardı. Ödevimiz her hangi bir nesne, hayvan yada insan resmini istediğiniz şekillerde ve istediğiniz parçada yapboz yapmaktı...


Fotoğraftan Yapboz (Puzzle) Yapımı

Fotoğraftan puzzle nasıl yapılır?

Düşündüm, taşındım. Ve aklıma kurban bayramı günü çektiğim şekerden iyi bayramlar yazan, üç kardeşin birada bulunduğu resmi yapboz yapmaya karar verdim. İlk önce bir kırtasiyeden o resmi A5 kağıdına çıkarttım. O fotoğrafı bir kartona yapıştırdım. Sonrada kartonun arkasına rastgele şekiller çizip o şekilleri makas ile kestim. Hepsi Bu kadar....

Fotoğraftan puzzle nasıl yapılır?

Şekiller aceleye geldiği için pek güzel olmadı. Eminim ki sizler daha özenli ve güzel yapabilirsiniz.
Sonrasında ise çocuklar ile birlikte eğlenerek yaptık. Hatta dakika tutup en hızlı kim yapıyor oyunu dahi oynadık. Biz nerdeyse 1 hafta ara ara çıkarıp, bu yapbozu yaparak oynadık. Daha sonrasında her oyuncaktan sıkıldıkları gibi bundan da sıkıldılar. Bende kaldırdım. Aradan biraz zaman geçtikten sonra tekrar çıkarırsam eminim ki bir kaç gün yine eğlenerek oynarlar. :)

Bence bu çalışmayı küçük çocuklarınız için bir aktivite çalışması olarak yapabilirsiniz. Tabi onlar için yaşlarına göre parçayı azaltabilir yada çoğaltabilirsiz.  Ben bu yayını sizlere fikir vermek maksatlı yazdım. Hatta bundan sonra bu tarz çalışmaları fırsat buldukça da ekleyeceğim. Çünkü biliyorum ki çoğu anne bu tarz etkinlik fikri almak için googleye aratma yapıyorlar. O şekilde arama ile gelmiş bir kişi iseniz. Buraya da bir göz atmanızı tavsiye ederim. Orada da sizlerin ilgisini çeken çok çalışma var.
Yapacak olanlara şimdiden kolay gelsin ve iyi eğlenceler dilerim.... ;)

8 Mayıs 2017 Pazartesi

23 Nisan Gösterisi Ve Gösteriyi 11 Günlük Bebek ile İzlemem

Merhabalar sevgili arkadaşlar;

Bugün sizlere geçmiş 23 Nisan gösterisini paylaşmak istiyorum. Evet biliyorum bu yayını paylaşmakta çok geç kaldım. Ancak bloğum aynı zamanda benim hayatımda değer verdiğim anları yazdığım bir arşivim olduğu için yazmak istiyorum. Ki zaten 23 Nisan Kutlaması'nı 23 Nisanda değilde 28 Nisanda kutlandığı için. Benim geç yazmamın pek önemi olmaz diye düşünüyorum.

İlk olarak 23 Nisan kutlamalarının neden 23 Nisan pazar günü değilde, 28 Nisan Cuma günü kutlandığını açıklayayım. 23 Nisan günü Türkiye genelinde yağışlı bir hava hakim olduğu için, zaten il ve ilçelerin çoğunda ya erken bir kutlama, yada geç bir kutlama yapıldı.
İyi mi oldu? Yoksa kötü mü oldu? Sorusunun cevabı ise düşünce ve bakış açısına göre değişir. İyi olmadı. Çünkü 23 Nisanı gününde kutlamak en güzeli olurdu. Ancak kötüde olmadı. Yağmurlu havada çocuklar incecik kıyafetler içinde üşüyecek ve ıslanacaklardı. En azında çocuklar sıcak havada üşümeden ve ıslanmadan gösterilerini rahatlıkla yaptılar. Tabi havanın güzel olması sebebi ile gösteriyi izlemeye gelen kişi sayısı da fazla olması çocuklar için ayrıca güzel oldu...

23 Nisan Gösterisi Ve Gösteriyi 11 Günlük Bebek ile İzlemem

Canım kuzum Bu yılki 23 Nisan gösterisi balkan danslarıydı. İlk olarak yavaş şekilde başlayan gösteri en sonunda hızlı damat halayı şeklinde devam etti. Aslında gösteri ile ilgili birde videom var. Ama gösteriyi izlerken zaman zaman duygusal anlar yaşadığım için elimi çok titretmişim. O sebepten video pek izlenilecek şekilde olmadığı için eklemeye gerek görmedim.

23 Nisan Gösterisi Ve Gösteriyi 11 Günlük Bebek ile İzlemem

11 günlük bebeğim ile oğlumun gösterisini ''izleyemeyeceğim'' diye düşünürken, kayın validemin teklifi ile hemi kızımı emzirip, ağlatmadım. Hemide oğlumun gösterisini rahat rahat izledim.
Nasıl mı? İzledim, çünkü kayın validem 11 günlük kızım ile arabada bekledi. Bende her saat başı arabaya gidip, kızımı emzirdim. Böylece iki çocuğumu da ihmal etmeden onların gönlünü ve ihtiyaçlarını gidermiş oldum.

Tabi oğlumun arkadaşları ile birlikte oynadığı halk oyunlarını görünce; lohusa kafası vede sulu gözlü bir anne olmamdan kaynaklanıyor olsa gerek; iki gözü çeşme ağladım. Etrafıma bakınca benden başka ağlayan kimsenin olmaması sebebi ile utandığım anlar dahi oldu. :( O değilde ne olacak benim bu duyguları yoğun yoğun yaşama halim yaaa?


14 Mart 2017 Salı

Şimşek Mecqueen Karakteri Ve Çantası

Çocuğu olan her kişinin bildiği üzere, çocuklar dönem dönem bazı çizgi film karakterlerine daha çok bağlanır. Ve o karakterlerin oyuncakları, kostümleri, kıyafetleri ve çantalarından sahip olmak isterler. Bir dönem pepe, bir dönem örümcek adam gibi karaktere bağlı olan Efe, şimdilerde ise şimşek mcqueen karakterine ayrı bir şekilde bağlı...

Okula giden bir çocuk olduğu için en çok ihtiyacımız olan okul çantaları... Geçen hafta karşıma çıkan karakterdukkani.com sayesinde Efe'nin çok beğeneceği ve benim gönül rahatlığı ile oğlumun kullanmasına izin verebileceğim. Lisanslı çantalar ile karşılaştım. Üstelik bu çantalar şimşek mcqueen karakterli çantalardı. 👍

Şimşek Mecqueen Karakteri Ve Çantası

Çantayı sipariş ettikten kısa süre bir sonra elimize ulaştı. Efe okulda iken kapımı çalan kargo ile çantaya sahip oldum. Çantayı Efe'nin yatağının üstüne bırakıp, ona sürpriz yaptım. Efe okuldan gelince çantasını yatağın üzerinde görünce o kadar çok sevindi ki sevincini anlatmaya kelimelerim yetmez. Çantasını bağrına basıp, zıp zıp zıplayarak sürekli bana teşekkürler edip, beni öpücük yağmuruna boğdu. 😂

Onun o sevincini görmek zaten her şeye değerdi. Sizlerde çocuklarınızı arada şımartmak ve onları çok mutlu etmek istiyorsanız. Bu siteye bir göz atın derim. Çünkü site gerçekten de çok güvenilir bir site. Kapıda ödeme seçeneği ile isterseniz sipariş ettiğiniz ürünün ödemesini elimize ulaştıktan sonra yapabilirsiniz.

Şimşek Mecqueen Karakteri Ve Çantası


Şimdi siteye şimşek mcqueen diğer ürünlerini sipariş etmek için inceliyorum. Çünkü şimşek mcqueen  nevresiminden, kostümüne, hatta doğum günlerinde kullanacağınız konsepte uygun parti malzemelerine kadar bir sürü ürün seçeneği var.  Şimşek mcqueen oyuncakları ise o kadar güzel ve orjinal ki siz dahi bu oyuncaklar ile oynamak istersiniz. Çünkü ben oğlumla birlikte birde kendim için şimşek mcqueen oyuncağı alıp, araba yarışı yapmayı düşünüyorum. Ne yani anneler oynayamaz diye bir kaidemi var? 😉

20 Ocak 2017 Cuma

2016-2017 yarı yıl karnesi ve duygularım

Canım kuzularım yine karnelerine kavuştular!... 😃
Bu dönemde de ev ödevleri, proje ödevleri ve performans ödevleri ile boğuşan kuzularım nihayet tüm emeklerinin karşılıklarını güzel bir karne ile aldılar.

2016-2017 yarı yıl karnesi ve duygularım

Evet bu dönemde çok çalıştılar, çok emek verdiler, çok yoruldular bunun karşılığında bir hediye almayı hak ettiler. Bence en güzel hediyeyi de takdir belgesi ve güzel karneler ile almış oldular.
Lakin alışagelmiş karne hediyesi (küçükte olsa) almak lazım. Çünkü bu hediye onlara ödülden ziyade küçük çaplı bir hediye olmalı ki... İyi notları sırf  bizlerden ödül almak için alıyor olmasınlar. Ben bu konuda elimden geldiğince hassas davranıp, çocuklara yarı yıl ödülü olarak aldıkları karneler onlara en güzel ödül olduğunu, bizim aldıklarımız ise onlar için alınmış küçük bir hediye olduğunu sık sık dile getiririm.

2016-2017 yarı yıl karnesi ve duygularım

Emir bu sene 5. sınıf. Yani orta okul 1. sınıf öğrencisi olduğu için ilk aylar biraz afalladı. Hatta öğretmeni ile birlikte çuvallayacak diye korkmuştuk. Çok şükür ki bizim ve öğretmenlerinin desteği ile orta okula da alıştı. Ve yine 90 küsur not ortalaması ile takdir belgesini aldı....

Efe bu yıl 2. sınıf olduğu için aynı öğretmen ve aynı arkadaşları ile birlikte dönemine devam ettiği için hiç zorlanmadan bu dönemi bitirdi. Onun için ekstra olarak bu yıl İngilizce desi eklendiği için farklı bir öğretmen olarak İngilizce öğretmeni derslerine girdi. Efe ana sınıfından da alışmış olduğu İngilizce dersine çok kolay uyum sağlayıp, bir sürü kelime, sayılar ve renkleri çok iyi öğrendi. Sınıfında bazı arkadaşları İngilizce derisinden zorlanırken o çok kolay şekilde o ders saatlerini atlattı. Bunun karşılığında da hepsi 5 (çok iyi) olan bir karneyi alarak oda en güzel ödülünü aldı...

Ben ise bu dönem hamilelik sebebi ile zaman zaman isyan bayraklarını kaldırsam da elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Çok şükür ki azda olsa yapmışım ki kuzularımın başarısı ile gururlandım. Buda benim için en büyük ödül oldu.

Şimdi 15 gün boyunca bol bol dinlenip, eğleneceği ve zaman zaman gezip, oynayacağımız bir gün bizi bekliyor.  Allah sağlık-sıhhat ve huzuru üzerimizden eksik etmesin, cümlemiz ile birlikte... (amin)


15 Aralık 2016 Perşembe

Yerli Malı Yurdum Malı Haftası Kutlaması

Yerli malı haftası gelince ilk aklıma gelen söz: ''Yerli malı Yurdun malı, her Türk onu kullanmalı!'' sözleri gelir. Eskiden büyük bir coşku ve özenle kutlanan yerli malı haftası, artık eskisi gibi kutlanmıyor. Hatta bazı okul ve öğretmenler kutlamaya dahi tenezzül etmiyor.😲

Neyse ki bizim öğretmenimiz bazı öğretmenlerin yaptığı gibi yılbaşı kutlaması yerine; yerli malı kutlaması yaptırıyor. Bence, böylece tarihi bir değerimize sahip çıkmış oluyoruz. Bu tarz kutlamalarımız keşke, hep eskimeden devam etse!...

Yerli Malı Yurdum Malı Haftası Kutlaması


Bak şimdi aklıma ne geldi? Eskiden yerli malı haftası kutlamasında, birde ''meyveler konuşuyor!'' diye bir kora şiirimiz vardı ki; ayrı bir eğlenceliydi. Bir arkadaşımız Amasya'nın elması olurken, diğer başka bir arkadaşımız ise Anamur'un muzu, Giresun'un fındığı, Mersin'in limonu vb. olurduk. Kim hangi meyve ise; O, o meyvenin resminden bir şapka yapar, kafasına takardı. Gerçi şimdi o şekilde uzun boylu bir kutlama yapılmıyor. 😔

Biz bu sene, yerli malı kutlamasını, bazı anneler evden pasta, börek, kurabiye, sarma yapıp getirdi. Ve ayrıca pazardan alınan yerli meyvelerden de getirip, çocuklar ile küçük çaplı bir kutlama şeklinde yaptık.

Son günlerde gündemden düşmeyen acı olay ve haberlerden her ne kadar çocuklara duyurmamaya çalış-sakta; etkilenen çocuklar için çok güzel bir moral oldu. Kuzular önlerindeki yiyecekleri büyük bir iştah ve güler yüzle yediler...

Yavrularım Allah sizinle birlikte tüm Dünya çocuklarının gözlerinden yaş yerine kocaman gülümsemeyi eksik etmesin... Çünkü çocuklara ağlamaktan çok, gülmek yakışıyor...

19 Eylül 2016 Pazartesi

2016-2017 Eğitim ve Öğretim Yılına Başlamak

Merhabalar sevgili okurlar; uzun bir yaz tatili sonunda nihayet okullar açıldı. Evet nihayet diyorum çünkü benim kuzuların ikisi de okulundaki arkadaşlarını çok özlediler. Çok şükür ki ikisi de arkadaşlarından ayrılmadı. Ancak yepyeni öğretmenler ile 2016-2017 yılı eğitim ve öğretim yılına başladılar.

İsterseniz ilk olarak evin asisi olan Emir ile başlayalım. Emir bu sene 5. sınıf, yani yeni eğitim-öğretim sistemine göre orta okul 1. sınıf öğrencisi. Sabahçı olan kuzumu sabah erkenden kaldırıp, kahvaltı yaptırdıktan sonra; birlikte okul yollarına düştük.
Yolda ara ara yaptığımız muhabbetlerden de anladığım üzere her derse farklı bir öğretmen girecek olmasından dolayı biraz korkusu var.

İlk okul yılında dahi 4 tane öğretmen değiştirmiş bir çocuk olduğu için. Ona:
-Oğlum sen farklı öğretmenler ile birlikte ders yapmaya alışıksın. Diğer yıllarda sürekli öğretmenin değişmesine rağmen hiçbir şekilde afallama olmadan okula devam ettin. Keza aynı şekilde okul başarında da düşüş olmadığı gibi artışlar dahi oldu. O yüzden bence hiç korkma. Eminim sen tüm öğretmenlerine akıllılığın, dürüstlüğün ve çalışkanlılığın ile kendini sevdireceksin. Dedim.

Benim bu sözlerimden sonra biraz olsun rahatlayıp:

-Haklısın anne... dedi.

Müdür beyinde dediğine göre henüz bazı branş öğretmenlerinde eksiklik varmış. İki haftaya kadar öğretmen eksikliği hallolacakmış. (umarım biran önce tamamlanır.)

fotoğraf geçen seneden, bugün kuzularımın fotoğraflarını çekmeyi atlamışım. :(


Efe evin maskotu ise bu sene 2. sınıfa başladı. Onunda arkadaşları aynı. Ancak öğretmeni bu sene müdür yardımcılığa tayin edildiği için yeni bir öğretmen gelecekmiş. Yeni bir öğretmen gelene kadar çocuklar açıkta kalmasın diye şimdilik çocukların başında...

Emir sabahçı; Efe ise öğlenci. İkisinin de arkadaşları aynı, öğretmenleri değişecek. Bence bu durum pekte önemli değil. Nasıl olsa sınıf sayıları yükseldikçe farklı fraklı öğretmenler ile ders alacaklar. O yüzden şimdiden alışsınlar. Önemli olan sevdiği arkadaşları ile aynı olmaları. Çünkü o arkadaşları ile nerde ise 7-8 ay kadar yedikleri içtikleri ayrı olmayacak.

Benden durumlar ise; bu yıl anlaşılan okul yolunu yol edeceğim. Hatta okul yolunda doğurursam hiç şaşırmayın.. ;)

2015 ve 2016 eğitim ve öğretim yılına başlama yazım...

2014-2015 eğitim ve öğretim yılı yazım

17 Haziran 2016 Cuma

2015-2016 EĞİTİM VE ÖGRETİM YILI BİLANÇOSU

Bir eğitim ve öğretim yılının daha sonuna geldik. Tüm çocuklar bu dönemde aldıkları karneler ile kimisi sevinirken, kimisi üzülüyor. Ancak şunu unutmayalım ki, o karnelerdeki notlar sadece çocuğun başarısını\başarısızlığını göstermiyor. O karnedeki notlar öğretmen, veli ve çocuğun başarısını gösteriyor. O yüzden o karnedeki notları görüp, sadece çocuklara kızmayalım. Ki burada en son kızılacak kişi öğrenci. Ondan önce kendimize hatta öğretmene dahi kızmalıyız.

Geçen seneki hazırladığım 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı bilançosundan sonra, Bu yılda yaşananları bir postta toplamak için bir bilanço hazırlayacağım. Bir bakıma bu post, benim içinde bir durum değerlendirmesi olacak. Bakalım bu yılda neler yaşamışım ve neler düşünüp, neler yazmışım göreceğiz... Başlayalım mı? ;) Hadi başlayalım....

2015-2016 EĞİTİM VE ÖGRETİM YILI BİLANÇOSU

İlk göz ağrım, yavrum, kara kuzum, tosunum, Emir'im Daha dün gibi ilkokula başlama günlerini-hatırlarken; ilkokulu bitirdi bile!. Evet şaka gibi ama, benim oğlum büyüyoooooor! (benim gözümde halen ilkokula yeni başlayan biri gibi gözüktüğü için, belkide bu kadar çok şaşırıyorum)


Bu döneme, 1 gün gecikmeli olarak başlamıştık. Şimdi o yayını okudum da: Neler yaşayacağımızı ve bizleri neler beklediğini bilmeden, heyecanlı ve bir o kadarda meraklı olarak, yeni bir döneme başlamışız.

Bu dönemde zaman zaman büyüme sancılarını; gerek, fiziksel, gerek ruhsal olarak çok çektik. (Eeee nede olsa büyüyor, öyle değil mi?)

Tabi bu büyüme sancıları yanında sürekli bir bonus olarak hayatımızda yer alan kardeş kavgaları ile baş etmeye çalıştık. (Hatta kardeş kavgaları ile ilgili bir seminere dahi katılmıştım.)

Büyüdüğünü, artık sorumluk alması gerektiğini; bu yıl sürekli hatırlattım. Çok şükür. bu yıl diğer yıllara nazaran daha çok sorumluk alıp, kendi başına işler yaptı. Bunlar içinde ise, en güzeli bana Sürpriz doğum günü pastası alması oldu. Tabi bu yılda anneler günü için, yine kardeşi ile birlikte sürprizler ve hediyeler hazırladılar...

Zaman zaman okulla birlikte gezilere gittik. Bu yıl ki  proje ödevi olan kartondan ev yapımını; yine ailecek, eğlenerek yaptık. (Sanırım ben bu proje ödevlerini seviyorum. ;))

Yine bir tiyatro oyununda, rol alıp, açlık rolünü oynadı.... Gibi

İlk okul 4. sınıfı kah eğlenerek, kah üzülerek bitirdik. Bundan sonra kara kuzum 5. sınıfa, yani orta okul 1. sınıfa geçti...

İnşallah ilk okul yıllarında gösterdiği başarısı, orta okul yıllarında da devam eder.

2015-2016 EĞİTİM VE ÖGRETİM YILI BİLANÇOSU

Ak kuzum, evimizin maskotu, neşe kaynağı, Efe'mm bu senede 1. sınıfı bitirdi.

Efe, bu yılda benim tahmin dahi edemeyeceğim başarı gösterdi. Onun o haylaz hallerini gördükçe: ''Okul hayatında sanırım, abisi kadar başarılı olamayacak'' diye düşünürken (biliyorum yanlış düşünüyorum. Ama düşündüm işte. Allah'ın bildiğini kuldan mı saklayacağım.)

Oğlum beni şaşırtıp, okuma yarışlarında hep 1. oldu. Bu yıl okulunda olan dama kursunda ki turnuvada da 2 kez şampiyon oldu...

Ödevlerini beni hiç zorlamadan, kendi isteyerek ve zevk alarak yaptı.

Güzellikler ve başarılar yanında; elbet zorluklarda yaşadık. Bir dönem kendini yakışıklı gösterme hissine kapıldı. Ve bunun için çantasındaki makası ile saçlarına çekil vermişti.

Zaman zaman yalan söyledi. Telaşlanıp; eyvah oğlum yalan söylüyor diye yazmıştım, hatırlarsınız.

Amma öyle, amma böyle oğlumda 1. sınıfı, çok şükür ki başarı ile bitirdi. Veee
2. sınıfa geçti. Yeni eğitim-öğretim yılında abisi orta okul 1. sınıfa giderken, Efe de ilk okul 2. sınıfa gidecek.

Allah tüm evlatlarımızın yar ve yardımcısı olsun... (amin)

2 Haziran 2016 Perşembe

Dama Şampiyonu

Selamun aleykum arkadaşlar!
Okullar kapanmasına çok az kala turnuvalar, yarışmalar ve eğlenceler ardı arkasına yapılmaya başlandı malum. Benim kuzularım da zeka oyunlarına karşı ayrı bir merak ve yetenek var, anladım.
Çünkü 2. sınıfta satrançtan gümüş madalya alan Emir'den sonra; şimdi de Efe, bu sene okulda açılan dama kursuna gitmeye başlamıştı. Bu kurstaki arkadaşları ile arasında, öğretmeni bir turnuva düzenledi. Ve bu turnuvada tüm arkadaşlarını yenerek, canım oğlum Efe 1. oldu!... Her ne kadar çocuklarımız yarış atı değil, onların başarılı olması önemli değil desekte.... Aslında sadece kendimizi kandırmış oluyoruz. Çünkü onların başarılarını görünce çok mutlu olup, ağzımız kulaklarımızda olmayı engelleyemiyoruz. İnsan oğlu olarak her şeyin en mükemmelini yapmak bizim mayamızda var. (yapacak bir şey yok)

Dama Şampiyonu
Normal dana turnuvası.

Madem sistem bu. O zaman bizde zevk almaya bakalım diyorum. Haksız mıyım?

İlk, normal dama için turnuva yapıldı. Bu turnuvada 1. olan Efe oldu!

Daha sonrada Türk daması için bir turnuva düzenlendi. Veee bu turnuvada da 1. olan yine Efe oldu!

Dama Şampiyonu
Türk daması turnuvası.

Hatta çocuklara dama kursuna getire-götüre öğrenen anneler içinde bir turnuva düzenlendi. Ama maalesef ki zeka oyunlarında, çocuklarım kadar iyi olmadığım için ben 3. oldum. :(

Evimizin neşesi, canım oğlum Efe... Senin başarın ile mutlu olan bizleri de mutlu ettiğin için sana bir kezde buradan teşekkür etmek istiyorum. Kim bilir, belki ilerleyen yıllarda burayı açıp: ''annem, benim için neler yazmış'' diye okumak istersin... :)


Hoşça kalın.

26 Nisan 2016 Salı

Toplu Anıtkabir Gezisi

Merhabalar sevgili okurlar; nisan ayı benim için, her yıl yoğun geçer. Ancak bu yıl, diğer yıllara nazaran bir tık daha fazla yoğun geçtiği için ne bloğuma doğru düzgün yayın girebildim. Nede bloglarınıza gelebildim. Ama, inşallah bugünden itibaren taslaklarda biriken yayınlarımı tek tek yayınlayacağım ve hepinizin bloglarına geleceğim....

İlk olarak isterseniz tüm çocukların ve çocuk ruhlu kalabilmiş tüm büyüklerin geçmiş 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı kutlamak ile başlayayım. (gerçi instagramda kutlamıştım)
Biz bu 23 Nisanda -çocuklar ile birlikte- okuldaki töreni izlemeye gittik. Bu sene kuzularımın 23 Nisan da görevleri olmadığı için, 23 Nisan için ayrı bir yayın hazırlamadım.

24 Nisanda da Emir'in doğum gününü kutladık. Doğum gününü özetleyen bir postta hazırlayıp, arşive ekleyeceğim. Ama şimdilik biraz erteledim. Zira öncelikli olan paylaşılmayı bekleyen postlar var.

Dünde yine instagram hesabımda da paylaştığım üzere çocukların okulu ili birlikte Anıtkabir gezisine gittik. Biz daha önceden ailecek Anıtkabir ziyareti çok yaptık. Ancak ilk defa bu şekilde toplu halde bir Anıtkabir gezisi yaptık. Bu şekilde gezmek daha bir heyecanlı ve zevkli olduğu kadarda yorucuymuş. Bunu da öğrenmiş oldum.

Küçük oğlumun sınıfı ve öğretmeni ile birlikte bir kare.
 Emir ve Efe aynı okulda oldukları için ikisinin sınıfının arasında sık sık mekik dokudum. Zira ikisi de birbirinin sınıfı ile gezmektense, kendi sınıfları ile gezmeyi tercih edince; bir onun sınıfı ile gezip, bir diğerin sınıfını göz hapsinde tutmaya çalıştım. Zaten beni yoranda en çok o, oldu... :( (Tek çocuk hiç çocuk, iki çocuk çok çocuk düşüncem bir kez daha kanıtlanmış oldu)

Büyük oğlumun sınıfı ve öğretmeni ile birlikte bir kare.

Toplu halde yapılan geziler daha çok etrafı öğrenmekten ziyade birlikte eğlenmek için bence. Çünkü biz daha önceden hiç Anıtkabir'e gitmemiş olsa idik (ki gitmeyen çok öğrenci vardı) hiçbir şey anlayamazdık. Çünkü bir sürü çocuk olunca, çocuklar hiç konuşmasa dahi, bir uğultu vardı. O uğultunun nasıl? ve ne şekilde? çıktığını bir türlü anlamadım... Sahi öğrencilerin sesiz halimde dahi bir uğultu oluyor, farkında mısınız?


Anıt kabir içi ve müze gezisinden kareler. Borda şallı, beyaz pantolonlu olan benim ;)
Şimdi bu postu hazırlarken fark ettim ki, ben hiç Anıtkabir postu hazırlamamışım. Şimdilik bu toplu gezi postu ile idare edinde. En kısa zamanda Ankara da gezilecek yerler yazı dizisine Anıtkabir postu hazırlayacağım. Anıtkabir'in içindeki müzeler ve içerisi hakkında tüm ayrıntılarını anlatan geniş bir post olacak inşallah...

Hoşça kalın..