6 Ocak 2021 Çarşamba

EFE'NİN 12 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Sarı Konseptli)

 Uzun bir aradan sonra bloğuma Efe'nin doğum günü yazısı ile dönmek istedim. İnstagramın kolaylığı bloglarımızdan bizleri uzaklaştırdı. Ancak bloğun yerini tutmuyor. Aklımın bir  köşesinde halen bloğuma 'yazı yazmam gerekiyor' diyip duruyorum. Ama ara verincede geri dönmek gerçektende çok zor oluyor. İnşallah bu sefer gerçektende dönüş yapmış olurum.

Benim küçük ak kuzum büyüdü... 12 yaşına girdi bile. Gerçi bu rakamlar olmasa benim gözümde halen o benim eski minik kuzum. 

Bloğumun eski takipçileri halen bırakmadıysa bilir. Ben doğum günlerine ayrı bir önem veririm. Bence her yıl özenle kutlanmalı. İlerleyen yıllarda güzel bir anı kalması için.

Ben çocukluğumdan bu yana renkli yaprakları, yuvarlak çakıl taşlarını, eski paraları, posta pullarını, kitapları, küçük sevinçleri ve asla bitmeyen özel günlerimin anılarını biriktirmeyi çok severim. Bu günde anı torbama güzel bir gün olarak yerini aldı. Şimdide buraya yazıp burada da arşivimde yer alsın istiyorum.


Bu seferki konsepti renk olarak belirledim. Bence değişik ve güzel birşey ortaya çıktı yine. Yada ben yaptığım için bana öyle geldi :) 


Benim güzel ailem... Bu arada Emir benim boyuma iyice yaklaştı. Bu çocuk birden boy attı. Bu şekilde giderse boyu hepimizi geçecek sanırım. Bakalım yeni yaşına girene kadar ne kadar uzayacak göreceğiz. Ayhh bu ne ya sürekli konudan konuya atlayarak yazıyorum. Yazmaya yazmaya; yazmayı unutmuşum resmen. :)


12 Yaş Menüsü

  • Yaprak sarması
  • Muzlu tart kek
  • Kalem börek
  • Top kek
  • Kısır
  • Ve yaş pasta

Ve birde küçük bir video ekleyip, bu postu sonlandırıyorum. Herne kadar sürçü lisan yaptıysam affola der ve ben kaçarım. Beni halen takip eden takipçilerim ses verinde bundan sonra buraya daha sık yazayım. Sizin sesiniz ile gaza gelip hı olma mı? :)

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

8 Ocak 2020 Çarşamba

EFE'NİN 11 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Kış Temalı)

Veeee bir doğum günü kutlamasını daha sonuna geldik...
Efem artık 11 yaşına girdi. Bu çocuk koca adam olsa bile benden doğum günü kutlamamı isteyecek sanırım. ;) Neyse tek sağlık olsunda ben her sene doğum günün kutlayayım...

 11 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Kış Temalı)

Efe'nin bu seneki doğum günü konseptini ben belirledim. Çünkü kendi artık çizgi film karakterlerini olmak istemedi. Bende:  ''Madem çizgi film karakterlerinden olmak istemiyorsun o zaman sende doğduğun aya nazaran kış temalı-kar taneli bir doğum günü hazırlayalım''  dedim. Kuzumda hemen kabul etti. Gerçi bu doğum günün ertesi günüde Ankara'nın ilk karı yağdı. Bir bakıma bu doğum günü kutlaması totem gibi oldu bizim için. :)

 11 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Kış Temalı)

Yine pasta dahil her şeyi bizzat kendim yaptım. Tabi kuzularımın yardımını da yok sayamam. Onlarda kendi çaplarında yine yardımlarını esirgemediler. Özellikle kar tanesi yapımındaki yardımları unutulamaz....

 11 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Kış Temalı)


Pastayı da bu sene  üstüne gofretlerden ev ve bahçeli kar yağmış şeklinde yaptık. Gerçi gün sonunda evi bozmaya kimsenin gönlü elvermedi. Evin kenarları bahçelerinden kesilip, ikram edildi. Ev en sonunda kendiliğinden yıkılarak bozuldu da biz bozmak zorunda kalmadık...

 11 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Kış Temalı)

11 yaş doğum günü Menüsü

  • Yaprak sarması
  • Mercimek köftesi
  • Muzlu kremalı tart kek
  • Peynirli poğça
  • Sigara böreği
  • İçi elma dolgulu yeşil kurabiye
  • Patatesli kek
  • Mısır patlatması
  • Ve Ev şeklinde yaş pasta
 11 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Kış Temalı)

Yeni yaşın sana doğum gününde dilediğin tüm dilekleri getirsin. Yıllar seni yormadan mutlu ve huzurlu bir şekilde gelip geçsin. Canım ak kuzum doğum günün kutlu olsun.’

 11 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (Kış Temalı)

Bu seneki kutlamaya küçük amcasının sözlüsü Vildan da vardı. Ailemiz bir kişi olarak büyüdü. 2020 bize yen, bir a,le ferdi daha kazandırdı. Bakalım daha neler kazandıracak. Umarım kaybettirmezde kazandırır...


Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

8 Ocak 2019 Salı

EFE'NİN 10 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (GALATASARAY TEMALI)

Senelerce her kuzum için ayrı ayrı emek vererek hazırladığım doğum günleri sayesinde 'doğum günü' denilince ilk akla gelen kişi oldum. :)
Hazırlaması da kutlaması da eğlenceli. Lakin kötü olan yani kuzularım gün geçtikçe büyüyor. Tabi doğal olarak bende yaşlanıyorum. Zaten en kötü tarafıda o. Efe'mde bu sene tıp ki abisi gibi tek haneli rakamlardan iki haneli rakamlı yaşa geçti. Onunda iki haneli bir yaşı var. Efe artık 10 YAŞINA GİRDİ!

EFE'NİN 10 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (GALATASARAY TEMALI)

Her sene oğlum farklı karakterlerden seçim yaptı. Bende onun seçimine uygun bir konsept belirleyip, pasta, süsleme ve kostümleri dahil her şeyi bizzat kendim emek vererek hazırladım. Bu sene kuzum geçen seneki abisinin konsepti olan GS (galatasaray) temalı bir doğum günü istedi.

EFE'NİN 10 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (GALATASARAY TEMALI)


Banner ve süslemeler hazır olduğu için bu doğum gününde süsleme ile uğraşmadım. Abisinden kalan süslemeleri kullandım. Ancak oğlum kafasına galatasaraylı bir bandana istediği için ona hemen en basitinden bir bandana hazırladım. Daha sonrada pasta ve ikramlıklarını hazırladım...

EFE'NİN 10 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (GALATASARAY TEMALI)


10 Yaş Doğum Günü menüsü

  • Yaprak sarması
  • Ispanaklı ve peynirli gül böreği
  • Çörek otlu kurabiye
  • Zencefil ve tarçınlı kış kurabiyesi
  • Pudra şekerli kurabiye
  • Patatesli poğça
  • Mercimek köftesi
  • Patates salatası
  • Mısır patlatması 
  • Ve Galatasaraylı yaş pasta
Pastam lezzet olarak yine iltifatları aldı. Çikolatalı ve muzlu bir pasta yaptım. İnstagramda pastanın kesilmiş halini merak edenler olduğu için. Kestikten sonrada fotoğrafını kestim. ;)

EFE'NİN 10 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (GALATASARAY TEMALI)

Canım oğlum umarım tüm hayatın mutluluk, başarı, sağlık ve aşk ile geçer. Öyle tatlı bir çocuksun ki sen anlatamam. Ta ki bir gün sen de benim gibi evlat sahibi olursan, işte o zaman hissettiklerimin ne kadar muhteşem olduğunu anlayabilirsin.
EFE'NİN 10 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (GALATASARAY TEMALI)



Şaka gibi Benim küçük ak kuzum 10 yaşına girdi. Evet her sene yaş hanesine bir sayı daha ekleniyor. Lakin sen ne kadar büyürsen büyü benim gözümde her zaman küçücük bebeğim olacaksın. Seni her zaman öpüp koklayacak, bağrıma basacağım. Sen her zaman benim canım, canımdan öte varlığım olacaksın. İyi ki varsın oğlum. Baban, abin, kardeşin ve ben seni çooook seviyoruz!

EFE'NİN 10 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI (GALATASARAY TEMALI)

Hadi üfle mumlara dile dileklerini. Pastanın etrafında tüm sevdiklerin, yüreğinde umut ettiklerin olsun. Bugün ne dilediysen hepsi gerçek olsun. Canım oğlum doğum günün kutlu olsun.

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

12 Haziran 2018 Salı

2017-2018 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI BİLANÇOSU

Bir eğitim ve öğretim yılının daha sonuna geldik. Yine dolu dolu kah eğlenceli, kah hüzünlü, kah çok yorucu, kah hayal kırıklıklı, kah gururlu gibi her duyguyu içinde barındıran bir yıldı.

Bu yılda Emir'im satrançta Sincan 2.si olduğu için okulumuz oğluma bayrak töreninden önce tüm okul önünde iftihar belgesi verdi.


O anlarda müdür elinde mikrofon 'Emir Taha Dönmez!' diye anons geçince çok duygulandım ve heyecanlandım. Benim ismim okunsaydı belki bu kadar heyecanlanmazdım. Ki zaten heyecandan kamera çekecektim; çekmemişim.... 😞

Yukarıda ki şekilde boynunda madalyası, elinde iftihar belgesi ile okul merdivenlerinde oğlumu görmek gerçekten de çok gurur verici bir durum. Rabbim tüm annelere bu duyguyu yaşatsın. Çünkü gerçekten de bu duygu anlatılmaz yaşanır....


 91.174 bir not ortalaması ile yine diğer yıllarda da aldığı gibi takdir belgesini aldı. Ve böylece bu güzel karne ile 6. sınıfa tamamlamış oldu. Darısı 7. sınıfa inşallah. Bakalım 7. sınıfta oğlumu nasıl bir yıl bekliyor olacak? Yaşayıp, göreceğiz....


Ve ikinci kuzum, ak kuzumda 3. sınıfı bitirdi. Karnesini aldığı anda öğretmeni ile çekilmiş bir kare..
Kuzumun karnesindeki tüm dersler ve davranış notları 'çok iyi' idi. Seneye 4. sınıfa geçecek. Artık oda not sistemli bir yılın içinde olacak. Bakalım abisinin gösterdiği başarıyı oda gösterebilecek mi? Ve ilk takdir belgesini alabilecek mi? Onuda yaşayıp, göreceğiz...


Sabah 10.30 Emir'in karne alma töreni vardı. Efe ve Miray ile birlikte Emir abilerinin törenine katılmaya gittik. Bizim küçük hanım ara ara sıcaktan bunaldığı için isyan bayraklarını kaldırıp, ağladı. Sanırım henüz bu tarz yerlere götürmek için çok erken diye düşündüğüm için öğleden sonra 13.30 da olan Efe'nin karne törenine onu götürmedim.

Tüm çocuklar karnelerini aldıktan sonra okul 1. 2. 3. lerine ödüller verildikten sonra tüm çocuklar ellerinde karneleri hep birlikte havada salladılar. Nede olsa o karneyi alabilmek için 10 ay çalıştılar. Belki aralarında bazı notları düşük olan çocuklar vardı. Ama olsundu. Seneye daha çok çalışır ve o düşük notları düzeltirlerdi. Nede olsa her şey not demek değildi...


Şimdi sıra en büyük iş biz analara düşüyor. Evde sıkılan çocuklar için kurs ve aktiviteler bulmak için uğraşacağız... Tüm çocuklara iyi tatiller, Tüm analara bol bol sabırlar dilerim. ;)

Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

10 Ocak 2018 Çarşamba

EFE'NİN 9 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI ( Şimşek mecqueen temalı)

Ortancı kuzum, benim namı diğer ak kuzum olan kara gözlü Efe'm yeni yılda bir yaş daha aldı. Veee 9 yaşına girdi! Artık tek haneli sayıların sonuna gelen kuzum bu seneki kutlamasını şimşek mecqueen temalı istedi. Eee o zaman araştırmalara ve çalışmalara başladım. Elimden geldiğince yine küçük ama çok beğenilen bir doğum günü hazırladım.

EFE'NİN 9 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI ( Şimşek mecqueen temalı)


 İlk olarak sosyete pazarından şimşek mecquenli bayraklardan aldım. Sonrada yine bilgisayar karşısına geçip, doğum günü banneri, içecekler için etiket ve her yiyeceğin üzerinde sergilenen yuvarlar -şimşek mecqueen ve arkadaşlarının yer aldığı- etiketlerden hazırladım. Ve bunlarıda kırtasiyede A3 kağıdına çıktısını aldırdım.

EFE'NİN 9 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI ( Şimşek mecqueen temalı)

Sonrada EFe'nin istediği yiyecekleri hazırladım. Bu seneki masamızda yer alan ikramlıklarım: Kısır, patatesli börek, yaprak sarması, bonibonlu kurabiye, çörek otlu kurabiye, cocostar ve cupcake (kup kek) vardı. Ve gecenin starı şimşek mecqeenli yaş pasta!


EFE'NİN 9 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI ( Şimşek mecqueen temalı)

Tüm hazırlıkları yine bizzat kendim yaptım. Evet yoruldum. Hatta bu sefer ayağıma bağ olan bir tanede küçük kızım Miray olduğu için zaman zaman 'neden bu tarz işlere kalkışıyorum' diye isyan dahi ettim. Ama kuzumun doğum gününde bana böyle sıkı sıkı sarılması tüm yorgunluğumu aldı gitti. Canım kuzum sen bana bu şekilde her sene sıkı sıkı sarıl yeterki; ben yorulmaya razıyım...

EFE'NİN 9 YAŞ DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI ( Şimşek mecqueen temalı)

Vee son olarak ailecek yer aldığımız bir karede burada dursun!...

O zaman ne diyelim darısı yaşayacağımız diğer güzel günlerin başına. Allah mutluluğumuzu ve huzurumuzu daim etsin (amin)

8 Mayıs 2017 Pazartesi

23 Nisan Gösterisi Ve Gösteriyi 11 Günlük Bebek ile İzlemem

Merhabalar sevgili arkadaşlar;

Bugün sizlere geçmiş 23 Nisan gösterisini paylaşmak istiyorum. Evet biliyorum bu yayını paylaşmakta çok geç kaldım. Ancak bloğum aynı zamanda benim hayatımda değer verdiğim anları yazdığım bir arşivim olduğu için yazmak istiyorum. Ki zaten 23 Nisan Kutlaması'nı 23 Nisanda değilde 28 Nisanda kutlandığı için. Benim geç yazmamın pek önemi olmaz diye düşünüyorum.

İlk olarak 23 Nisan kutlamalarının neden 23 Nisan pazar günü değilde, 28 Nisan Cuma günü kutlandığını açıklayayım. 23 Nisan günü Türkiye genelinde yağışlı bir hava hakim olduğu için, zaten il ve ilçelerin çoğunda ya erken bir kutlama, yada geç bir kutlama yapıldı.
İyi mi oldu? Yoksa kötü mü oldu? Sorusunun cevabı ise düşünce ve bakış açısına göre değişir. İyi olmadı. Çünkü 23 Nisanı gününde kutlamak en güzeli olurdu. Ancak kötüde olmadı. Yağmurlu havada çocuklar incecik kıyafetler içinde üşüyecek ve ıslanacaklardı. En azında çocuklar sıcak havada üşümeden ve ıslanmadan gösterilerini rahatlıkla yaptılar. Tabi havanın güzel olması sebebi ile gösteriyi izlemeye gelen kişi sayısı da fazla olması çocuklar için ayrıca güzel oldu...

23 Nisan Gösterisi Ve Gösteriyi 11 Günlük Bebek ile İzlemem

Canım kuzum Bu yılki 23 Nisan gösterisi balkan danslarıydı. İlk olarak yavaş şekilde başlayan gösteri en sonunda hızlı damat halayı şeklinde devam etti. Aslında gösteri ile ilgili birde videom var. Ama gösteriyi izlerken zaman zaman duygusal anlar yaşadığım için elimi çok titretmişim. O sebepten video pek izlenilecek şekilde olmadığı için eklemeye gerek görmedim.

23 Nisan Gösterisi Ve Gösteriyi 11 Günlük Bebek ile İzlemem

11 günlük bebeğim ile oğlumun gösterisini ''izleyemeyeceğim'' diye düşünürken, kayın validemin teklifi ile hemi kızımı emzirip, ağlatmadım. Hemide oğlumun gösterisini rahat rahat izledim.
Nasıl mı? İzledim, çünkü kayın validem 11 günlük kızım ile arabada bekledi. Bende her saat başı arabaya gidip, kızımı emzirdim. Böylece iki çocuğumu da ihmal etmeden onların gönlünü ve ihtiyaçlarını gidermiş oldum.

Tabi oğlumun arkadaşları ile birlikte oynadığı halk oyunlarını görünce; lohusa kafası vede sulu gözlü bir anne olmamdan kaynaklanıyor olsa gerek; iki gözü çeşme ağladım. Etrafıma bakınca benden başka ağlayan kimsenin olmaması sebebi ile utandığım anlar dahi oldu. :( O değilde ne olacak benim bu duyguları yoğun yoğun yaşama halim yaaa?


15 Aralık 2016 Perşembe

Yerli Malı Yurdum Malı Haftası Kutlaması

Yerli malı haftası gelince ilk aklıma gelen söz: ''Yerli malı Yurdun malı, her Türk onu kullanmalı!'' sözleri gelir. Eskiden büyük bir coşku ve özenle kutlanan yerli malı haftası, artık eskisi gibi kutlanmıyor. Hatta bazı okul ve öğretmenler kutlamaya dahi tenezzül etmiyor.😲

Neyse ki bizim öğretmenimiz bazı öğretmenlerin yaptığı gibi yılbaşı kutlaması yerine; yerli malı kutlaması yaptırıyor. Bence, böylece tarihi bir değerimize sahip çıkmış oluyoruz. Bu tarz kutlamalarımız keşke, hep eskimeden devam etse!...

Yerli Malı Yurdum Malı Haftası Kutlaması


Bak şimdi aklıma ne geldi? Eskiden yerli malı haftası kutlamasında, birde ''meyveler konuşuyor!'' diye bir kora şiirimiz vardı ki; ayrı bir eğlenceliydi. Bir arkadaşımız Amasya'nın elması olurken, diğer başka bir arkadaşımız ise Anamur'un muzu, Giresun'un fındığı, Mersin'in limonu vb. olurduk. Kim hangi meyve ise; O, o meyvenin resminden bir şapka yapar, kafasına takardı. Gerçi şimdi o şekilde uzun boylu bir kutlama yapılmıyor. 😔

Biz bu sene, yerli malı kutlamasını, bazı anneler evden pasta, börek, kurabiye, sarma yapıp getirdi. Ve ayrıca pazardan alınan yerli meyvelerden de getirip, çocuklar ile küçük çaplı bir kutlama şeklinde yaptık.

Son günlerde gündemden düşmeyen acı olay ve haberlerden her ne kadar çocuklara duyurmamaya çalış-sakta; etkilenen çocuklar için çok güzel bir moral oldu. Kuzular önlerindeki yiyecekleri büyük bir iştah ve güler yüzle yediler...

Yavrularım Allah sizinle birlikte tüm Dünya çocuklarının gözlerinden yaş yerine kocaman gülümsemeyi eksik etmesin... Çünkü çocuklara ağlamaktan çok, gülmek yakışıyor...

19 Ağustos 2016 Cuma

Çocukların dışarıda oyun oynamasına izin veren annenin imtihanı

Bende bizim jenerasyon gibi sokaklarda oyun oynayan çocuklardandım. Tıp ki diğer çocuklar gibi öğlen yemeğini doğru düzgün evde yemez. Annem her defasında 'gel de doğru düzgün yemek ye' sözlerini tınlamaz, ekmek arası bir şeyler ister. Sonrada elime aldığım dürümü ısıra ısıra dışarı çıkıp. Oynadığım oyuna kaldığım yerden devam ederdim. Akşam ezanına kadar oynama sürem olur. Ezanlar okununca koşa koşa eve giderdik.

Sokakta oyunlar oynayan çocuklar olarak bizlerin ne kadar şanslı olduğumuzu hemen hemen her pedagog yazdığını da gördükçe; çocuklarımı sık sık dışarı çıkardım. İlk başlarda küçük oldukları için kendi başlarına sokağa bırakmaz, benimle birlikte indirirdim. Özellikle Emir'i 8 yaşına kadar arkadaşları ile birlikte aşağı indirmedim. Ama bu durum Efe için daha erken oldu 5,5-6 yaşlarında abisi ile birlikte onları sokağa çıkmasına izin verdim. Gerçi bunda etrafında oyun alanları olan bir sitede oturmamızın da etkisi büyük.

Sokakta çocuklar oyun oynayınca ekrandan uzaklaşıyor, arkadaşları ile sosyalleşiyor, annesi olmadan kendi başının çaresine bakmayı öğreniyor gibi bir sürü artıları var. Ancak bunun yanında duyduğumuz çocuk tacirleri, organ mafyaları gibi bir sürü embesil insanlarda sokaklarda olduğu için ister istemez biz analar; korkarak çocukların aşağı inmesine razı oluyoruz.


Çocuklar her aşağı inme zamanlarında onlara: ''aman sitenin etrafından uzaklaşmayın, biri sizi çağırırsa yanına gitmeyin, biri size dokunursa bağırın, kimsenin verdiğini yemeyin/içmeyin, birbirinizle kavga etmeyin, Emir kardeşini gözünün önünden ayırma, Efe abinin sözünü dinle, biri size bir şey derse gelin bana söyleyin'' gibi ardı sıra sıralan tembihlerimi de ettikten sonra çocukları aşağı inmesi için bırakırım. Çocuklar aşağı inince hemen ya yemek yapmaya koyulur, yada evi temizlemeye başlarım. Ancak benim veletler her 10 dakika da bir Emir; bir 10 dakika sonrada Efe zile basıp, ya birini şikayet eder, yada evden su, oyuncak ve yiyecek gibi bir şeyler ister. İsterseniz sizlere dün yaşadığımız günü özet olarak yazayım da benim ne demek istediğimi anlayın...

Çocuklar sabah hemen sitenin önünde olan kur'an kursuna sabah 9,15 gibi kahvaltı yapıp gittiler. 12,30 da tekrar eve geldiler. Onlar eve gelince hemen sofrayı hazırlayıp, birlikte yemek yedik. Sonra kursta neler öğrendiklerini ve neler yaptıklarını bana sırası ile anlattılar. Tabi bunun yanında birbirlerini şikayet edip, ispiyonlama da var. Sonra günlük bir saat tablette oyun oynama saatlerini kullanmak istediler, izin verdim. Süreleri bittikten sonra her 'hadi kapatın,. Zamanınız doldu' ikazlarıma 'anneea bir 5 dakika dahaaa!' diye bir 10-15 dakika daha uzatıyorlar ki, ona da ayrı gıcık oluyorum. Sanırım bununla ilgili ayrı bir yazı yazsam daha iyi. Çünkü bu konuda da çok dertliyim, çoookk!...

Neyse efendim ben bizimkilere zar-zor tableti kapattırıyorum. Zaten bu sırada da bizim kapı zili çalar ve komşunun çocukları 'Emir ile Efe aşağı inebilir mi? Aşağıda top oynayacağızda' diye... Bizimkiler arkadaşlarının seslerini duyunca hemen koşup, gelip, İkisi bir ağızdan 'annea ne olur izin ver, aşağı inelim, n'olur n'oluuuuuur!' diye ısrarlarına razı olup. 'tamam gidin ama, sitenin yanından uzaklaşmayın, kimsenin yanına gitmeyin, kimsenin verdiği bir şeyi yiyip\içmeyin' diye sıralamaya başladığımda ikisi bir ağızdan tamam biliyoruz. 'biri bize dokunursa annne! diye bağıracağız, kavga etmeyeceğiz' diye benden önce tembihlerimi, benimle dalga geçerek sıralama başlarlar. Şımarık veletler ne olacak ;)

Onlar arkadaşları ile birlikte aşağı inince bende hemen akşam yemeğini yapmaya koyulmak için mutfağa geçer geçmez; hemen kapı zili yine çalar. Kapıyı açarım karşımda Emir...
'Ne oldu evladım, niye geldin? Kardeşin nerede?' sorularıma.
'anne kardeşim, arkadaşlarım ile birlikte beni bekliyor. Ben top almaya geldim.' diyerek topunu alır gider. Tabi ben yine arkasından dikkatli oynayın. kimse ile kavga etmeyin diye hemen bir iki ikaz daha yükleyip, kapıyı kapatır. Sonrada tekrar mutfağa geçip, ne yemek yapsam diye düşünmeye başlarken bizim kapı zili yine çalar. Bu sefer Efe...
'ne oldu Efe?' 'anne abim beni oynatmıyor?'
'git abini bana çağır' Efe koşarak giderken, yavaş git, düşeceksin, dikkatli ol. Diye hemen arkasından yine ufak çaplı bir ikaz uyarısı yapar sonra tekrar akşam için ben n'yapacaktım? diye düşünmeye koyulur koyulmaz. Yine kapı zili çalar. Emir ile Efe...
Emir: ne var ya annne!
Ben: kardeşini de oynat. Yoksa aşağıda top oynamanıza izin vermem.
Emir:Ama kardeşim oyunumuzu bozuyor, onu oynatmam, banane bananaeeee!
Ben: O zaman sende oynayamazsın. Efe sende oyun bozarlık yapma. Doğru düzgün oyun oyna. Yoksa bir daha aşağı inmenize izin veremem.
Efe:Tamam anne düzgün oynayacağım. Ama abim de beni oynatsın. Hemen Emir'e bakarım.
Emir: İyi tamam oynasın. Ama oyunumuzu bozarsa, hemen oyundan çıkartırım. Hemen Efe'ye bakarım
Efe: İyi tamam. Bozmayacağım..

Der ve ikisi birden aşağı iner.

Ben yine ne yemek yapacaktım?' sorusunu düşünmeye kaldığım yerden devam ederken. Köfte patates yapmaya arar verir. Kıymayı derin dondurucudan çıkarıp, patatesleri soymak için almaya gidip, alır. Sonrada müzik açıp, elime bıçağı tam almışken. Kapı yine zııır zırıır çalıyor. Hemen kapıyı açar. Bu sefer karşımda Emir, Efe ve mahallenin diğer çocukları 'susamışlar'

Her çocuğa teker teker su verip, susuzluklarını da giderdikten sonra onlar, aşağı iner. Bende hemen bıçağı elime alıp, patates soymaya koyulurum. Bu sefer aşağıdan Emir 'annneeaaa! annneeeaaa!' diye bağırıyor. Balkona çıkıp: 'Ne oldu?'
Emir: anne kardeşim yine şımarıyor. Oyunumuzu bozuyor. Kardeşimi yanına çağır.
Ben: Efe bak doğru düzgün oynamazsan; bu sefer abine izin verir, sana vermem...
Efe: Ama ben top oynamak istemiyorum, su tabancası ile oynamak istiyorum.
Ben: İyi tamam sana su tabancanı vereceğim, ama abinlerin üzerine su sıkma ağaçlara ve çiçeklere su sık tamam mı?
Efe:Tamam
Su tabancasının içine su doldurup, balkondan aşağı atarım. Aradan bir 5 dakika geçmeden yine kapı zııır zırıır. Bana ufaktan ufağa gelmeye başladılar içimden 'la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim' diyerek kapıyı açar. Karşımda Efe, elinde su tabancası, sırıtarak 'su doldur'
Sinirle suyu doldurur eline de bir litrelik pet şişesi verip, gönderirim. Bu sefer hemen patatesleri hızlı hızlı soyup, yıkamak için mutfağa götürüp, yıkar. Sonra tekrar salona geçerken yine zil zıııır zıııır çalar. Hemen kapıyı açarım. Emir ile Efe 'anne arkadaşların bakkaldan dondurma alacaklar. Bizde istiyoruz bize para ver' Madem arkadaşları alıyor. Onların yanında mahçup kalıp, onların ağzına bakmasınlar diye, dondurma parasını verir ve gönderirim.
Sonrada hızlı hızlı patatesleri doğramaya koyulurum. Patateslerin doğranmasını, bitirdikten sonra mutfağa tekrar geçip, patateslerin içine su doldururken kapı yine zıır zııır çalıyor. Kapıyı aç. Karşımda Efe. Elinde boş pet şişesi ve su tabancası ile birlikte artık bunlarla oynamayacakmış. Oyuncaklarını koymaya gelmiş. Elinden oyuncaklarını alır ve gönderirim.

Sonra çocuklara birde tatlı niyetine puding yapayım diye puding yapmaya koyulurken yine kapı zııır zııır... Kapıyı aç Emir.
Ben: Ne var..
Emir: Hemen ayakkabılarını çıkararak çişim geldi.
Tuvalete gidip, çişini yapıp sonra yine çıkar. Aradan bir 3 dakika geçmeden bu seferde Efe 'çişim geldi' diyerek eve girer. Oda tuvaletini yapıp çıkar... Gibi uzarr gider...

Güya sokakta oyun oynayan çocukların analarına 'ohh ne rahat. Bebeleri dışarı bırakıp, kafa dinliyor' diye düşünülür ya. Vallahi tamamen yanlış düşünce. Çocuğu evde ekran başında olan ana daha rahat. Çünkü çocuklar ekran karşısına geçince saatlerce ne çişleri geliyor, ne acıkıyorlar, ne susuyorlar, nede o oyunu oynamaktan sıkılıyorlar. Saatlerce, ne kadar izin verirsen ekranın karşısında çakılıp, kalıyorlar. Ama sokağa çıkan çocuk. Evde iken hiç aklına gelmeyen acıkma ve susması sık sık aklına gelir, zırt pırt eve gelip gelip gidiyorlar!

Buda demek oluyor ki. Eveet biz anaların saçları kafalarında diken diken oluyoor, hatta bir ara gözlerinden alevler fışkırıyor; ama en azından çocuklar ekran karşısında bırakmayıp, sokağa saldığımız için çocukların çocukluğunu yaşamasına izin vermiş olduğumuzu düşünerek avunuyor ve bu duruma katlanıyoruz...


17 Haziran 2016 Cuma

2015-2016 EĞİTİM VE ÖGRETİM YILI BİLANÇOSU

Bir eğitim ve öğretim yılının daha sonuna geldik. Tüm çocuklar bu dönemde aldıkları karneler ile kimisi sevinirken, kimisi üzülüyor. Ancak şunu unutmayalım ki, o karnelerdeki notlar sadece çocuğun başarısını\başarısızlığını göstermiyor. O karnedeki notlar öğretmen, veli ve çocuğun başarısını gösteriyor. O yüzden o karnedeki notları görüp, sadece çocuklara kızmayalım. Ki burada en son kızılacak kişi öğrenci. Ondan önce kendimize hatta öğretmene dahi kızmalıyız.

Geçen seneki hazırladığım 2014-2015 eğitim ve öğretim yılı bilançosundan sonra, Bu yılda yaşananları bir postta toplamak için bir bilanço hazırlayacağım. Bir bakıma bu post, benim içinde bir durum değerlendirmesi olacak. Bakalım bu yılda neler yaşamışım ve neler düşünüp, neler yazmışım göreceğiz... Başlayalım mı? ;) Hadi başlayalım....

2015-2016 EĞİTİM VE ÖGRETİM YILI BİLANÇOSU

İlk göz ağrım, yavrum, kara kuzum, tosunum, Emir'im Daha dün gibi ilkokula başlama günlerini-hatırlarken; ilkokulu bitirdi bile!. Evet şaka gibi ama, benim oğlum büyüyoooooor! (benim gözümde halen ilkokula yeni başlayan biri gibi gözüktüğü için, belkide bu kadar çok şaşırıyorum)


Bu döneme, 1 gün gecikmeli olarak başlamıştık. Şimdi o yayını okudum da: Neler yaşayacağımızı ve bizleri neler beklediğini bilmeden, heyecanlı ve bir o kadarda meraklı olarak, yeni bir döneme başlamışız.

Bu dönemde zaman zaman büyüme sancılarını; gerek, fiziksel, gerek ruhsal olarak çok çektik. (Eeee nede olsa büyüyor, öyle değil mi?)

Tabi bu büyüme sancıları yanında sürekli bir bonus olarak hayatımızda yer alan kardeş kavgaları ile baş etmeye çalıştık. (Hatta kardeş kavgaları ile ilgili bir seminere dahi katılmıştım.)

Büyüdüğünü, artık sorumluk alması gerektiğini; bu yıl sürekli hatırlattım. Çok şükür. bu yıl diğer yıllara nazaran daha çok sorumluk alıp, kendi başına işler yaptı. Bunlar içinde ise, en güzeli bana Sürpriz doğum günü pastası alması oldu. Tabi bu yılda anneler günü için, yine kardeşi ile birlikte sürprizler ve hediyeler hazırladılar...

Zaman zaman okulla birlikte gezilere gittik. Bu yıl ki  proje ödevi olan kartondan ev yapımını; yine ailecek, eğlenerek yaptık. (Sanırım ben bu proje ödevlerini seviyorum. ;))

Yine bir tiyatro oyununda, rol alıp, açlık rolünü oynadı.... Gibi

İlk okul 4. sınıfı kah eğlenerek, kah üzülerek bitirdik. Bundan sonra kara kuzum 5. sınıfa, yani orta okul 1. sınıfa geçti...

İnşallah ilk okul yıllarında gösterdiği başarısı, orta okul yıllarında da devam eder.

2015-2016 EĞİTİM VE ÖGRETİM YILI BİLANÇOSU

Ak kuzum, evimizin maskotu, neşe kaynağı, Efe'mm bu senede 1. sınıfı bitirdi.

Efe, bu yılda benim tahmin dahi edemeyeceğim başarı gösterdi. Onun o haylaz hallerini gördükçe: ''Okul hayatında sanırım, abisi kadar başarılı olamayacak'' diye düşünürken (biliyorum yanlış düşünüyorum. Ama düşündüm işte. Allah'ın bildiğini kuldan mı saklayacağım.)

Oğlum beni şaşırtıp, okuma yarışlarında hep 1. oldu. Bu yıl okulunda olan dama kursunda ki turnuvada da 2 kez şampiyon oldu...

Ödevlerini beni hiç zorlamadan, kendi isteyerek ve zevk alarak yaptı.

Güzellikler ve başarılar yanında; elbet zorluklarda yaşadık. Bir dönem kendini yakışıklı gösterme hissine kapıldı. Ve bunun için çantasındaki makası ile saçlarına çekil vermişti.

Zaman zaman yalan söyledi. Telaşlanıp; eyvah oğlum yalan söylüyor diye yazmıştım, hatırlarsınız.

Amma öyle, amma böyle oğlumda 1. sınıfı, çok şükür ki başarı ile bitirdi. Veee
2. sınıfa geçti. Yeni eğitim-öğretim yılında abisi orta okul 1. sınıfa giderken, Efe de ilk okul 2. sınıfa gidecek.

Allah tüm evlatlarımızın yar ve yardımcısı olsun... (amin)