13 Ağustos 2016 Cumartesi

çocuklar ile birlikte izlenilebilecek filmler #5

Merhabalar sevgili okurlar;

bugün sizlere uzun zamandır paylaşmayı ertelediğim çocuklar ile birlikte izlediğimiz filmleri paylaşmak istiyorum. Yine izleyeli uzun zaman olan bu filmler birbirinden güzel ve eğlenceli. Çocuklar ile birlikte eğlenerek en az 3 saat kesintisiz film izlemek istiyorsanız; bu filmlerden birini izlemenizi tavsiye ederim. İsterseniz ilk filmimiz ile birlikte başlayalım.

Hayvan bakıcısı

Hayvan bakıcısı filminin konusu; hayvanların konuştuğu, 'beceriksiz' ya da 'kendisini beceriksiz gören' bir erkeğin 'adam olma' hikayesini anlatan bir komedi filmi.






Kız arkadaşına evlenme teklif ettiği gece reddedilen Griffin, o tarihten sonra kendini işine ve dolayısıyla hayvanlara adamış bir adam. Evet, bir hayvanat bahçesinin bakıcısı kendisi. Hayvanlar ondan çok memnun. Ama o kendisinden ve hayatından hiç memnun değil. Kız arkadaşı tekrar ortaya çıktıktan sonra onu yeniden elde etme derdine düşüyor. Bunun için mesleğini değiştirmesi ve hatta bambaşka bir adama dönüşmesi gerektiğini düşünüyor. Hayvanlar ise çok sevdikleri Griffin'e bu konuda yardımcı olabilmek için onunla konuşmaya başlıyorlar...




Griffin'in hayvanlarla konuştuğu bölümleri, bir bakıma kendi iç dünyasıyla hesaplaştığı ve değişmesi gerektiği fikrine vardığı bölümler olarak ele alabiliriz. Kızı bir şekilde elde ettikten sonra ise onunla asla mutlu olamayacağını anlamasından sonraki kısımları ise asıl 'olgunlaşma' hikayesi bölümü olarak düşünebiliriz. Mutluluğu uzaklarda aramayı bırakıp etrafına döndüğünde Griffin, mutlu olmak için değişmesinin değil, sadece kendisiyle barışmasının yeterli olacağını görüyor.


Bence 'kesin izlenmesi gereken bir film' diye düşünüyorum. Günümüzde şehirlerde hayvanlardan uzak yaşam süren çocuklarınız ile birlite izleyin. Çünkü bu komedi filmin en güzel artı yanı ise küfür ve argodan uzak. Buda çocuklar ile birlikte izlenilebilecek en güzel hayvan empatisini aşılayan filmlerden biri oluyor. İzlemeyenler kesin en kısa zamanda izlesin!


Müzede bir gece

Müzede bir gece filminin konusu ise; Eşinden boşanmış Larry hiçbir işte dikiş tutturamadığından eski karısı ve oğlu ile halen kalıcı bir bağ kuramamış üstelik büyüme çağının kapılarını zorlayan oğlu, annesinin nişanlısının mesleği brokerlığa gözünü dikmiş. Larry oğlunun elinden yavaş yavaş kaydığını görür görmez bulduğu ilk iş fırsatını geri tepmiyor. Görevi bir müzede gece bekçiliği yapmak. İlk başta kolay görünen bu görev, geceleri müzedeki tüm varlıkların canlanmasıyla zorlu bir hal alıyor…



Film düpedüz fazla ciddiye alınmaması gereken bir eğlencelik. Hakkını verelim ilk bölümlerinde bu görevi yerine getiriyor. Müzede Atilla’dan ilk insanlara kadar pek çok farklı varlık var; ama daha fazla çeşitlilik de yaratılabilirmiş sanki. Film böyle yapıp sadece tek bir geceye odaklansaymış daha eğlenceli de olabilirmiş kanımca.




Yine de 'Müzede Bir Gece' fazla zihin yormadan, çocuklar ile birlikte hoş vakit geçirebileceğiniz ve büyük kısmında vasatın altına düşmeyen bir komedi. Gece olunca canlanan küçük insanların yarattığı mizah da görülmeye değer bence.

Hansel ve Gretel cadı avcıları 


''Çocukken okuduğumuz/dinlediğimiz Hansel ve Gretel masalını hepimiz biliyoruzdur. Eşinin zoruyla Hansel ve Gretel'in babası, çocuklarını ormana bırakır ve çocuklar ormanda şekerden yapılma bir ev bulurlar. Eve girip cadının da yardımıyla karınlarını doyururlar. Daha sonra cadının asıl amacını öğrenirler ve cadıyı öldürmeyi başarırlar. ''


Masalımız burada bitiyor ve film bize masalı biraz değiştirerek çocukların hayatının devamında neler yaşadıklarını da anlatıyor; Hansel ve Gretel, cadıyı öldürdükten sonra bu işi bir meslek haline getirip cadı avcılarına dönüşmüşler. Kasabanın başkanı tarafından, kaçırılan çocukları bulup cadıyı öldürmeleri için işe alınan Hansel ve Gretel bu sırada ormana bırakılmalarının asıl nedenini de öğreniyorlar. Bunu tam olarak söylemeyi düşünmüyorum, söylersem filmin bütün büyüsü bozulacak; bu yüzden yalnızca masaldaki anne ile filmdeki annenin birbirlerinin zıttı olduğunu söyleyip geçeceğim :)




Film sinemalarde 3D olarak yayınlanmış. 3D'li yayın çocukları korkutabilirdi. Çünkü filmde Hansel ve Gretel farklı suratta çirkin ve korkunç cadıları öldürüyor. Ancak benim gibi evde bir internet sitesinde film izlerseniz. O sahneler insanın gözüne gözüne sokulmadığı için, çocuklar hiçbir şekilde korkmuyor, tecrübeye tabidir. Masal ve aksiyon sevene özellikle biz büyüklere siddetle tavsiye ederim. :)


Benim bugünlük film tavsiye yazım bu kadar. Allah nasip ederse bu akşam planımda yine çok güzel psikolojik, çocuklar ile birlikte izlenilebilecek bir film izlemek var. İzleyince filmden tahmin ettiğim şekilde etkilenirsem; paylaşmayı bekleyen diğer izlediğim filmlerden önce o filmi paylaşırım. ;)

12 Nisan 2016 Salı

Doğa İçerikli Filmler

Biz ailecek, doğada geçen ve içinde doğada yaşam mücadelesi veren filmleri izlemeyi çok seviyoruz. Misal çok sıcak yaz akşamlarında buz dağlı filmler izlemeyi. soğuk kış akşamlarında ise okyanuslarda yada amazon ormanlarında hayat mücadelesi veren filmleri izlemekten büyük zevk alırız. Şimdi film taslağıma baktım da benim doğa içerikli film listem kabarmış. En iyisi mi ben, bu listeyi eritmek için; ilk 3 filmi paylaşmak ile başlayayım. Belki aranızda bu filmlerden izlemeyen kişiler varsa onlar içinde fikir olur. Ve izlerler. Çünkü gerçekten de çok etkili ve güzel filmler... Benden yazması, sizden izlemesi... ;)



Doğayla mücadele film yorumu 

Doğayla mücadele film yorumu

2014 yıla ait, çocuklara doğayı sevdirmeye yarayacak bir aile filmi. 
İki kardeş ve sadık köpekleri, özel küçük bir uçakla babasının yanına gitmek için yolculuğa çıkarlar. Bu yolculuk sırasında uçak düşer. Ormanlık bir yere düşen uçakta pilot baygın, iki kardeş ve köpek hayattadır. Çocuklar pilotun kafasının çarptığını ve kanadığını görünce; pilota yardım bulmak için yola çıkarlar.  Bu esnada kendilerini vahşi doğada yaşam mücadelesi içinde bulurlar. Tek çareleri iki kardeş akıllarını ve iç güdülerini kullanarak, yollarını bulmaları gerekiyor. 
Günlük hayatlarında sürekli birbirleri ile didişen iki kardeş oldukları halde. Bu vahşi doğa mücadelesinde sürekli birbirlerine kol kanat gerip, sırt sırta vahşi doğaya karşı koyarlar. 
Ara ara heyecanlanacağınız. Bazen merak edeceğiniz tarzda izlenilebilecek güzel bir film bence. İzlemeyenler hemen ailecek izleyebilir. Filmin içinde öyle sakıncalı sahneler yok.


Everest film yorumu

Everest film Yorumu

2015 yılı yapımı, bir film olan Everest. Gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilmiş bir film. 1996 yılında Everest dağına tırmanan 18 kişilik ekipten, 8 kişinin ölmesini anlatıyor. Film trajik ve aksiyonlu..

Everest dağına ilk tırmanan insanlardan biri olan Rob Hall; evli ve hamile bir karısı var. Ücretli olarak rehberlik yapan Rob 18 ekip ile birlikte everest dağına tırmanmak için yola çıkıyorlar. Bu 18 ekip içinde bir tanede gazeteci var. Tırmanmaya başlamadan önce yapılan bir toplantıda; tırmanacak ekibe ''Neden evereste tırmanıyorsunuz?'' Sorusuna 'acaba ne cevap verecekler?' diye pür dikkat konuşmayı dinledim. Çünkü gerçekten de bende çok merak ediyorum. Dünyanın en yüksek ve tehlikeli dağına hayatta kalıp, kalmayacağın belli olmadan -üstelik para vererek- tırmanma işi akıl karı değil gibi. Demek ki bu bizlerin anlayamayacağı derecede, büyük bir tutku olsa gerek.

Filmde rüzgar sesi ve çığ efektleri bence çok gerçekçi olmuş. Ben o sahneleri izlerken oturduğum koltukta üşüyüp, üzerime battaniye örttüm. :) Filmde çok gereksiz saçma diyaloglar vardı. O sahneler biraz bayıyor. Ki zaten eşim o sahnelerde uymuş kalmış. :D Ama ben o ekipten kaç kişinin evereste tırmanacağını? ve kimlerin öleceğini? Merak ettiğim için filmi sonuna kadar pür dikkat izledim.

İsterseniz filmdeki ekiplerden kimlerin dağa tırmandığını ve kimlerin öldüğünü şimdi buraya yazmayayım da sizlerde merak ederek izleyin.



5. dalga film yorumu

5. dalga film yorumu

2016 yılının en iddialı bilim kurgu filmlerinden biri. Zaten Rick Yancey'in 5. dalga kitabından esinlenilerek çekilmiş bir film. Kitabını okumadım. Ancak filmi çok güzeldi...

5. dalga filmi de bir uzay filmi; ancak bu filmin kurgusu biraz daha farklı. Dünyaya uygulanan ilk dalgada, dünyanın tüm güç sistemlerini yok ediyorlar. Böylece teknolojiden yoksun kalıyorlar. 2. dalgada ise, doğal afetler başlıyor. Böylece bir sürü barınak ve insanlar yok oluyor. 3. dalgada; salgın hastalık veriliyor. Böylece hayatta kalan bir sürü insan zayıf düşüp, salgın hastalık yüzünden hayatını kaybediyor. 4. dalgada ise insan bedeninde uzaylılar dünyaya geliyor. Ve böylece hayata kalan insanları kolaylıkla avlıyorlar.  İnsan görünümlü uzaylılar tarafından yapılan saldırıdan kurtulan genç bir kız, kaybolan erkek kardeşini aramaya koyulur. Kardeşini arama çalışmalarına uzaylı olup olmadığı belirsiz olan bir çocuk yardımcı olacaktır. Dünyanın sonunu getirecek olan 5. dalgadan kaçmak için başka çaresi kalmayan Cassie'nin bu yabancıya güvenmekten başka çaresi yok

Cassie kardeşini kurtarabilecek mi? Güvendiği o çocuk uzaylı mı? Yoksa değil mi? İnsan görünümlü uzaylıların tuzağına düşecekler mi? Gibi bir sürü sorunun cevabını ise en son partta anlayacaksınız.

Benim çok hoşuma giden doğa ile mücadele filmlerinden üçünü sizlerle paylaştım. Bu filmlerden izlemediğiniz filmler varsa kesin izleyin. Çünkü filmler aksiyon, macera yüklü eğlenceli filmler. Ben izlerken zevk alarak izledim.

Hoşça kalın.

Doğa İçerikli Filmler

Biz ailecek, doğada geçen ve içinde doğada yaşam mücadelesi veren filmleri izlemeyi çok seviyoruz. Misal çok sıcak yaz akşamlarında buz dağlı filmler izlemeyi. soğuk kış akşamlarında ise okyanuslarda yada amazon ormanlarında hayat mücadelesi veren filmleri izlemekten büyük zevk alırız. Şimdi film taslağıma baktım da benim doğa içerikli film listem kabarmış. En iyisi mi ben, bu listeyi eritmek için; ilk 3 filmi paylaşmak ile başlayayım. Belki aranızda bu filmlerden izlemeyen kişiler varsa onlar içinde fikir olur. Ve izlerler. Çünkü gerçekten de çok etkili ve güzel filmler... Benden yazması, sizden izlemesi... ;)



Doğayla mücadele film yorumu 

Doğayla mücadele film yorumu

2014 yıla ait, çocuklara doğayı sevdirmeye yarayacak bir aile filmi. 
İki kardeş ve sadık köpekleri, özel küçük bir uçakla babasının yanına gitmek için yolculuğa çıkarlar. Bu yolculuk sırasında uçak düşer. Ormanlık bir yere düşen uçakta pilot baygın, iki kardeş ve köpek hayattadır. Çocuklar pilotun kafasının çarptığını ve kanadığını görünce; pilota yardım bulmak için yola çıkarlar.  Bu esnada kendilerini vahşi doğada yaşam mücadelesi içinde bulurlar. Tek çareleri iki kardeş akıllarını ve iç güdülerini kullanarak, yollarını bulmaları gerekiyor. 
Günlük hayatlarında sürekli birbirleri ile didişen iki kardeş oldukları halde. Bu vahşi doğa mücadelesinde sürekli birbirlerine kol kanat gerip, sırt sırta vahşi doğaya karşı koyarlar. 
Ara ara heyecanlanacağınız. Bazen merak edeceğiniz tarzda izlenilebilecek güzel bir film bence. İzlemeyenler hemen ailecek izleyebilir. Filmin içinde öyle sakıncalı sahneler yok.


Everest film yorumu

Everest film Yorumu

2015 yılı yapımı, bir film olan Everest. Gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilmiş bir film. 1996 yılında Everest dağına tırmanan 18 kişilik ekipten, 8 kişinin ölmesini anlatıyor. Film trajik ve aksiyonlu..

Everest dağına ilk tırmanan insanlardan biri olan Rob Hall; evli ve hamile bir karısı var. Ücretli olarak rehberlik yapan Rob 18 ekip ile birlikte everest dağına tırmanmak için yola çıkıyorlar. Bu 18 ekip içinde bir tanede gazeteci var. Tırmanmaya başlamadan önce yapılan bir toplantıda; tırmanacak ekibe ''Neden evereste tırmanıyorsunuz?'' Sorusuna 'acaba ne cevap verecekler?' diye pür dikkat konuşmayı dinledim. Çünkü gerçekten de bende çok merak ediyorum. Dünyanın en yüksek ve tehlikeli dağına hayatta kalıp, kalmayacağın belli olmadan -üstelik para vererek- tırmanma işi akıl karı değil gibi. Demek ki bu bizlerin anlayamayacağı derecede, büyük bir tutku olsa gerek.

Filmde rüzgar sesi ve çığ efektleri bence çok gerçekçi olmuş. Ben o sahneleri izlerken oturduğum koltukta üşüyüp, üzerime battaniye örttüm. :) Filmde çok gereksiz saçma diyaloglar vardı. O sahneler biraz bayıyor. Ki zaten eşim o sahnelerde uymuş kalmış. :D Ama ben o ekipten kaç kişinin evereste tırmanacağını? ve kimlerin öleceğini? Merak ettiğim için filmi sonuna kadar pür dikkat izledim.

İsterseniz filmdeki ekiplerden kimlerin dağa tırmandığını ve kimlerin öldüğünü şimdi buraya yazmayayım da sizlerde merak ederek izleyin.



5. dalga film yorumu

5. dalga film yorumu

2016 yılının en iddialı bilim kurgu filmlerinden biri. Zaten Rick Yancey'in 5. dalga kitabından esinlenilerek çekilmiş bir film. Kitabını okumadım. Ancak filmi çok güzeldi...

5. dalga filmi de bir uzay filmi; ancak bu filmin kurgusu biraz daha farklı. Dünyaya uygulanan ilk dalgada, dünyanın tüm güç sistemlerini yok ediyorlar. Böylece teknolojiden yoksun kalıyorlar. 2. dalgada ise, doğal afetler başlıyor. Böylece bir sürü barınak ve insanlar yok oluyor. 3. dalgada; salgın hastalık veriliyor. Böylece hayatta kalan bir sürü insan zayıf düşüp, salgın hastalık yüzünden hayatını kaybediyor. 4. dalgada ise insan bedeninde uzaylılar dünyaya geliyor. Ve böylece hayata kalan insanları kolaylıkla avlıyorlar.  İnsan görünümlü uzaylılar tarafından yapılan saldırıdan kurtulan genç bir kız, kaybolan erkek kardeşini aramaya koyulur. Kardeşini arama çalışmalarına uzaylı olup olmadığı belirsiz olan bir çocuk yardımcı olacaktır. Dünyanın sonunu getirecek olan 5. dalgadan kaçmak için başka çaresi kalmayan Cassie'nin bu yabancıya güvenmekten başka çaresi yok

Cassie kardeşini kurtarabilecek mi? Güvendiği o çocuk uzaylı mı? Yoksa değil mi? İnsan görünümlü uzaylıların tuzağına düşecekler mi? Gibi bir sürü sorunun cevabını ise en son partta anlayacaksınız.

Benim çok hoşuma giden doğa ile mücadele filmlerinden üçünü sizlerle paylaştım. Bu filmlerden izlemediğiniz filmler varsa kesin izleyin. Çünkü filmler aksiyon, macera yüklü eğlenceli filmler. Ben izlerken zevk alarak izledim.

Hoşça kalın.

12 Mart 2016 Cumartesi

Bahubali Film Yorumu

Hint filmlerini ne kadar çok sevdiğimi ara ara paylaştığım İzlediğim film yorumlarında belirtmiştim. Dram yüklü sahnelerde çok iyi olan Hintliler; birde aksiyon yüklü bir film çekmişler. Üstelik Hintlilerin bu film için harcadıkları yüksek bütçe İnternet aleminde kulaktan kulağa dolaşırken; çok merak ettim. Ve Hindistan'ın en büyük bütçeli filmi olan bahubaliyi hemen izledim.

Bahubali Film Yorumu


İlk olarak şunu belirtmek istiyorum ki!... Ben bu film için çok büyük bir beklenti halindeydim. Ancak beklentimi karşılayamadı.

İsterseniz ilk olarak filmde hoşuma giden bölümleri paylaşmak ile başlayayım. Filmde yine Hint filmlerinde alışa-gelmiş olan Hint dans ve müzikleri ara ara var. Ben Hint danslarını sevdiğim için, bu tarz filmlerde Hint danslarının yer verilmesi hoşuma gidiyor.
Özellikle savaş sahnelerindeki görsel sahneler çok abartılı; ancak görsel sahnelerden hoşlanan kişiler için güzel.

Bahubali Film Yorumu

Filmde her ne kadar abartılı çok sahne olsa da; insan sonunun nasıl olacağını merak ettiği için filmin hepsini izliyor.,
Filmin ilk başında bir kadın tarafından kaçırılan bir bebeğin hayatının kurtulması ve o çocuğu benimseyen bir kadının hikayesi ile başlıyor. Ve o sahneleri görünce insan hemen kapatmak istiyor. Ancak sabır edin hemen kapatmayın. Eğer bu filmi görsel şölen için açtı iseniz, ilerleyen sahnelerde bir 30 dakika sonra başlıyor. Özellikle son sahnesindeki savaş stratejisi ve bahubali'nin üstün zekası çok etkileyici...

Ben bu filmi izlerken; Cüneyt Arkın'ın kara Murat filmine benzettim. Sizde kara Murat filmimi izlediyseniz. Aynen kara Murat filmindeki gibi Herkül kadar güçlü bir baş kahraman. Bu kahraman kim olduğunu bilmeden büyüyor. Ancak iç güdüsel olarak kaderi onu kendi ailesini ve hikayesini bulmasını sağlıyor.

Bahubali; aşk, dram, aksiyon, macera ve tarihi içerikli 2015 yapımı bir film. Sizde bu hafta sonu ailecek, eğlenmek istiyorsanız. Bu filmi izleyin. Yalnız filmdeki abartılı sahnelere takılmayın. Zaten hangi aksiyon filmde abartılı sahne yok ki?

Hoşça kalın.

7 Aralık 2015 Pazartesi

Çocuklar ile birlikte izlenilebilecek filmler #1

Merhaba arkadaşlar bugün sizlere uzun kış akşamlarında; mısır cipsi eşliğinde çocuklar ile birlikte film izleme keyfi yapmak istediğiniz zaman. ''Acaba çocuklar ile birlikte hangi filmler izlenir ki?'' Diye arandığınız günlerde alt tarafa yazdığım filmleri izlemenizi tavsiye ederim. Çünkü bu filmlere çocuklar bayılıyor. Evet evet test edildi ve onaylandı!...

Minyonlar Filmi

Minyonlar Filmi Yorumu

Filmin yönetmenliğini Pierre Coffin ve Kyle Balda yapmış. Seslendirmeyi ise; Sandra Bullock, Jon Hamm, Michael Keaton, Allison Janney, Geoffrey Rush, Steve Carell gibi yıldız oyuncular var. Minyonlar’ın Türkçe seslendirmesini ise Beren Saat ve Kenan Doğulu yapmış.

Filmin konusu: Küçük sarı, sevimli yaratıklar görüntü ve çıkardıkları sesler ile çocukların çok hoşuna gidiyor. Bu filmde o sarı sevimli yaratıklar kötü bir efendiye sahip olmak istiyorlar. Bunun için dinazorlar'dan, Firavuna, Napalyon'dan Drakula'ya kadar pek çok kötüyü deneseler de istedikleri gibi bir kötü efendiyi bulamıyorlar. En sonunda kendi hallerine yaşamaya devam ederken.

1960 yılında macera meraklı bir kaç minyon; Amerika'ya gidip, kendileri için bir kötü efendi bulmaya koyuluyorlar. Zaten macera ve aksiyonda burada başlıyor. Evet filmde kötüler sempatik gibi gösterilmiş. Ama siz bu filmi izlerken ve hatta izledikten sonra; onların gerçek olmadığını aslında kötünün iyi olmadığını çocukların anlayacağı şekilde anlatırsanız. Bir sorun olmaz diye düşünüyorum. Keza aynı şekilde ben öyle yaptım.


Dedemin İnsanları Filmi


Dedemin insanları filmi yorumu


Çağan Irmak filmlerini oldum olası çok sevmişimdir. O sebepten bu film karşıma çıkınca : ''Hiç acaba güzel midir?'' Demedim.. ''Çağan Irmaksa kesin güzel ve duygusaldır'' diye hemen izlemeye koyulduk. Üstelik birde bu filmin konusu gerçek bir olayı konu aldı ise tadından yenmezdi. Öylede oldu zaten.

Filmin konusu: Ozan, Ege'de küçük bir sahil kasabasında yaşayan 10 yaşında bir çocuktur. Girit göçmeni dedesi Mehmet Bey nedeniyle arkadaşları onunla "gavur" diye alay etmektedir. Yalnız kalmaktan korkan Ozan, başta dedesi olmak üzere ailesine kızar "Biz Türküz." diyerek onlara kafa tutar.

Ozan'ın dedesi Mehmet Bey, kasaba da saygın bir adamdır. Kasaba halkına kol kanat gerer, sorunlarıyla ilgilenip, onlara yardım eder. Hoşgörüsüyle bilinen Mehmet Bey torununun bu durumundan dolayı üzülmekte ve endişe duymaktadır.

Mehmet Bey daha yedi yaşındayken, ailesi zorla topraklarından kopartılmış, Girit'ten göçmüşlerdir. Mehmet Bey'in en büyük arzusu ölmeden evvel doğduğu toprakları görebilmektir. Bu özlemle sık sık içinde mektuplar olan şişeleri Ege'nin mavi sularına bırakmaktadır. DEDEMİN İNSANLARI, küçük bir kasabada yaşayan on yaşında bir çocuk ve dedesi aracılığıyla, bir ailenin ve bir ülkenin geçirdiği büyük değişimi anlatıyor.

Bu filmi izledikten sonra Ülkemizde; doğduğumuz topraklarda özgürce yaşayabildiğimiz için ne kadar şanslı olduğumuzu konuşup. Halimize şükürler ettik. Ve bir kez daha ailecek bir birimize sıkıca sarıldık. Duygusal ve aile bağlarını konu alan bir film olduğu için. Bence çocuklarla izlenilebilecek tarzda bir film.

Arkadaşım Tilki Filmi


Arkadaşım Tilki Filmi Yorumu


Aslında bu filmi izleyeli uzun zaman oldu. Ama yinede arkadaşım tilkiyi de atlamadan bloğuma eklemek istedim. Çünkü bu film müthiş bir doğa atmosferi filmi. Özellikle günümüzün metropol çocukları gibi doğa ile pek iç içe olmamış çocuklarımız için doğa özlemi uyandıracak tarzda bir film. Bu filmi izledikten sonra çocuklarınızdan ''anne ormana gidelim!..'' Sözleri duyarsınız. Bu konuda hazırlıklı olun. Çünkü o hafta sonu hemen ormana gitmeniz gerekebilir. Hayır sadece çocuklarınız istedi diye değil. Arkadaşım Tilkiyi sizde çocuklar ile birlikte izlediyseniz. Sizde kesin doğa içine dalmayı çok isteyeceksiniz onun için...

Filmin konusu: 10 yaşlarında küçük bir kız, Fransa’nın doğusundaki dağların eteklerinde bir köy evinde yaşamaktadır. Sonbaharda bir gün, ormanın içinden bisikletiyle okula doğru giderken yavru bir tilkiyle karşılaşır. İnsanlara alışık olmayan tilki küçük kızdan kaçar.

Kızın çok dikkatini çeken, o tilki ile kız arkadaş olmak ister. Ve hemen hemen her gün ormana gidip, o tilki'yi arar. Tabı bu sahneler doğa içinde geçtiği için çok güzel şırıl şırıl akan sular mı dersin; Yoksa yemyeşil ağaçlar ile kaplı bir ortam mı dersin; cıvıl cıvıl kuş sesleri vede diğer bazı doğa hayvanlarında yer aldığı sahneleri izleyerek görsel bir şölen yaşamış olacaksınız.

Bu filmi izlerken kendinizi tamamen o doğanın içindeymiş gibi hissedeksiniz. Çünkü film çok sürükleyici ve çekici. Resmen sizi o sahnenin içine çekecektir. Özellikle o hafta ormana çıkacaksınız, arkadaşım tilkiyi kesin izleyin. Öyle gidin. Kim bilir belki sizinde doğada başka bir hayvan ilginizi çeker. Herne kadar bu bir karınca yada fare olsa dahi....

Çocuklar ile izlediğim filmler sadece bunlarla sınırlı değil. Daha çok var. Ancak şimdilik bu 3 filmi ile yetinin. Siz bu filmleri izleyene kadar inşallah yeni filmler ekleyeceğim. Bu arada sizinde çocuklarınız ile birlikte izlediğiniz filmler varsa yorum kısmında benimle paylaşırsanız çok sevinirim.

Hoşça kalın.

24 Kasım 2014 Pazartesi

FRANKENSTEİN'Lİ BİR GECE

Hafta sonu, boş olan salonda ne yapılır ki diye kara kara düşünürken... Aklımıza film izlemek geldi. Eeee madem film izleyeceğiz o zaman ben bir koşu gidip mutfaktan mısır patlatayım. Sonra ışıkları da kapatırız. Hem zaten sokak lambası direk bizim evimizin karşısında olduğu için ışığı kapatınca dahi tüm salon aydınlık oluyor. Özellikle pencereden sokak lambasının vurduğu sarı los ışık çok romantik bir atmosfer oluşturuyor. O sebepten biz öyle evde romantik bir hava oluşturmak istersek öyle çeşit çeşit mumlar al, sonra o mumları yak gibi şeyler ile uğraşmak yerine direk lambaları kapat alsana romantiklik. Üstelik beleş romantiklik daha ne olsun(!)... :)


Mısır patlatıldı... Işıklarda kapatıldı... Eeee şimdi asıl önemli olan konu film izlenecekti, ama ya hangi film izlenecekti. ben hemen atılıp:
-Çocuklar ile birlikte izleyeceğimize göre animasyon olsun dedim.
Kocişko ve Emir hemen itiraz edip.
-Hayııır olmaz korku yada dövüşlü bir film olsun dediler.
Ben: Olmaz çocuklar korkar animasyon olsun yada komedi olsun diye ısrar ettim. Ama ikisi de birlikte olmaz diye diretirken Emir:
-Ben korkmam, hem zaten Efe de korkmaz ki. demi Efe sende korkmazsın? diye hemen Efe'den tasdik almaya çalıştı.
O sırada Efe işin şımarıklık kısmında olduğu için eline benim patlattığım mısırları alıp sağa ve sola dökerek yiyerek
-Ben korkmammmmmm ben büyüdümmm demesin mi? :)
Ben hemen ona kötü bir bakış atıp sonrada ''mısırları dökme'' diyerek bir ciyakladım.

Ama maalesef ki hiç bir fayda etmedi 3 erkek birleşip korku diye tutturunca el mahkum kabul etmek zorunda kadım.  :( Yok yok bana bir kız evlat şart oldu ben bu 3'ü ile baş edemiyorum. O sebepten devamlı kazanan onlar oluyor. Benim yanımda birtane kız çocuğu olsa idi onları öyle bir alt ederdik ki onlar dahi şaşırırlardı ya !. Neyse diyeyim. :)


Evet ne demiştim korku filmi ararken bizimki. Frankenstein part 1 diye bir film açtı. Sonra bana da
 -Hadi yine iyisin türü korku, dram ve aşk. İçinde aşkta var o sebepten sen bu filmi kesin seversin dedi.
Ama ben yine her zaman ki gibi peşin hükümlülüğümü yapıp:
-İğrenç bir film demeden edemedim. Ama benim huyuma alışık olan eş ve çocuklar:
-Annneeeeee sen hep ilk filim başlayınca öyle diyorsun daha sonrasında filmi çok seviyorsun, kesin bunu da seveceksin dediler...(çocuklar beni çözmüşler)
Haklılardı da film gerçekten de çok sürükleyici vede etkileyiciydi... :) Biz biri bitince devamını merak ettiğimiz için hemen ikisini de izledik. Oda çok güzeldi. Hatta netten araştırınca gördüm ki bu Frankenstein'in  ölümsüzlerinin savaşı diye bir serisi de varmış orada da öldü sanılan o canavar ve Frankenstein dünyaya saldırıyormuş herhalde, ilk fırsatta onu da izlemek istiyorum.

Aslında filmin içeriği hakkında fazla anlatmak istemiyorum. Çünkü istiyorum ki sizde merak edin ve izleyin. Ama yine de kısa olarak değinmek gerekirse bir çocuk bilim adamı olmak ve ölüleri diriltmek konusunu kafaya takıyor. Ve bunun için mutlu olan hayatını hiçe sayıp bilim adamı olmak için uzaklara en yakın arkadaşı ile birlikte gidiyor. Orada bilim hakkında her şeyi öğreniyor da. Hatta bu bilgisini kullanarak ölmüş insanların kol, bacak gibi organlarını birleştirip şimşek kuvveti ile bir yaratık oluşturuyor. Sonrası ise hüsran, o yaratık, bu adamın güzel olan ilişkisini vede hayatını mahvedip. Tüm sevdiklerini öldürüyor...

Şimdi bana bu filme çocuklar ile birlikte hiç bakılır mı? Demeyin. Ben bakmamak için çok uğraştım. Lakin onlar kaşındılar ve izlediler. Hatta bizim ile birlikte ikisine de baktılar, gece ise eşim ile birlikte odalarını sürekli kontrol edince gördük ki hiç kıpırdamadan deliksiz bir uyku uydular öyle her gittiğimizde gördüğümüz üzerlerini açmış halleri o gece hiç olmadı. Bundan sonra Üzerlerini öyle çok açarlarsa hemen bir korku filmi açıp onlara izletmeyi planlıyorum. ;)


Hoşça kalın.

13 Mart 2014 Perşembe

DON 2 FİLMİNİ İZLEDİM

 Merhabalar arkadaşlar, bugün sizlere pazar günü izlediğim bir filmi paylaşmak istiyorum....
Film 2010 yapımı bir hint filmi... Filmi izleme nedenlerimden en önemli etken baş rolünde Shahrukh Khan'ın olması bu oyuncuyu özellikle benim adım khan da oyunculuğunu çok sevdiğim için bu filmi izlemek istedim...

aksiyon filmi, film, film tavsiyem, izlediğim filmler, sürükleyici film, tavsiye ettiğim filmle

Ama şunu söylemem gerekiyor ki Shahrukh Khan, benim adım khan karakterinden bambaşka bir karakter ile karşımıza çıkıyor. Bu sefer bu filmde kötü karakterde bir banka soyguncusu olarak karşımıza çıkıyor ama bence kötü karakterde ona çok yakışmış. :)
Her ne kadar filmde kötü karakterde olsa da yinede oyunculuğu süper ama bu sefer daha çok artist halleri ortaya çıkıyor...Birde çok zeki biri düşmanların hamlesini Don daha önceden düşünüp hemen önlem alması gerçekten de çok güzel bir yöntemdi...
Filmde kullanılan müziklerde çok hoşuma gitti birde özellikle filmide Don'un bir sözü var onu sürekli tekrarlaması ve finalde de izleyicilerin o sözü söylemesi için tongaya düşürmesi çok güzeldi.... O sözde şuydu '' Don'u yakalamak zor değil, imkansızdır'' sözü...

Filmi aranızda izlemeyeniz varsa hiç zaman kaybetmeden izlesin ama öyle başları görüp peşin hükümlü olup hemen kapatmayın sonradan film çok canlanıp aksiyon içerikli sahneleri geliyor...

Hoşça kalın...


30 Aralık 2013 Pazartesi

MAKSİMUM TEHLİKE FİLMİNİ İZLEDİM

Merhabalar arkadaşlar bugün sizlere yine bol aksiyonlu vede bol gerilim yüklü bir polisiye filmi paylaşmak istiyorum.... Maksimum tehlike, film adından da anlaşılacağı üzere içinde aksiyonu maksimum olan bir film :)

tokideki sesin izldeği film maksimum tehlike


Filmin içeriğinde, Gizli bir yerde FBA'ların koruduğu gizli bir hapishane var. O hapishaneye gelen kim oldukları konusunda hiç bir fikirleri olmayan iki kadın mahkum, eski operasyon ajanları Croos ve Manning’e verilir. Sürekli başında durdukları iki Kadın mahkûm için hapishaneye saldırı düzenlenir. Özel paralı askerler bu iki kadını bütün hapishanede aramaya başlarlar. Kadınları ellerinden kaçırmak istemeyen Croos kadınların kimliklerini öğrendiğinde ortalık iyice karışır. Ve aksiyon o esnada başlamış olur... Vee ayrıca şunu da belirteceyim ki o iki kadınlardan biride kötü adamlar olan paralı askerler için çalışıyormuş filmin sonuna doğru oda ortaya çıkıyor...

İzlerken çok heyecanlanacağınız bol hareketli bir film... Özellikle içindeki gerilim sahneleri, insanın nefesini kesip film izlemesine neden oluyor :)

Hoşça kalın.

12 Aralık 2013 Perşembe

ACİL ARAMA (THE CALL) İZLEDİK

Merhabalar arkadaşlar, bugün sizlere daha önceden izlemiş olduğum ve bir kenara not alarak sizler ile paylaşılmayı bekleyen bir filmi paylaşacağım...

tokideki sesin izlediği film acil arama

Acil arama, bu film gerçekten de başından sonuna kadar çok sürükleyici ve gerilim dolu bir film... Biz eşim ile birlikte hiç sıkılmadan büyük bir zevkle izledik o sebepten sizlere de tavsiye ederim kesinlikle izleyin...

İsterseniz şimdi de filmin konusu hakkında ufak da olsa bilgi vereyim...Filmde, Jordan, 911 Acil yardım hattında santral görevlisi olarak çalışan bir kadındır. Bir gün merkezi arayan genç bir kız sesi, evine zorla giren biri olduğunu ve hayatının tehlikede olduğunu söyler. Jordan, ekipler evi tespit edip kızı kurtarmaya gidene dek telefonda katili oyalamaya karar verir. Tüm çabalarına rağmen Jordan başarısız olur ve Genç kız hayatını kaybeder. Ancak olayın arka planı daha karmaşıktır. Bu cinayet ve birbirini takip eden olayların bir seri katilin işi olduğu ortaya çıkar. Bu arada yaşadığı kabustan dolayı Jordan'ın psikolojisi tamamen altüst olmuştur. Aradan zaman geçer ve 911'e "Kaçırıldım, lütfen beni kurtarın!" diye yalvaran başka bir yardım çağrısı gelir. Çağrıyı devralan Jordan bu kez kızı sağ salim kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapmaya kararlıdır... 
Televizyondaki gerilim türündeki işleriyle tanıdığımız Brad Anderson'ın yönetmenliğini üstlendiği filmin başrolünde Oscar ödüllü oyuncu Halle Berry yer alıyor.

Hoşça kalın.