12 Mart 2016 Cumartesi

Bahubali Film Yorumu

Hint filmlerini ne kadar çok sevdiğimi ara ara paylaştığım İzlediğim film yorumlarında belirtmiştim. Dram yüklü sahnelerde çok iyi olan Hintliler; birde aksiyon yüklü bir film çekmişler. Üstelik Hintlilerin bu film için harcadıkları yüksek bütçe İnternet aleminde kulaktan kulağa dolaşırken; çok merak ettim. Ve Hindistan'ın en büyük bütçeli filmi olan bahubaliyi hemen izledim.

Bahubali Film Yorumu


İlk olarak şunu belirtmek istiyorum ki!... Ben bu film için çok büyük bir beklenti halindeydim. Ancak beklentimi karşılayamadı.

İsterseniz ilk olarak filmde hoşuma giden bölümleri paylaşmak ile başlayayım. Filmde yine Hint filmlerinde alışa-gelmiş olan Hint dans ve müzikleri ara ara var. Ben Hint danslarını sevdiğim için, bu tarz filmlerde Hint danslarının yer verilmesi hoşuma gidiyor.
Özellikle savaş sahnelerindeki görsel sahneler çok abartılı; ancak görsel sahnelerden hoşlanan kişiler için güzel.

Bahubali Film Yorumu

Filmde her ne kadar abartılı çok sahne olsa da; insan sonunun nasıl olacağını merak ettiği için filmin hepsini izliyor.,
Filmin ilk başında bir kadın tarafından kaçırılan bir bebeğin hayatının kurtulması ve o çocuğu benimseyen bir kadının hikayesi ile başlıyor. Ve o sahneleri görünce insan hemen kapatmak istiyor. Ancak sabır edin hemen kapatmayın. Eğer bu filmi görsel şölen için açtı iseniz, ilerleyen sahnelerde bir 30 dakika sonra başlıyor. Özellikle son sahnesindeki savaş stratejisi ve bahubali'nin üstün zekası çok etkileyici...

Ben bu filmi izlerken; Cüneyt Arkın'ın kara Murat filmine benzettim. Sizde kara Murat filmimi izlediyseniz. Aynen kara Murat filmindeki gibi Herkül kadar güçlü bir baş kahraman. Bu kahraman kim olduğunu bilmeden büyüyor. Ancak iç güdüsel olarak kaderi onu kendi ailesini ve hikayesini bulmasını sağlıyor.

Bahubali; aşk, dram, aksiyon, macera ve tarihi içerikli 2015 yapımı bir film. Sizde bu hafta sonu ailecek, eğlenmek istiyorsanız. Bu filmi izleyin. Yalnız filmdeki abartılı sahnelere takılmayın. Zaten hangi aksiyon filmde abartılı sahne yok ki?

Hoşça kalın.

20 Şubat 2016 Cumartesi

Çocuklar ile birlikte izlenilebilecek filmler #4

Bizim evde çocuklar için, hafta sonları yatış saatleri biraz esnetilebilir. Böyle günlerde genellikle ailecek mısır ve çekirdek ikilisi eşliğinde film izleriz. Ailecek film izledikten sonra o filmden neler anladığımızı ve o kişilerin yerinde olmadığımız için halimize şükreder. Daha sonrada hep birlikte dua edip, yatarız....

Bu hafta sonu sizde ailecek bir film izlemek istiyor; ama ne izleyeceğinize karar veremiyorsanız size birbirinden güzel ve etkili konuları olan,  2 film yorumu ile geldim. Bence izlemeyen kişiler kesin izlesin...

Gizli Dünya (Rooom)

Genç kızken bir adam tarafından kaçırılıp, evinin bahçesindeki bir barakada kilit altında kalan bir kadın. Ve oğlunun hikayesini anlatıyor...

Filmin başlangıcı da zaten bu annenin; oğluna 5 yaşına girmesini kutlamak için birlikte doğum günü pastası yapmaları ile birlikte başlıyor. Çocuk 5 yaşına kadar sadece o içinde mutfak ve tuvaleti birde yatağı olan hap kadar bir odanın içinde yaşamış. Penceresi dahi yanda değil, tepede olan bir evin içinde... Dışarı bakmak için kafasını o tepe pencereye çevirdiği zaman sadece gök yüzünü görmüş. Başka ne insanlar, ne ağaç ve kuşları... Ne görmüş, nede seslerini duymuş. Annesi onu oyalamak için ona dışarıda uzay olduğunu ve televizyondaki insanlarında gerçek olmadığını masalını anlatmış. Çocuklarımız biz annelerin anlattıklarına kayıtsız inanıp, bellediklerinin bir kanıtı olarak; çocuk annesin her dediğine inanmış ve sadece kendi yaşadıkları barakanın gerçek, dışarının hayali olduğuna inanmış...

Gizli Dünya (Rooom) film yorumu



Ama daha ki çocuk 5 yaşına girene kadar. Çocuk 5 yaşına girdikten sonra annesi artık onun büyüyüp, akıllandığını düşündüğü için. Daha önceden anlattıklarının tüm hepsinin doğru olmadığını aslında dışarıda bir hayat olduğunu anlatır. Çocuk ilk başta annesine inanmaz ve kızar. Hatta bir ara ''şapşik anne dışarıda hayat yok, televizyonda ki insanlar gerçek değil'' diye tepki dahi gösterir. Ama annesi ona tüm gerçekleri anlatıp, çocuğu ile birlikte bir plan kurarlar. Bu plana göre: ''Çocuk ölü taklidini yapacak ve annesi onu bir halıya sarıp, o adama verecek. O adam çocuğu halının içinde o barakadan çıkarıp, atmak için, kamyonetle götürdükten sonra çocuk hızla halıdan çıkıp, ilk karşısına çıkan insandan yardım isteyecekti''

Zar zorda olsa çocuk annesinin dediğini uygular ve annesini kurtarır... Film bu şekilde bir anne ve çocuğunun gizli dünyalarını anlatan dram sahneleri var. Onların gizli dünyaları herne kadar hap kadar olan bir barakada olsa; çocuk orada sürekli annesi ile birlikte olduğu için o barakayı özleyip, oraya tekrar gitmek dahi ister. Bu sahneyi görünce düşündüm ki; aslında çocuklarımıza büyük evlerde içi oyuncak dolu bir odayı vermektense... Küçük samimi bir evde az oyuncak ile hatta sıfır oyuncak ile eldeki imkanları kullanarak  onlarla birlikte vakit geçirmek, onların daha çok hoşlarına gidiyor.

Filmde çok duygusal sahneler var. Bu filmi özellikle anne olan her kadın izlemeli. Çünkü anne gözü ile izlediğiniz zaman daha bir etkilenip, duygulanıyorsunuz...

Cesur (Brave)

'İlk film önerim için fazla dram yüklü sahne içeriyor. Biz zaten gündemden dolayı içimiz kan ağlıyor. Biz çocuklar ile birlikte üzülüp, duygulanmaktan ziyade; eğlenip, gülmek istiyoruz.' derseniz de sizlere ikinci bir film alternatifi olarak bir animasyon film önerisi yapmak istiyorum.


Cesur (Brave)

2012 yılında gösterime girmiş olan bu film... Merida adında bir prenses olan kız. Ondan yapılması istenilenin dışında çok iyi ata binen ve ok atan savaşçı ruhlu bir kız. Annesi ise kızının, normal bir prensesten beklenilen şekilde tam bir lady gibi olmasını istiyor. Bunun için anne ve kız sürekli bir çatışma halinde...

Merida ve annesi en son evlilik konusunda bir tartışma yaşarlar. Bunun üzerine kız atına atlayıp, ormana hızla gider. Attan giderken düşmesi sonucu yoluna bir cadı gelir ve ondan annesini değiştiren bir büyü yapmasını ister. Büyü sonucu annesi bir ayıya dönüşür.

Ayıya dönüşen annesini babası ve diğer adamlardan öldürmemesi için korurken, eski bir efsaneyi bozmaya uğraşır. Görsel şölen ve efektler sayesinde heyecanlanarak izleyebileceğiz çok güzel bir animasyon filmi....

Bugün önerdiğim filmleri izlemediyseniz, hemen izleyin. ''Ama yok bu filmleri izledim. Ya da daha farklı film istiyorum'' diyorsanız da çocuklar ile birlikte izlenilebilecek filmler etiketindeki filmlere bir göz atın. Eminim ki bu filmler içinde hoşunuza giden bir film hatta bir çok film bulacaksınız. ;)

Hoşça kalın.

30 Ocak 2016 Cumartesi

Çocuklar ile birlikte izlenilebilecek filmler #3

 Çocuklar 15 tatile girmeden önce: ''acaba onlarla birlikte nasıl zorluklar yaşayacağım, onlarla birlikte neler yapsak, havalarda soğuk dışarıda çıkamayız'' diye içten içe düşünüp, üzülürdüm. Ama üzülürken; zamanın su misali akıp geçtiğini ve çocukların artık eskisi gibi olmadığını her geçen yıl biraz daha büyüdüğünü hesaba katmadan üzülmüşüm. Çünkü biz bu bir haftalık geçen tatilde çocuklarla birlikte çok eğlendik. Her gün bir oyun oynadık. Ama şimdilik bu konuyu burada noktalıyorum. Çünkü onunla ilgilide bir yazı yazıp, yayınlamayı düşünüyorum.

Bugün sizlere, ailecek evde olduğunuz uzun kış akşamlarında izlenilebilecek, çok güzel 2 film tavsiyesi vermek için geldim. Bu filmler yine çocuklar ile birlikte izleyip, onlara hallerine şükredip, aile ve kardeşin önemini anlamalarını sağlayacak filmler. İsterseniz hemen ilk film ile film tavsiyesi yazıma başlayayım...

Kız kardeşimin hikayesi

2009 ABD yapımı bir film. Film kanserli bir ablayı, sırf onu kurtarmak için anne ve baba tarafından planlanılararak dünyaya getirilmiş bir kız kardeş gözünden anlatılıyor. Etrafınızda kanserli bir insan oldu yada halen varsa daha çok duygulanarak izleyebileceğiniz bir film.

Kız kardeşimin hikayesi

Filmde kanserli olan Kate'nin hayatını devam ettirmesi için kız kardeşi Anne'den böbrek nakli olması lazım. Ama Anne hayatı boyunca sürekli ablası için çeşitli zorlu ve acılı tedavilerden geçtiği için böbrek naklinin olmasını istemiyor. Ve bunun için ailesine dava açıyor... Bu dava olayını duyan ve kanserli kızının kurtulması için hayatını adayan anne ile kızı Anne arasında ufak çaplı çatışmalar ve mahkeme sahnelerini anlatıyor. Bu dava sırasında ailemizden çocuklar kız kardeşi haksız bulurken; eşimle ben o kızın yerinde kendimizi koyup, onu da anlamaya çalıştık. Ancak ne kadar kendini onun yerine koysan da başına gelmeden empati yapılamayan bir durum. Annemden biliyorum :(

Film bu şekilde gelişirken sonunda aslında bu dava açma fikri ve böbrek vermeme fikrinin o kız kardeşten değilde hiçte beklemediğiniz başka bir kişiden geldiğini öğrenince çok şaşıracaksınız. İsterseniz o kişiyi şimdi burada yazmamayımda filmin büyüsü bozulmasın.

Filmde duygusal sahneler çok fazla var. Zaman zaman ağladığınız anlarda olacak. Ancak filmin bitiminde ailenizde kimsenin bu gibi bir rahatsızlığı olmadığı için halinize çokça şükür edip, ufak tefek sıkıntıları öpüpte başınıza koyacaksınız yalan değil. Bence hayatınızdan çokça şikayet ettiğiniz bir dönemde izleyin ve kendinize şöyle diyin: 

''Sanma ki dert sadece sende var, Sendeki dertleri nimet sayanlar da var!'' Sözünü  söyleyip, kendinizi teselli edin...

Siyah / black

2005 Hindistan yapımı yine bir dram filmi. Bu filmde Hindistanlı bir aile tarafından dünyaya gelen Michelle McNally bebekken geçirdiği bir hastalık yüzünden  kör ve sağır olan bir kız çocuğun hikayesini anlatıyor. Düşüncenize bir kere ne bir ses vede çıtırtı duyabiliyorsun. Nede en ufak bir ışık görebiliyorsun. Resmen kapkaranlık ve sessiz bir dünyada el yordamı ile yaşamaya çalışıyorsun. Çok zor bir durum Allah bu şekilde yaşamak zorunda olan insanlara yardımcı olsun. Ben çocuklarımdaki göz problemi yüzümden ne kadar çok üzülmüştüm. Şimdi bu filmi izledikten sonra anladım ki, boş yere üzülmüşüm. Halbuki hiç görmemekten ziyade görüyorlar. Ve çok şükür ki kulakları çok güzel şekilde duyuyor diye şükretmem gerekirken....

Siyah / black

Hayatı iyiden iyiye zorlaşan kızın hikayesine birde onu anlamayan babasıda olunca iyice çıkılmaz duruma gelir. Ve babası annesin ısrarlarına rağmen kör ve sağır olan kızını bir akıl hastahanesine kapatmak ister. Bu sırada annesi babasına yalvararak, onu ikna eder ve kızına farklı metodlara sahip bir öğretmen tutarlar. Öğretmen daha ilk günden kızın hayatında bir düzen oluşturmaya başlar. Tabi bu düzen en son üniversiteye kayıt olup, diplama almasına kadar gidecek olan güzel bir düzendir....

Tabi üniversite diplomasını almak öyle kolay değil. Bu aşamada öğretmeni ile birlikte bir sürü zorluklara göğüs gerer. Bu kızın en büyük şansı olan öğretmeni; filmin son sahnelerinde her şeyi unutması  (alzheimer olması) bir başka dram sahnesi...

Kızda öğretmenin onu nasıl bırakmayıp, onun için çaba harcaması gibi öğretmenin tekrar hatırlaması için uğraşıyor. Sonunda kızın öğrendiği ilk şey gibi öğretmeninde hatırladığı ilk şey ''su'' kelimesi olur....

Sizi sizden alacak ve aile ve sevginin nelere kadir olduğunuzu anlamanızı sağlayacak yine çok duygusal ve güzel iki film tavsiye ettim. Bence bu filmleri uygun bir zamanda ailenizle birlikte izleyerek, sevginin nelere iyi geldiğini ve ne gibi zorlukları yendiğini anlayıp; birbirinize her zamankinden daha sıkı sarılın. Ne kadar uzun sarılırsanız sarılın; ama sakin sarılmayı sonlandıran ilk kişi siz olmayın!...



Hoşça kalın.

26 Haziran 2012 Salı

UMUT ADASI FİLMİ

Umut adası, en son dün izlediğim bir türk filmi beğendim mi? yok çok değil çünkü ben dram acıklı filmleri pek sevmiyorum. Film izlerken ağlamaktan mutlu olmuyorum:( bu filmi izlerken de bir kişinin geminin altında kalıp parçalanması sahnesi beni ağlattı :(( çok acıklı bir sahne idi dram sevenler için güzel bir film.


Şimdi de isterseniz konusundan hafif bir bahsedeyim.
Farklı toplumsal kesimlerden bir araya gelen bir grup insanın, İngiltere'de yeni bir yaşam kurabilmek için çıktıkları, yasa dışı umut yolculuğunun hikayesi Umut Adası. Çoğu gençlerden oluşan bu insanların her biri farklı amaçlarla ve isteklerle bu yolculuğa başlamış olsalar da hepsinin birleştiği tek bir nokta vardır: yeni ve daha refah dolu bir yaşama başlayabilmek!


Fakat Londra'da yolları kesiştiğinde, birleştikleri bu tek ortak noktaya bir yenisi daha eklenecektir: hayal ettiklerinden çok daha farklı gerçeklerle karşılaşmış olmak!


Kaçak göç temasının işlendiği ve Mustafa Kara tarafından yönetilen Umut Adası, genç ve tecrübeli oyuncuları bir araya getirmiş. Dediğim gibi acıklı bir hikaye ara ara insanın düştüğü hallere iç çekip dertlendiren sahneler var.


 Özellikle alttaki kişinin londra da rahata alışıp sevdiği kızı silmesi beni bir başka yaraladı.:(( (kendi kendime erkek milleti değil mi parayı buldu sevdiğini unuttu) dedim.


Hepinize öpücükler.