12 Nisan 2016 Salı

Doğa İçerikli Filmler

Biz ailecek, doğada geçen ve içinde doğada yaşam mücadelesi veren filmleri izlemeyi çok seviyoruz. Misal çok sıcak yaz akşamlarında buz dağlı filmler izlemeyi. soğuk kış akşamlarında ise okyanuslarda yada amazon ormanlarında hayat mücadelesi veren filmleri izlemekten büyük zevk alırız. Şimdi film taslağıma baktım da benim doğa içerikli film listem kabarmış. En iyisi mi ben, bu listeyi eritmek için; ilk 3 filmi paylaşmak ile başlayayım. Belki aranızda bu filmlerden izlemeyen kişiler varsa onlar içinde fikir olur. Ve izlerler. Çünkü gerçekten de çok etkili ve güzel filmler... Benden yazması, sizden izlemesi... ;)



Doğayla mücadele film yorumu 

Doğayla mücadele film yorumu

2014 yıla ait, çocuklara doğayı sevdirmeye yarayacak bir aile filmi. 
İki kardeş ve sadık köpekleri, özel küçük bir uçakla babasının yanına gitmek için yolculuğa çıkarlar. Bu yolculuk sırasında uçak düşer. Ormanlık bir yere düşen uçakta pilot baygın, iki kardeş ve köpek hayattadır. Çocuklar pilotun kafasının çarptığını ve kanadığını görünce; pilota yardım bulmak için yola çıkarlar.  Bu esnada kendilerini vahşi doğada yaşam mücadelesi içinde bulurlar. Tek çareleri iki kardeş akıllarını ve iç güdülerini kullanarak, yollarını bulmaları gerekiyor. 
Günlük hayatlarında sürekli birbirleri ile didişen iki kardeş oldukları halde. Bu vahşi doğa mücadelesinde sürekli birbirlerine kol kanat gerip, sırt sırta vahşi doğaya karşı koyarlar. 
Ara ara heyecanlanacağınız. Bazen merak edeceğiniz tarzda izlenilebilecek güzel bir film bence. İzlemeyenler hemen ailecek izleyebilir. Filmin içinde öyle sakıncalı sahneler yok.


Everest film yorumu

Everest film Yorumu

2015 yılı yapımı, bir film olan Everest. Gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilmiş bir film. 1996 yılında Everest dağına tırmanan 18 kişilik ekipten, 8 kişinin ölmesini anlatıyor. Film trajik ve aksiyonlu..

Everest dağına ilk tırmanan insanlardan biri olan Rob Hall; evli ve hamile bir karısı var. Ücretli olarak rehberlik yapan Rob 18 ekip ile birlikte everest dağına tırmanmak için yola çıkıyorlar. Bu 18 ekip içinde bir tanede gazeteci var. Tırmanmaya başlamadan önce yapılan bir toplantıda; tırmanacak ekibe ''Neden evereste tırmanıyorsunuz?'' Sorusuna 'acaba ne cevap verecekler?' diye pür dikkat konuşmayı dinledim. Çünkü gerçekten de bende çok merak ediyorum. Dünyanın en yüksek ve tehlikeli dağına hayatta kalıp, kalmayacağın belli olmadan -üstelik para vererek- tırmanma işi akıl karı değil gibi. Demek ki bu bizlerin anlayamayacağı derecede, büyük bir tutku olsa gerek.

Filmde rüzgar sesi ve çığ efektleri bence çok gerçekçi olmuş. Ben o sahneleri izlerken oturduğum koltukta üşüyüp, üzerime battaniye örttüm. :) Filmde çok gereksiz saçma diyaloglar vardı. O sahneler biraz bayıyor. Ki zaten eşim o sahnelerde uymuş kalmış. :D Ama ben o ekipten kaç kişinin evereste tırmanacağını? ve kimlerin öleceğini? Merak ettiğim için filmi sonuna kadar pür dikkat izledim.

İsterseniz filmdeki ekiplerden kimlerin dağa tırmandığını ve kimlerin öldüğünü şimdi buraya yazmayayım da sizlerde merak ederek izleyin.



5. dalga film yorumu

5. dalga film yorumu

2016 yılının en iddialı bilim kurgu filmlerinden biri. Zaten Rick Yancey'in 5. dalga kitabından esinlenilerek çekilmiş bir film. Kitabını okumadım. Ancak filmi çok güzeldi...

5. dalga filmi de bir uzay filmi; ancak bu filmin kurgusu biraz daha farklı. Dünyaya uygulanan ilk dalgada, dünyanın tüm güç sistemlerini yok ediyorlar. Böylece teknolojiden yoksun kalıyorlar. 2. dalgada ise, doğal afetler başlıyor. Böylece bir sürü barınak ve insanlar yok oluyor. 3. dalgada; salgın hastalık veriliyor. Böylece hayatta kalan bir sürü insan zayıf düşüp, salgın hastalık yüzünden hayatını kaybediyor. 4. dalgada ise insan bedeninde uzaylılar dünyaya geliyor. Ve böylece hayata kalan insanları kolaylıkla avlıyorlar.  İnsan görünümlü uzaylılar tarafından yapılan saldırıdan kurtulan genç bir kız, kaybolan erkek kardeşini aramaya koyulur. Kardeşini arama çalışmalarına uzaylı olup olmadığı belirsiz olan bir çocuk yardımcı olacaktır. Dünyanın sonunu getirecek olan 5. dalgadan kaçmak için başka çaresi kalmayan Cassie'nin bu yabancıya güvenmekten başka çaresi yok

Cassie kardeşini kurtarabilecek mi? Güvendiği o çocuk uzaylı mı? Yoksa değil mi? İnsan görünümlü uzaylıların tuzağına düşecekler mi? Gibi bir sürü sorunun cevabını ise en son partta anlayacaksınız.

Benim çok hoşuma giden doğa ile mücadele filmlerinden üçünü sizlerle paylaştım. Bu filmlerden izlemediğiniz filmler varsa kesin izleyin. Çünkü filmler aksiyon, macera yüklü eğlenceli filmler. Ben izlerken zevk alarak izledim.

Hoşça kalın.

Doğa İçerikli Filmler

Biz ailecek, doğada geçen ve içinde doğada yaşam mücadelesi veren filmleri izlemeyi çok seviyoruz. Misal çok sıcak yaz akşamlarında buz dağlı filmler izlemeyi. soğuk kış akşamlarında ise okyanuslarda yada amazon ormanlarında hayat mücadelesi veren filmleri izlemekten büyük zevk alırız. Şimdi film taslağıma baktım da benim doğa içerikli film listem kabarmış. En iyisi mi ben, bu listeyi eritmek için; ilk 3 filmi paylaşmak ile başlayayım. Belki aranızda bu filmlerden izlemeyen kişiler varsa onlar içinde fikir olur. Ve izlerler. Çünkü gerçekten de çok etkili ve güzel filmler... Benden yazması, sizden izlemesi... ;)



Doğayla mücadele film yorumu 

Doğayla mücadele film yorumu

2014 yıla ait, çocuklara doğayı sevdirmeye yarayacak bir aile filmi. 
İki kardeş ve sadık köpekleri, özel küçük bir uçakla babasının yanına gitmek için yolculuğa çıkarlar. Bu yolculuk sırasında uçak düşer. Ormanlık bir yere düşen uçakta pilot baygın, iki kardeş ve köpek hayattadır. Çocuklar pilotun kafasının çarptığını ve kanadığını görünce; pilota yardım bulmak için yola çıkarlar.  Bu esnada kendilerini vahşi doğada yaşam mücadelesi içinde bulurlar. Tek çareleri iki kardeş akıllarını ve iç güdülerini kullanarak, yollarını bulmaları gerekiyor. 
Günlük hayatlarında sürekli birbirleri ile didişen iki kardeş oldukları halde. Bu vahşi doğa mücadelesinde sürekli birbirlerine kol kanat gerip, sırt sırta vahşi doğaya karşı koyarlar. 
Ara ara heyecanlanacağınız. Bazen merak edeceğiniz tarzda izlenilebilecek güzel bir film bence. İzlemeyenler hemen ailecek izleyebilir. Filmin içinde öyle sakıncalı sahneler yok.


Everest film yorumu

Everest film Yorumu

2015 yılı yapımı, bir film olan Everest. Gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilmiş bir film. 1996 yılında Everest dağına tırmanan 18 kişilik ekipten, 8 kişinin ölmesini anlatıyor. Film trajik ve aksiyonlu..

Everest dağına ilk tırmanan insanlardan biri olan Rob Hall; evli ve hamile bir karısı var. Ücretli olarak rehberlik yapan Rob 18 ekip ile birlikte everest dağına tırmanmak için yola çıkıyorlar. Bu 18 ekip içinde bir tanede gazeteci var. Tırmanmaya başlamadan önce yapılan bir toplantıda; tırmanacak ekibe ''Neden evereste tırmanıyorsunuz?'' Sorusuna 'acaba ne cevap verecekler?' diye pür dikkat konuşmayı dinledim. Çünkü gerçekten de bende çok merak ediyorum. Dünyanın en yüksek ve tehlikeli dağına hayatta kalıp, kalmayacağın belli olmadan -üstelik para vererek- tırmanma işi akıl karı değil gibi. Demek ki bu bizlerin anlayamayacağı derecede, büyük bir tutku olsa gerek.

Filmde rüzgar sesi ve çığ efektleri bence çok gerçekçi olmuş. Ben o sahneleri izlerken oturduğum koltukta üşüyüp, üzerime battaniye örttüm. :) Filmde çok gereksiz saçma diyaloglar vardı. O sahneler biraz bayıyor. Ki zaten eşim o sahnelerde uymuş kalmış. :D Ama ben o ekipten kaç kişinin evereste tırmanacağını? ve kimlerin öleceğini? Merak ettiğim için filmi sonuna kadar pür dikkat izledim.

İsterseniz filmdeki ekiplerden kimlerin dağa tırmandığını ve kimlerin öldüğünü şimdi buraya yazmayayım da sizlerde merak ederek izleyin.



5. dalga film yorumu

5. dalga film yorumu

2016 yılının en iddialı bilim kurgu filmlerinden biri. Zaten Rick Yancey'in 5. dalga kitabından esinlenilerek çekilmiş bir film. Kitabını okumadım. Ancak filmi çok güzeldi...

5. dalga filmi de bir uzay filmi; ancak bu filmin kurgusu biraz daha farklı. Dünyaya uygulanan ilk dalgada, dünyanın tüm güç sistemlerini yok ediyorlar. Böylece teknolojiden yoksun kalıyorlar. 2. dalgada ise, doğal afetler başlıyor. Böylece bir sürü barınak ve insanlar yok oluyor. 3. dalgada; salgın hastalık veriliyor. Böylece hayatta kalan bir sürü insan zayıf düşüp, salgın hastalık yüzünden hayatını kaybediyor. 4. dalgada ise insan bedeninde uzaylılar dünyaya geliyor. Ve böylece hayata kalan insanları kolaylıkla avlıyorlar.  İnsan görünümlü uzaylılar tarafından yapılan saldırıdan kurtulan genç bir kız, kaybolan erkek kardeşini aramaya koyulur. Kardeşini arama çalışmalarına uzaylı olup olmadığı belirsiz olan bir çocuk yardımcı olacaktır. Dünyanın sonunu getirecek olan 5. dalgadan kaçmak için başka çaresi kalmayan Cassie'nin bu yabancıya güvenmekten başka çaresi yok

Cassie kardeşini kurtarabilecek mi? Güvendiği o çocuk uzaylı mı? Yoksa değil mi? İnsan görünümlü uzaylıların tuzağına düşecekler mi? Gibi bir sürü sorunun cevabını ise en son partta anlayacaksınız.

Benim çok hoşuma giden doğa ile mücadele filmlerinden üçünü sizlerle paylaştım. Bu filmlerden izlemediğiniz filmler varsa kesin izleyin. Çünkü filmler aksiyon, macera yüklü eğlenceli filmler. Ben izlerken zevk alarak izledim.

Hoşça kalın.

12 Mart 2016 Cumartesi

Bahubali Film Yorumu

Hint filmlerini ne kadar çok sevdiğimi ara ara paylaştığım İzlediğim film yorumlarında belirtmiştim. Dram yüklü sahnelerde çok iyi olan Hintliler; birde aksiyon yüklü bir film çekmişler. Üstelik Hintlilerin bu film için harcadıkları yüksek bütçe İnternet aleminde kulaktan kulağa dolaşırken; çok merak ettim. Ve Hindistan'ın en büyük bütçeli filmi olan bahubaliyi hemen izledim.

Bahubali Film Yorumu


İlk olarak şunu belirtmek istiyorum ki!... Ben bu film için çok büyük bir beklenti halindeydim. Ancak beklentimi karşılayamadı.

İsterseniz ilk olarak filmde hoşuma giden bölümleri paylaşmak ile başlayayım. Filmde yine Hint filmlerinde alışa-gelmiş olan Hint dans ve müzikleri ara ara var. Ben Hint danslarını sevdiğim için, bu tarz filmlerde Hint danslarının yer verilmesi hoşuma gidiyor.
Özellikle savaş sahnelerindeki görsel sahneler çok abartılı; ancak görsel sahnelerden hoşlanan kişiler için güzel.

Bahubali Film Yorumu

Filmde her ne kadar abartılı çok sahne olsa da; insan sonunun nasıl olacağını merak ettiği için filmin hepsini izliyor.,
Filmin ilk başında bir kadın tarafından kaçırılan bir bebeğin hayatının kurtulması ve o çocuğu benimseyen bir kadının hikayesi ile başlıyor. Ve o sahneleri görünce insan hemen kapatmak istiyor. Ancak sabır edin hemen kapatmayın. Eğer bu filmi görsel şölen için açtı iseniz, ilerleyen sahnelerde bir 30 dakika sonra başlıyor. Özellikle son sahnesindeki savaş stratejisi ve bahubali'nin üstün zekası çok etkileyici...

Ben bu filmi izlerken; Cüneyt Arkın'ın kara Murat filmine benzettim. Sizde kara Murat filmimi izlediyseniz. Aynen kara Murat filmindeki gibi Herkül kadar güçlü bir baş kahraman. Bu kahraman kim olduğunu bilmeden büyüyor. Ancak iç güdüsel olarak kaderi onu kendi ailesini ve hikayesini bulmasını sağlıyor.

Bahubali; aşk, dram, aksiyon, macera ve tarihi içerikli 2015 yapımı bir film. Sizde bu hafta sonu ailecek, eğlenmek istiyorsanız. Bu filmi izleyin. Yalnız filmdeki abartılı sahnelere takılmayın. Zaten hangi aksiyon filmde abartılı sahne yok ki?

Hoşça kalın.

4 Kasım 2015 Çarşamba

Pk (sarhoş) film Yorumu

Uzun kış akşamları geldiğine göre uzun süredir güncellemediğim film yorumları köşemi güncellemeye başlayabilirim. Aslında bun filmden önce izlediğim paylaşılmayı bekleyen daha çok film var. Ama bu filmi izleyince; o kadar çok beğendim ki. Hiç ertelemeden direk sizlerle paylaşmak istedim.

2014 Aralık ayı yapımı olan bir Aamir Khan filmi olan pk (sarhoş) isminde; çok etkileyici ve sürükleyici bir film. Eğer ki aranızda izlemeyen kişiler varsa hiç vakit kaybetmeden izlesin. Çünkü film tek kelime ile HARİKA!...

Pk (sarhoş) film Yorumu

Filmin ismi pk. Pk'nın Türkçe karşılığı sarhoş demekmiş. Şimdi bana Aamir Khan bir sarhoşu mu canlandırıyor diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Yok alakası yok isterseniz sizlere filmin konusunu yazayım da. Filmi izlemeden film hakkında azda olsa fikir sahibi olun.

Pk (sarhoş) film Yorumu

Pk Filmin Konusu

Bir uzaylıyı canlandıran Aamir Khan, keşfetmek için geldiği Dünya’da gelir gelmez soyulur ve uzay gemisini geri çağırabilmesine yarayan madalyonu kaptırır. Ülkesine geri dönmenin tek yolu o madalyon ile olacağı için madalyonun peşine düşer ve araştırırken sık sık “Sana ancak Tanrı yardım edebilir” ya da ''Senin işin Tanrı’ya kalmış'' cümlelerini işitir. Bunun sonucunda da Tanrı’ya ulaşıp kendisine madalyonu vermesi için yardım etmesini istemeye karar verir. Fakat Hindistan gibi pek çok dini inancın bir arada yaşandığı bir ülkede bu pek de kolay değildir. PeeKay’ın bir çocuk saflığı ile Tanrı’ya ulaşma çabaları, bu çabaları gösterirken yaşadığı komik ve düşündürücü olaylar çok güzel şekilde işlenmiş. Neticede insanların dini inançlarının nasıl sömürüldüğü, inançlar üzerinden yapılan üçkağıtçılıklar, dini inanç olarak yaşanılan saçmalıklar vb. konular işlenmiş. Tüm bunlar yapılırken tarafsız yaklaşılmış.

Pk (sarhoş) film Yorumu


Film aslında iki hikayeden oluşmakta; ilk başlarken esas kız olan Anushka Sharm Pakistanlı bir genç oğlana aşık olur. Ve onunla evlenmek ister. Fakat kızın ailesi özellikle babası bu evliliğe karşı çıkar. Tam nikah kıyılacağı gün kız terk etilir. Yada kız öyle sanar diyelim. Çünkü filmin sonunda peçeteleri hazır edin salya sümük ağlayacağınız çok duygusal bir sahne ile iki hikayede birleşiyor.

Aslında bu film için yazılacak daha çok olay var. Ama daha fazla yazıp, sizlerin başını ağrıtmadan postumu tamamlamak istiyorum. Çünkü geri kalanını da izleyince bizzat görün. Sonrada bana: 'İyi ki bu filmi tavsiye etmişsin. Çok beğendik' diye yorum yapın. Olur mu? ;)

Hoşça kalın.

1 Haziran 2013 Cumartesi

İZLEDİĞİM FİLMLER

Merhabalar arkadaşlar bugün arşivime baktım da izlediğim filmler yine çoğalmış o sebepten bende bugün sizlere bir kısmını paylaşmak istiyorum.



tokideki sesin izlediği film

Gelecekte bir gün, bu filmde hayatındaki ve işindeki başarısızlıklarından dolayı intihar eden Tolga'nın  hikâyesini anlatıyor. Tolga'nın intiharı ile melekler kendisini cezalandırmak için, intihar etmeseydi hayatının nasıl olacağını göstermek için gelecekten bir günü kendisine yaşatarak gösterir. Ama daha sonrasın da olay o kadar saçma ilerliyor ki bir melekte meleklikten çıkıp insan olarak yaşamaya başlıyor. Yani anlayacağını ben bu filmi pek beğenmedim, bence filmde bir tek sloganı mükemmel "her insan kendi şansını yaratır" diye bir slogan geçerli diğer her şey vasat.



tokideki sesin izlediği film

Paramparça aşklar ve köpekler buda ikinci bir vasat film hiç alakası olmayan üç aileden ara ara kesitler veriyor. İnsan büyük bir heyecanla sonunda bu ailelerin hayatı birleşecek diye bekliyor ama hiçte öyle beklenen bir sonuçla film bitmiyor.

İsterseniz filmden kısaca olarak, farklı 3 aile hakkında bilgi vereyim. Meksika şehrinde bir trafik kazası üç kişinin yaşamını yitirmesine sebep olur. Genç delikanlı Octavio, kardeşinin karısı Susana ile kaçmaya karar verir. Köpeği Cofi'yi kaçışlarına yardımcı olacak paranın elde edilmesine aracı olarak kullanırlar. Uysal bir sokak köpeği Cofi'den bir köpek dövüşlerinin değişmez şampiyonu olan bir canavar ortaya çıkarır. Kardeşinin karısı ile yaşadığı yasak aşk üçgeni geri dönüşsüz bir yol haline gelmesiyle daha da karmaşıklaşır.

Bu arada, 42 yaşındaki Daniel güzel model Valeria ile birlikte yaşamak için ailesini terk eder. Yeni hayatlarını kutladıkları gün Valeria trajik bir kazada sakat kalır. Peki her şeye sahip olduğunu düşündüğü anda tüm hayatı birden bire değişen Daniel ne yapacaktır? Bu kaza ve sakatlık,aşklarını yıpratmaya başlar, artık aşklarının gerçek sınanmasıdır yaşanan.

Yıllarca hapis yatmış kiralık katil olarak çalışan eski komünist gerilla El Chivo kaza yerine geldiğinde Octavio'nun ölmek üzere olan köpeği Cofi'yi bulur, onu alır ve iyileştirir. Bu karşılaşma, onun acı dolu geçmişiyle başa çıkmasına yardımcı olacaktır.Cofi eski mutlu,sakin günlerine kavuşmuştur ancak artık gizli dünyasına sakladığı vahşilik ve şiddet,El Chivo'yu çok üzecek bir acı sürprize sebep olur. El Chivo, Cofi ile ne kadar benzeştiğini görür, kafasına silah dayadığı Cofi'nin "ben bana öğretileni yaptım" bakışı ile kendi iç çatışmasını yaşar ve köpeği vuramaz. Ancak olayların akışı, izlerken hadi artık dedirtecek bir noktaya getiriyor. Ama başta da dediğim gibi beklenen bir sonuçla bitmiyor.



tokideki sesin izlediği film

Mavi korku ise tam bir aksiyon  ve bilim kurgu filmi ben bu filmi çok sevdim. Eğerki benim gibi bir filmde heycanlamak istiyorsanız bu film tam size göre demektir. :) Filmde olaylar Okyanusun dibindeki bir laboratuvarda geçiyor. Orada köpek balıklarının genleri ile oynanması sonucu tam bir canavara dönüşen balıklar ile mücadeleyi anlatıyor. Bence bu filmi izlerken çok heyecanlı saatler yaşayacaksınız.

Şimdilik bu 3 film yeter diyerek bu postuma noktayı koyuyorum. Umarım sizlere film seçme konusunda bir yardımım dokunur. Şimdiden hepinize iyi seyirler:)

20 Şubat 2012 Pazartesi

BİR PAZAR GÜNÜ

Merhabalar, ben size bizim evde pazar günlerinin, yerinin ayrı olduğunu söylemiştim ya işte bu pazar pek de öyle değildi. Aslında bizim planlarımıza göre, salonu badana yapacaktık ama ne yazık ki gerçekleştiremedik.


Size bir postum da bu poşetlerin içinde sizce ne var diye sormuştum ya; işte o poşetlerde badana için malzemeler vardı. Ama maalesef dün hava kötü olduğu için cesaret edemedik, soğukta çocuklarla kendimizi hasta ederiz diyerekten, artık başka pazarlara kaldı.

Cumartesi akşamı ise yine geleneği bozmadık filmimizi izledik bu sefer iki film izledik ' Maymunlar cehennemi başlangıç' vede '72.Koğuş' 






Maymunlar cehennemi başlangıç, izlemeyenler için bir ön bilgi vereyim film hakkında, büyük bir laboratuvar da    maymunlara b-12 virüsü vurarak deney yapıyorlar ve bu deney sonucu maymun çok akıllı oluyor diğer maymunlara da öncülük yaparak o laboratuvara baskın yapıyorlar. Film bu çerçeve içinde gelişiyor çok güzel bir, bilim kurgu izlemenizi tavsiye ederim. 










72. koğuş, bu filimde de eskiden hapis hayatında ne kadar zorluklar geçirdiklerini anlatıyor. İnsanların bir dilim ekmek için nasıl insanlıklarından çıktığını hayvanlaştıklarını anlatıyor özellikle bir sahnede hapishaneye atanan yeni müdürün erkek mahkumları soğuk kış gününde çırılçıplak hortumla soğuk suda yıkatıyor o sahnede resmen tüylerim diken diken oldu dram sevenler için güzel bir film.

Bir pazarı da böylelikle geçirmiş olduk herkese sevgiler...:)


Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım