2 Mart 2016 Çarşamba

Kuşunu kız evladı yerine koyan ana

Evimizde evcil hayvan olarak bir kuş beslediğimizi burada ki yazımda paylaşmıştım. Bizim bu kuş bir akşam huysuzlandı. Tuhaf tuhaf sesler çıkarıyor. Sen sanırsın boğazında bir şey kaldı kuş boğuluyor. Öyle acı acı bağırınca korktuk. Hemen kuşu elimize alıp, boğazında bir şey mi kalmış bakalım dedik. Ama bu seferde ele gelmiyor, sen eline almak istedikçe kanat çırpıp sağa sola kaçmaya çalışıyor. Hatta kaçmaya çalışırken kendini kafese vurmaya başlayınca korktuk. Daha fazla tedirgin olmasın diye kafesinin kapağını açık bırakıp, kuşu öylece bıraktık.


Aradan bir 5 dakika geçti geçmedi. Bizim cici kuş acı acı ötmeyi bırakıp, sessizleşti. ''hııı karın ağrısı ne ise; geçti sanırım'' diye düşünürken de bu sefer kafesi gagalama sesi duyuldu. Hemen bir koşu kafesinin yanına gidip, kuşa baktığımızda gördük ki. Bizim cici kuş yumurtlamış. Üstelik yumurtlamayla kalmamış o yumurtasını gagalayıp, kırmış.
Önce bir şaşırıp: ''Eyvah ne oluyor?'' dedik. Ama daha sonra evinde kuş besleyen ve kuşlar hakkında bilgisi olan kişilerden öğrendik ki. Bizim cici kuş bir erkek kuşun yanına konulması gerekiyormuş. Böylece yumurtası boş olmaz. Yavrusu olurmuş. Yani anlayacağınız cici kuş ana olmak istiyormuş!...

Anaaaaa! ne olacak şimdi!! Ben bu kuşun yanına ikinci bir kuş istemem. Sonuçta bu kuşun bakımı zor. Yok yemini suyunu değiştir\kafesini temizle\kuşun tırnaklarını kes ve yıka... şeklinde bir sürü sorumluluğu var.
Üstelik bu kuşun arada kafesin dışına çıkıp, uçması gerek ki. Zavallı kuş uçmayı unutmasın. Dışarı çıkınca bir iki uçtuktan sonra rahat durmuyor, yok evdeki alçıpanları, kapı pervazlarını, parke süpürgeliklerini gagaladığı için, evin içini harpten çıkmış bir ev gibi delik deşik yapıyor. O yüzden dışarı çıkarsan olmuyor. Dışarı çıkarmasam ise ana yüreğim el vermiyor. Nede olsa oda kuş muş olsa da benim üçüncü yavrum. Tek kızım :)
Tek kuş olduğu halde bu kadar büyük sorumluk sırtımda olunca; ikinci bir kuş demek. Bu sorumlukların iki katı sorumluk demek oluyor. Yok yok kalsın ben onu mümkünse almayayım....

Eeee o zaman geriye tek seçenek olan bu kuşu erkek bir kuşu olan başkasına vermek kalıyor. Yumurtlayıp, yavrula-yana kadar orada kalsın. Yumurtlayıp, yavruları çıktıktan sonra geri alırız... İlk başlarda bir ''iyi tamam. Bende bu sayede biraz bu kuşun sorumluluğundan kurtulup, rahat bir nefes alırım.'' dedim. Ama sonra bizim kuşa talip çıkınca ben hemen geri adım attım...

Çünkü kuş dahi olsa onu bir yavrum olarak benimsediğimi daha önceden belirtmiştim. Benim gibi sahip olduğu kişileri kıskanan bir ana; kuşunu da kıskanıyormuş. Kıskançlıkta yeni bir boyut dahi olsa gerçek bu... :/
Ben kuşumu başkalarına vermeye kıyamadım.  :(
Ben bu şekilde evcil kuşunu geçici bir süreliğine veriyormuş-dan ziyade sanki kızını başkasına veriyormuş gibi tepki vermemi gören eşim bana: ''Sen kız anası olsa idin; damadın olacak olan oğlan yandı gülüm keten helvası olurdu'' dedi

Onun söylediğine göre ben kızımı kimseciklere vermez, başıma yastık yaparmışım. Hıhhh hiçte bile!!! Kızım istedikten sonra onun evlenmesine neden razı olmayayım ki? (yalnız burada hatırlatayım olmayan bir kız için tartışıyoruz :))

Sahi ya bu kuş şimdi ne olacak? Acaba bu şekilde onu vermeyerek, onun analık hakkını elinden mi almış oluyorummuki??

Hoşça kalın.

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Merhamet Duygusu

Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere bir insanlık için ne kadar gerekli vede önemli olan bir duygu hakkında yazmak istiyorum...Evet, bu duygu başlıktan da anlayacağınız üzere merhamet duygusu, bu duyguyu özellikle Peygamberimizde fazlasıyla bulunmakta idi... Biz insanlarda bu merhamet duygusun gitmemesi için tamda ayına girdiğimiz bu günlerde oruç tutalım... Oruç bir insanın sabırlı olmasını öğreten en iyi yoldur. Sabırda insanda merhamet duygusunun gelişmesine yardımcı olur... Çünkü merhamet bir insanlık için çok önemli duygudur. Merhametin gittiği zaman onun yerini kin, öfke ve şiddet duygusu yer alır.

tokideki sesin merhamet hakkındaki yazısı

Şimdi bu merhamete duygusuna neden girdiğimi merak ettiğinizi biliyorum... Bu duygu hakkında yazmak istedim çünkü günümüzde insanlık öyle bir hal almış ki insanlar merhamet duygusundan yoksun şekilde yaşıyorlar...dün akşam eşimin sanal gazetelere göz atarken gördüğü bir haberi bana göstermesi ile okuduğum bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum...

Haber şu şekilde idi: Brezilya’nın Maranhao bölgesinde oynanan amatör maç sırasında oyuncuyu bıçaklayan hakem, kafası kesilerek öldürüldü.  Görünce gözlerime inanmadım... Aman Allah'ım bu nasıl insanlık dışı bir şey, bunu yapanlar insan mı? yoksa vahşi bir hayvan mı diye düşündüm. Ama sonra bir belgeselde izlediğim bir sahne aklıma geldi ve kendi kendime 'yok yok bu merhametsizliği bir hayvan hayvana dahi yapamaz' dedim... 

Çünkü o belgeselde aç dişi bir aslan bir ceylanı yakalıyor ve ceylanı parçalamaya başladığında avının hamile olduğunu görüyor. Önce şaşırıyor sonra yavruyu kurtarmaya çalışıyor. Fakat yavrunun öldüğünü görünce yavrunun yanına kendini atıyor... Belgeseli çeken kişilerin söylediğine göre bir müddet sonra dişi aslanın yanına gittiklerinde dişi aslanın da yavrunun yanında öldüğünü görmüşler.

Bakın size iki haberi de paylaştım şimdi siz söyleyin bu olayda hangi taraf merhametli, insanlar mı? yoksa adı üstünde vahşi olan dişi aslan mı?.... Gördüğünüz gibi insanlığın kaybettiği bu merhamet duygusunu evcil olmayan bir vahşi hayvanda dahi var...

Önümüz mübarek bir gün, 11 ayın Sultanı olan Ramazan'ı Şerif ayı bu ayda Allah bizlere, Müslümanlara vede tüm insanlığa sevgi, şefkat vede merhamet duygusunu yüklesin...Amin...

Diğer taraftan ise Mısırlı kardeşlerimizin bu mübarek ayda yaşadıkları darbe olayı bir başka insanlık ayıbı Allah'ım oradaki kardeşlerimizin mücadelesini azim, sebat ve nusret le mükafatlandır... Amin... Arkadaşlar dua edelim İnsanlardaki bu merhamet duygusunun gitmemesi içi ve ayrıca Müslüman kardeşlerimize uygulanan zulmün giderilmesi için bol bol dua edelim...

Hoşça kalın...

25 Şubat 2013 Pazartesi

YENİ AİLE FERDİ CİCİ KUŞ :)

İyi akşamlar,

Bugün sizlere ailemize yeni katılan bir ferdi tanıştırmak istiyorum.:) ismi cici kuş.... Kendisi bizim aileye katılalı 2 gün oldu.


Eveeeet bu bir kuş :) birçoğunuzun evinde şuanda vardır yada küçüklüğünüzden beslemişliğiniz vardır. Ama ben ilk defa evimde bir kuş besliyorum. O sebepten şuanda çocuklar kadar bende heyecanlıyım.

Biz eşimle birlikte  hayvanları severken dokunarak sevemeyen  insanlardanız. :( aslında ikimizde hayvanları çoook seviyoruz ama dokunamıyoruz. Elimi uzatıyorum tam dokunacağım yok olmuyor sanki hemen gelip elimi ısıracakmış gibi oluyor hemen korkup elimi çekiyorum. O sebepten evimde bu güne dek fanusta iki tane balık beslemekten başka hiç bir şey beslemedim. Bu duruma önceleri pek kafayı takmıyordum ama daha sonrasında baktım ki benim ufaklıklarda bizim gibi hayvanlardan ürkmeye başladılar :( onlara hayvan sevgisini daha iyi verebilmek vede hayvanlardan korkulacak bir durumun olmadığını göstermek için eve bir muhabbet kuşu aldık.


Böylelikle kuzularıma hemi arkadaş olur hemide hayvanlara karşı sempatileri artar diye düşündük. Gerçi biraz kendimizi de düşündük belki bu cici kuş sayesinde bizde hayvanlara korkmadan dokunabiliriz diye...

Aslında ben öyle hayvan olmayan yerde büyümüşte değilim çocukluğum tamamen hayvanların içinde geçti ilk okul 3. sınıfa kadar köyde yaşadım. Evimizde kedimiz, köpeğimiz, güvercinlerimiz, keçilerimiz, ineklerimiz... vb. bir sürü hayvanlarımız vardı. Böyle bir çocukluk geçirmeme rağmen neden bu kadar çok korkuyorum anlamadım. :((

Herneyse sizlerin kafanızı daha fazla ağrıtmak istemiyorum , biz cici kuşumuzla şimdilik çok mutluyuz resmen evimize kuş değilde neşe kaynağı gelmiş gibi şenlendik. Şuanda evinde besleyen yada daha önceden beslemiş olan varsa bana bir kaç öneride bulunabilir mi? Çünkü cici kuşumuz henüz daha 3 haftalık çok küçük olduğu için onu eğitmeliyiz vede konuşmayı öğretmeliyiz özellikle bu iki konuda ne yapmamız gerekiyor bilgi verirseniz çook mutlu olurum.:)



Hoşça kalın.