20 Mayıs 2016 Cuma

İhanet Noktası Kitap Yorumu

Yazar: Dan Brown

Çeviri: Sezen Soner

Sayfa Sayısı: 511

Baskı Yılı: 2005

Yayın Evi: Altın kitaplar

İhanet Noktası Kitap Yorumu

Dan Brown'ın kitaplarını okumak beni heyecanlandırıyor. En son okuduğum dijital kale ve davincinin şifresi kitaplarından sonra biraz ara verdim. Ne de olsa fazla Dan Brown tozu, bünyeye zarar verir diye düşünmüştüm. Doğru düşünmüşüm. Araya faklı yazar ve kitaplar girdikten sonra okuyunca; Dan Brown'ın kalemini tekrar hatırlamak gerekti. Ki buda kitap okurken, yine aynı şekilde heyecan ve merak duygularını hissetmemi sağladı.

Genellikle Dan Brown gibi bilim kurgu yazan yazarlar, kitabın giriş bölümünde okuyucuyu konuya ısıtmak için bilgiler verirler. Ama Dan Brown hiç öyle bilgi vermek ile uğraşmadan hemen ilk sayfalarda seni olayın içine atıyor. Önce bir afallıyorsun ''Neler oluyor, Kim hain, kim değil'' diye sorular kafanda dolanıyor. Kitabın ortasında olayları az buçuk tahmin ettiğin için biraz sıkıyor. Oda bazı karakterlere gereğinden fazla yer vermesinden kaynaklandığını düşünüyorum.
Daha ki kitabın son sayfalarına gelene kadar. Son sayfalarında tüm kafanızda kurduğunuz düşüncenin tepe taklak olduğunu asıl hainin; yine diğer kitaplarında da olduğu gibi burnumuzun dibinde, hiç kendisinden şüphe hissi uyandırmayan karakterin olduğu ortaya çıkıyor. Buda gerçekten de harika bir şey...

İhanet Noktası Kitabının İçeriği;

Klasik Amerika filmleri gibi uzayda yaşam olup, olmadığını anlatıyor. İtibarını kaybetmek üzere olan NASA'nın çok ilginç bir keşif yapmasıyla olaylar başlar. Bu keşif hem NASA'yı hem de başkanı, yaklaşan seçimlerden kurtaracaktır.

Bulunan şeyi araştırmak üzere bir kaç sivil bilim adamı da kutup bölgesine keşfi onaylamak için çağrılır. Bu çağrılan sivil kişiler arasında; Beyaz Saray gizli haber alma  görevli ve başkanın en güçlü rakibinin kızı olan Rachel Sexton'da vardır.  İlk başlarda uzayda yaşamın olduğu deliller ile ortada iken; aslında işin aslının bambaşka olduğu ortaya çıkar. Ancak bu işin aslının ortaya çıkmasını istemeyen esrarengiz bir kişi. Kurduğu ekip ile işin aslını çözen kişileri ortadan kaldırmak için saldırılar düzenler. Bu saldırıda kimler ölür? İşin aslı ortaya çıkar mı? Bu işte başkanında parmağı var mı? Gibi bir sürü sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız.

Kitap bence ismi ile özdeşmiş, gerçek bir ihanet noktası kitabı. Kitabı okurken, adeta bir aksiyon dizisi izliyormuş hissine kapılacaksınız. Zaman zaman heyecanlanırken, zaman zaman da olaylar çok yavaş ilerliyor diye kızacaksınız. Ancak hiç bir zaman kitabı yarım bırakmayı düşünemeyecek. Sonunda ne olduğunu merak ederek kitabı okuyacaksınız.

Monoton hayatınıza heyecan katmak isterseniz bu kitabı bence kesin okuyun!...

Hoşça kalın.

16 Mart 2015 Pazartesi

DAN BROWN DİJİTAL KALE KİTABI YORUMU

Yazar: Dan Brown

Çeviri: Sezen Soner

Sayfa Sayısı: 436

Baskı Yılı: 2006

Yayın Evi: ODTÜ geliştirme vakfı

dan brown dijital kale kitabı

Dan Brown'in ilk yazdığı kitabı olan dijital kale -ilk yazılan kitaplarda genellikle yaşanan acemi hatası, kurgu sorunu bu kitapta yer almıyor. Kitaptaki kurgu o kadar güzel kurulmuş ki. İnsan dijital kaleyi okurken her tahmin ettiği son olmuyor. Okuyucunun tahmin ettiğinden çok daha farklı, insanın aklının ucuna dahi gelmeyen bir olay ortaya çıkıyor. Yani bir bakıma iyi ve kötü kavramı değişiyor. Dijital kale kitabının ilk sayfalarında okurken kafanızda belirlediğiniz iyi ve kötüler bizim düşündüğümüz gibi olmadığı ortaya çıkıyor.

Dan Brown' ın bu özelliği Davinci'nin şifresinde de vardı. Asıl katil aslında kahramanların yanı başında olan ve ondan yardım istedikleri sakat bir adam çıkmıştı. Hatırlarsanız. Bu dijital kalede de durum aynı kitabın başında yer alan çözülemez şifreyi kurup internet ortamına koyan Tankoda; okuyucunun kötü olarak algılamasını sağlasa da aslında aslı kötü ola o kişi olmadığı onun derdi sadece TRANSLTR'yi insanlara göstermek olduğu, kitabın son sayfalarında anlaşılıyor.

Dijital kale kitabının başından beri iyi olarak algıladığımızı komutan Strathmore aslında iyi olmadığını kendi başına hareket ederek Tankoda'nın oyunun içine düşüp şifre olarak bildiği şeyin aslında virüs olduğunu bilmeden TRANSLTR'ye yükler ve çözmeye başlar.... Komutanın asıl niyeti ne? Niçin bu şekilde kendi başına bir işe kalkıştığını kitabın son yapraklarında sizin düşündüğünüzün tam tersi olarak karşınıza çıkacak. Ama isterseniz ben şimdilik dijital kale kitabı hakkında daha fazla tüyolar vermeyeyim de kitabı okumayıp, okumak isteyenlere haksızlık etmiş olmayayım.

Dijital kale kitabını ben büyük bir zevkle okudum. Kitabı okurken dış dünyadan kopup kendinizi kah NSA içinde şifre çözmek ile kah İspanyol da yüzüğün peşinde yüzük aramakla kafa yorduğunuzu göreceksiniz.

Heyecanlı, macera yüklü bir polisiye kitabı okumak isterseniz size Dan Brow'ın Dijital Kale kitabını okumanızı öneririm.

Hoşça kalın.

28 Şubat 2015 Cumartesi

DAVINCI'NİN ŞİFRESİ KİTAP YORUMU

Yazar: Dan Brown

Çeviri: Petek Demir

Sayfa Sayısı: 495

Baskı Yılı: 2004

Yayın Evi: Altın kitaplar


Dan Brown 'ın ilk okuduğum kitabı olan Davincinin şifresi kitabını büyük bir zevkle, şifrenin ne olduğunu, nasıl bir sonuca ulaşılacağını merak ederek okudum. O sebepten son zamanlarda okuduğum en güzel ve de sürükleyici bir poliyise romanı idi...

Kitap, ilk olarak Louvre müzesi müdürü olan Jasqes Sauniere'nin öldürülmesi ile başlıyor. Öldürüldüğü akşam Sauniere, simge bilimci olan Robert Langdon ile buluşacağı randevu defterinde yer alması ve ayrıca müdür ölmeden önce kendi kanı ile onun ismini de sırf torununa onunla iş birliği yapmasını anlatmak için verdiği şifre sonucu, müdürün cinayeti ile simge bilimci Robert suçlanıyor. 

Sauniere'nin torunu Sophie ''büyük babasının ona anlatmak istediği bir sır olduğu, ve o sırrı çözerken yanında Robert Langdon da olmasını istediği için ismini yazdığını'' düşündüğü için simge bilimci ile iş birliği yaparak büyük babasının cinayeti arkasında ki sırrı çözmeye başlıyorlar.

Sauniere büyük bir tarikatın son üyesi olduğu içini aktarılması gereken, büyük bir sırrı vardır. Bu sırrını torununa aktarmak için şifreler kullanır. Sophie ve Robert Langdon bu sırrı çözmek ile uğraşırken, Robert bu işle yakından ilgili düşündüğü bir kişiden yardım almak için Sophie ile onun evine giderler. Ama kitabın sonunda anlaşılır ki o yardım aldıkları kişi aslında kutsal kasenin peşinde olan kişiymiş.

Başarlı yazar Dan Brown, Davinci'nin meşhur eserlerin de İsa ile ilgili tarihi sırlar hakkında ip uçları bıraktığına değiniyor. Davinci'nin son akşam yemeği atlı meşhur bir eserinde yer alan İsa'nın yanında oturan kişinin aslında Magdalalı Meryem olduğunu söylüyor. Bu resim ile de anlaşıldığına göre Hristiyanlar için kutsal sayılan, kutsal kase aslında bir dişiyi gösterdiği vurgulanıyor. 

Olaylar simge bilimci Robert Langdon ve Sophie etrafında dönüyor. Bu kişiler  çarpıcı zekaları ile küçük ayrıntıları fark etmesi sayesinde tek tek bütün sırları çözmeye başlarlar. Kitabın sonunda Sophie Magdalalı Meryem'in soyundan geldiğini ve bir büyük annesi olduğu ortaya çıkıyor.

Bulmaca çözmekten hoşlanan ve ayrıca polisiye tarzı romanları okumaktan zevk alan kişilere öneririm. Çok akıcı vede sürükleyici bir kitaptı. O sebepten bu kitabı büyük bir zevk alarak  okursunuz...



Hoşça kalın.