KUYUCAKLI YUSUF KİTAP YORUMU

by - Nisan 10, 2018

Yazar: Sabahattin Ali

Sayfa Sayısı: 222

Yayın Evi: YKY

KUYUCAKLI YUSUF KİTAP YORUMU

Merhabalar arkadaşlar, bugün sizlere genç yaşta öldürülmüş olan Sabahattin Ali'nin eserlerinden biri olan 'Kuyucaklı Yusuf'' kitabı yorumumu paylaşacağım.  Kuyucaklı Yusuf; 1937 yılında yayınlanmış ve Türk roman tarihinin kilometre taşları arasında yer almaktadır.

Kuyucaklı Yusuf da yalın bir dil kullanılmış. Sizi yoran karmaşıklık yok. Kelimelerin basit ve cümlelerin kısa olması o kitabı okuması kolay hale getiriyor. O sebepten okumak için zaman kollayarak okuduğum kitaplar arasında yer alıyor.

Sabahattin Ali bu romanında iyiliği köylülükle, kötülüğü kentlilikle temsil etmiş. Ayrıca o günlerin aile yapısını ve toplumsal yapıyı çok net gösteriyor. Devletin asıl sahipleri olan zenginlerin askerler ve kaymakamla kirli ilişkileri, halkın nasıl çaresiz bırakıldığını da gözler önüne seriyor.


Kuyucaklı Yusuf Kitabının Konusu

Romanın konusuna gelirsek 1903 yılında eşkıyalar tarafından basılan Kuyucak köyünde annesi ve babası öldürülen 9 yaşındaki Yusuf un hikayesini anlatıyor.Ailesinin ölümü üzerine teftiş için köye gelen kaymakam ve yardımcıları iki kişinin öldürüldüğü evde bir çocuk bulurlar. Kaymakam Yusuf un soğuk tavrına hayran kalır ve onu evlat edinmeye karar verir. Yusuf içine kapanık bir çocuktur. Kaymakamın eşi Şahinde'nin onu istemeyen tavırları bile umrunda olmamış. Bu ailenin tek çocuğu olan Muazzez ise tam tersine Yusuf için çok değer verdiği biri haline gelmiştir. Şeklinde başlayıp, sonunda birbirlerine aşık olan iki gencin hikayesi...

Yapı Kredi Yayınları arka kapağına Yusuf için Türk edebiyatının en romantik kahramanı demiş. Ancak ben bu söze katılmıyorum. Çünkü bu cümleyi okuyunca gözümde aşkını ilan eden, ince düşünceli bir Yusuf canlanmıştı. Ancak burada Yusuf bırak ilanı aşk etmeyi. Sevdiği kıza dahi açılamamış. Hayatın akışına kendini kaptırmış, amaçsız, kıstırılmış. içine kapanık biri...

Genel olarak şunu diyebilirim ki; Kitap, tam bir Türk Filmi gibiydi. Kilişe öğelerden oluşan ancak, hayatın gerçeklerini acımasızca gözler önüne seren bir eser. Üstelik karakterlerde çok iyi işlenmiş. Sadece kitaba adını veren Yusufu'un iç dünyası değil. Diğer karakterler olan Muazzez, Şahinde, kaymakam, Şakir, Hilmi bey ve hatta kitapta çok az yer alan Bakkal Ali'nin dahi duygularına yer vermiş. O yüzden tüm karakterler sanki yanı başımızda yaşayan senin benim gibi insanlar hissini bize veriyor.

Kitapta aniden ortaya çıkan Kübra ve annesinin aniden ortadan kaybolması ve hatta Yusuf'un Kübra için düşündüğü bu paragraf sonunda: 

Kendisinden sakladığı ve bu anda kendisinin de adamakıllı bilemediği bir şeyler vardı. Bu kızla aralarında konuşulmadan, düşünülmeden, hatta yüz yüze bakılmadan bir macera geçmiş gibiydi. Bunun ne olduğunu düşünemiyor., sadece beş dakika evvel bir yabancı, uzak bir insan sandığı bu kızın baş döndürücü bir süratle kendisine doğru koştuğunu, yaklaştığını hissediyordu. 


 Biz okurlara kitap bitmeden bir açıklama yapmalarını bekledim. Ancak, internette araştırmam sonucu öğrendim ki. Yazar öldürülmeseydi. Kitabı 3 seri halde oluşturmayı düşünüyormuş. O sebepten bu şekilde bazı olaylar öylece muamma olarak kaldı herhalde...

Ve son olarak Kuyucaklı Yusuf kitabı, Her şeyini kaybetmiş bir kahramanla başlayan roman yine her şeyini kaybetmiş kahramanla bitiyor. O sebepten dram yüklü. Türk edebiyatı yapıtlarını okumayı seven herkesin okumasını tavsiye edeceğim güzel bir kitap. Bu eser sayesinde Sabahattin Ali'nin diğer kitaplarını da okuma arzum arttı...

İyi okumalar...


Bana Ulaşabileceğiniz Diğer Sosyal Hesaplarım

Bunlarda İlginizi Çekebilir

6 yorum

  1. Yazarın beğenerek okuduğum kitaplarından biri. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimde çok hoşuma gitti. Çok teşekkür ederim. ;)

      Sil
  2. Okuyacaklarım kitaplardan. Emeğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim. Okuyunca yorumunu benimle de paylaşırsan çok sevinirim. ;)

      Sil